Azınlık gazeteleri ölürse yazık olur

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yazılı basın bütün dünyada ekonomik krizle karşı karşıya. Azalan okur sayısı ve internet- tv gibi mecralarla rekabet ayakta kalmayı zorlaştırıyor. Ancak Türkiye’de kökleri neredeyse 100 yıl öncesine dayanan bazı azınlık gazeteleri var ki ben artık onların yaşadığı sorunları küresel gerçeklerin dışında tutuyorum. Bu yayın organlarına ortak kültür mirasımızın parçası gözüyle bakıyorum.

İstanbul’da 89 yıldır Rumca yayın yapan Apoyevmatini Gazetesi, ekonomik sorunlar ve reklam yetersizliği nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya. 

Apoyevmatini öğleden sonraları yayınlanan bir gazete olarak 11 Temmuz 1925 yılında Galatasaray mezunu eczacı Vasiliadis kardeşler tarafından kuruldu.



1920’lerde tirajı 30 binler civarında olan Apoyevmatini 2007 yılından bu yana haftalık ve siyah beyaz olarak yayınlanıyor, bugün yaklaşık 500 okura ulaşıyor. Gazetenin sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Mihail Vasiliadis gazeteye yıllardır destek sağlayan Yunan Ethniki Bankası’nın Yunanistan’daki ekonomik kriz nedeniyle desteğini çektiğini, Aegean Havayolları’nın da ilanlarını durdurduğunu anlatıyor.

[[HAFTAYA]]

Benzer sorunlar yine eski bir Rumca gazete olan IHO (Yankı) için de geçerli. Onun başında da Andreas Rombopulos adında bir meslektaşımız var. Türkiye’nin en eski gazetelerinden olan ve 1908’den bu yana Ermenice olarak yayınlanan Jamanak da parlak durumda değil. Azınlık gazetelerinin ayakta kalabilmesi için bağış toplamak gerekmiyor. Basın İlan Kurumu’ndan destek alabilmeleri ve çeşitli kuruluşlardan reklam desteği bulabilmesi yeterli. Aksi halde Cumhuriyet tarihimize tanıklık eden ve çok zengin bir kültürel birikime sahip olan bu gazeteler ölecek. Yaşamaları için ilgi ve desteğe ihtiyaçları var.

Haluk Şahin’in vedası

Dünya çapında bir akademisyen ve gazeteci olan Prof. Dr. Haluk Şahin geride bıraktığımız günlerde aktif gazeteciliğe veda ettiğini açıkladı. Hürriyet, Radikal ve Kanal D’nin de aralarında bulunduğu kurumlarda uzun yıllar çok dikkat çekici işlere imza atan Haluk Şahin, en son TV8 kanalında günlük yorumlar ve haftalık bir program yapıyordu. Haluk Hoca’yı çok severim, bugün medyada çok iyi yerlere gelmiş yüzlerce gazetecide büyük emeği vardır.

Haluk Hoca’nın yıllarını verdiği Doğan Grubu’nda bu kadar gazete ve televizyon varken neden uzaklarda çalışmak zorunda bırakıldığını hiçbir zaman anlayamadım. Haluk Şahin’in geçen gün CNN Türk’te katıldığı programda “Gazeteciliği işportacıların eline bırakacak değilim” demesi beni umutlandırdı ama eğer gerçekten veda ettiyse basın için önemli kayıptır.

Televizyonculukta bir yıldız

Geçtiğimiz günlerde Kanal A’da ekrana gelen Esra Harmanda’nın hazırlayıp sunduğu “Hadi Konuşalım” programına konuk oldum. Şimdiye kadar hiçbir programdan bu kadar keyif aldığımı hatırlamıyorum. Hafta içi her gün yayına giren programda Esra Harmanda politika, sanat, medya ve spor dünyasından yüzlerce ismi konuk etmiş.

Major kanallardaki programların bile bu kadar farklı spektrumdan insana ev sahipliği yaptığını duymadım. Günlük yayınların en büyük sorunu, yapımcılar ve izleyiciler açısından kanıksanıyor olmasıdır. “Hadi Konuşalım” bu riski, Esra Harmanda’nın yeteneği ve enerjisi sayesinde hiç yaşamıyor. Esra’nın ciddiyeti ve titizliğinin yanında güleryüzüyle Türkiye’nin en çok konuşulan televizyoncularından biri olacağını göreceğiz.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder