Çin’i çok ihmal ettik

30 Kasım 2019, Cumartesi 08:01
AA

Çin Halk Cumhuriyeti, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi. Teknoloji, bilim ve sanayide inanılmaz başarılara imza atan bir ülke. Yapılan analizler, Çin’in yakın gelecekte ekonomik ölçek açısından ABD’yi geçeceğini ve gerçek bir küresel güç olacağını gösteriyor. Çin’i bugüne kadar beş kez ziyaret ettim.

Pekin (Beijing) ve Şangay’ın dışında G-20 zirvesinin yapıldığı Hangzhou’yu görme imkânı buldum. Türkiye olarak şimdiye dek hep Batı’ya odaklandık ve dünyanın geri kalanını ihmal ettik. 2000’li yılların ortalarında başlatılan Afrika açılımını bu nedenle çok önemsedim. Son yıllarda Türkiye yüzünü Avrasya coğrafyasına daha fazla çevirmeye başladı. Türkiye ve Rusya arasında her alanda yoğun bir işbirliği var; ancak Çin konusunda hâlâ yolun başındayız.

Çin’i iyi bilen uzman sayımız yok denecek kadar az, üniversitelerimizin ilgisi düşük. Çok daha fazla turist çekmek istiyoruz ama turizm kuruluşlarımız bu ülke vatandaşlarının beklentilerine henüz yeterince hâkim değil. Çince konuşabilen personel sayısı çok kısıtlı. Bu konularda iyileşme olabilmesi için Türkiye’de Çin’e yönelik ilginin artması gerekiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında yakın bir diyalog var. Erdoğan, birçok kez Çin’i ziyaret etti.

Bu yakınlaşmanın ekonomik alanda henüz somut sonuçları olmadı. Geçen yıl bütün dünyada 100 milyar dolar doğrudan yatırım yapan Çin’in Türkiye’deki toplam yatırımı daha 4 milyar dolar seviyesine yeni ulaştı. 13 trilyon dolarlık büyüklüğe sahip olan Çin gibi bir ülke için bu miktar gerçekten çok düşük. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 23 milyar doları buluyor. Fakat burada Türkiye aleyhine ciddi açık var.

Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nden Basın Müsteşarı Xie Xinxing’le Ankara’daki Çin lokantası Guangzhou Wuyang’da buluşup yemek yedik. Xinxing çok iyi derecede İngilizce konuşan, daha önce Birleşmiş Milletler’de görev yapmış parlak bir diplomat. İki ülkeden insanların birbirlerini daha yakından tanıması için büyükelçilik olarak yoğun gayret içindeler.

Guangzhou Wuyang’ın enfes yemeklerini tadarken, Türkiye’ye özel ilgi gösterdiklerini ve büyük önem verdiklerini anlattı. Türkiye’yi ziyaret eden Çinli turist sayısının 500 bine yaklaşmakta olduğunu, Çin’den iki havayolu kuruluşunun İstanbul’a düzenli sefer yaptığını hatırlattı.

Çin’li diplomatın bahsettikleri beni bu muazzam ülke konusunda daha fazla heyecanlandırdı. Çin’i tıpkı “Afrika açılımı”nda olduğu gibi başlı başına bir devlet politikası olarak ele almak gerektiğine inanıyorum. Daha yolun çok başındayız, önyargıyı aşmak, bilgi eksikliğini gidermek ve daha güçlü şekilde güven inşa etmek için iki tarafın da çok çalışması gerekiyor.

Sıradaki haber yükleniyor...