Bizi bekleyen büyük tehlike

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Suriye ve Irak’ın toprak bütünlüğünden söz etmek maalesef pek mümkün değil. Avustralya’dan Danimarka’ya kadar onlarca ülke ittifak çatısı altında orada operasyon halinde! Herkes yeni dönemde o ölgede daha çok söz sahibi olmak istiyor. Böyle bir ortamda kimse Türkiye’den, Irak ve Suriye’ye sırtını dönmesini bekleyemez.

Türk dış politikasında son dönemde atılan adımlar doğru muydu yanlış mıydı tartışmasını bir gün yaparız ve gerekli dersleri çıkarırız, ancak şimdi birlik olma zamanı. Türkiye son 100 yılın en büyük tehditleriyle karşı karşıya. Rusya ve İran doğrudan Türkiye’yi hedef alıyor. PKK bu sisli havadan yararlanarak Güneydoğu’da fiili özerklik ilan etmeyi bir kez daha deniyor. Vatandaşlarımızın içine düşebileceği en büyük tuzak Türk- Kürt çatışmasıdır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bu tehlikeye dikkat çekip birlik çağrısı yaptıkları son açıklamaların altına imzamı atıyorum.

* * *

Rusya, Akdeniz’e yığdığı silahlarla Türkiye’yi Anadolu’nun içine hapsetmek istiyor. İskenderun’un dibine yerleştirilen S300 ve S400 füzeleri, Türkiye’nin üçte birini kapsayan bir alanda her türlü hava taşıtı için güvenlik riski yaratıyor.

Ruslar Akdeniz’deki bir denizaltıdan ve Hazar’daki gemilerden IŞİD’e güdümlü füze saldırısı düzenledi. Hedefleri, güç gösterisi yapıp bölgede nüfuz alanlarını genişletmek. Neredeyse bilgisayar oyunlarında olduğu gibi havada uçuşan füzelerin yolcu uçakları için ne kadar büyük tehlike yarattığını söylemeye gerek var mı?

* * *

ABD, Rusya ve Fransa 1992’de Minsk Grubu diye bir şey icat etti. Hedef, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunların, özellikle de Karabağ meselesinin çözümüydü. Üçü de BM Güvenlik Konseyi üyesi olan ülkeler, Kafkaslar’a barış getirmek için hiçbir varlık gösteremedi.

Rusya, arka bahçesi olarak gördüğü bölgenin Batı’nın etki alanına girmesini istemediği için bu iki ülke arasında kontrollü gerginliği kışkırtıyor. Ne zaman barış umudu ortaya çıksa gizli elini uzatıyor. Ruslar bu kez gözünü Kıbrıs’a dikti. Rus kara parasının aklandığı merkez durumundaki Güney Kıbrıs üzerinden, olası çözümü sabote edebilecek adım atabilirler. Zira Rumlardan açıkça askeri üs talebinde bulundular, ki bunu garantör olan Türkiye ve İngiltere’nin kabul etmesi imkansız.

* * *

Artık Türkiye, Mısır ve İsrail’in ilişkilerinde hızlı bir normalleşme dönemine girilmesi gerektiğini düşünüyorum. Doğu Akdeniz dünyanın en tehlikeli yeri haline gelmişken bölgenin en güçlü üç ülkesi arasında diplomatik ilişki bile olmaması çok garip. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, ticaretin artırılması hedefiyle Mısır’a yaptığı ziyaret önemliydi. İsrail ve Türkiye arasında da heyetler gidip geliyor. Sivil toplum ve iş dünyası elinden geleni yapıyor. Şimdi sıra siyasilerde.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder