Bu sözler yakışmadı

13 Mayıs 2016, Cuma 16:00
AA

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ülkemizin temel değerlerine sahip çıkıyor olması önemli. Ancak partinin vitrindeki isimlerinin kullandığı dil ve üslup rahatsız edici olmaya başladı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu siyasetteki ilk yıllarında zarif üslubu ve insanları incitmemeye özen gösterdiği diliyle takdir topluyordu. Ancak sertleşmeyi zaman içinde siyasi rekabetin gereği gibi görmeye başladı.

İfadelerini o kadar ağırlaştırdı ki ölçü ve makul sınırlar yok olup gitti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) kongresindeki açıklamalarını da böyle değerlendiriyorum. Kılıçdaroğlu’nun “Böyle bir başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz” ifadesi son dönemin en yanlış açıklamalarından biri olarak hatırlanacak.

Başkanlık sistemine ya da başka bir şeye demokratik ve meşru sınırlar içinde her türlü itiraz getirilebilir. Kalkıp kan dökülmesinden bahsetmek ve olası çatışmalara işaret etmek, olacak iş mi? Ne söylediğinizin farkında mısınız Kemal Bey? Türkiye toplumsal çatışmalardan çok çekti. Demokrasi yollarının sınırlanmış olması bile demokratik mücadele yolundan geri dönme gerekçesi olamaz. Türkiye şu an tarihinin en kanlı terörle mücadele sürecini yürütüyor. Kısa süre önce Gezi olayları nedeniyle çok sayıda genç evladını yitirdi bu ülke. Onlarca acı tecrübe önümüzde... Bunların her birinden dersler çıkarmak, Türkiye’de her ne pahasına olursa olsun barış ve çatışmasızlık için mücadele vermek gerekmez mi? Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri CHP’nin temel değerleri ve ilkeleriyle de çelişiyor.

* * *

Tartışmanın başka yerine haksız bir şekilde TOBB oturdu. Kemal Kılıçdaroğlu, TÜSİAD’ın tutumunu örnek göstererek TOBB’a sert eleştiriler getirdi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu 15 yıldır tanırım. Türkiye’yi kuran temel değerlere bağlılığı sorgulanamayacak, demokrat ve çağdaş bir insandır. Çözüm süreciyle ilgili akil insan olarak da görev yapmıştı. Başkanı olduğu TOBB, Türkiye’deki demokratik reformların ekonomik açılımlarında hep lokomotif rol oynadı. Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde ve ABD ile sürdürülen görüşmelerde büyük gayret gösterdiler. Kılıçdaroğlu’nun temel bir mesele hakkında farklı toplum kesimlerini dayanışmaya çağırmasını anlayabilirim, fakat 1,5 milyon üyesiyle Türkiye’nin en büyük kurumunu laiklik konusunda pozisyon almamakla suçlamak haksızlık. Meslek kuruluşlarını siyasi tartışmaların ortasına çekmenin hiç bir faydası yok.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.