Hakan ÇelikDeprem kapıda vaktimiz kalmadı
HABERİ PAYLAŞ

Deprem kapıda vaktimiz kalmadı

Bu benim kaçıncı deprem yazım bilmiyorum ama bıkıp usanmadan yazmaya devam edeceğim. Çünkü hazır değiliz, yapmamız gereken çok şey var. İstanbul’dan Malatya’ya, Bingöl’den Van’a kadar uzanan coğrafyada şehirlerimizin büyük bölümü deprem açısından yüksek risk altında. Ağır yıkıma neden olan 1999 Marmara Depremi’nden sonra atılan adımlar, alınan önlemler milyonlarca kişinin yaşadığı şehirleri güvenli hâle getirmeye yetmedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Malatya-Elazığ bölgesinde depremden zarar gören vatandaşların yaralarının sarılması konusundaki gayretlerini takdir ediyorum. Ancak riskin boyutları bir dakika zaman kaybetmeden topyekün seferberlik ilan edilmesini gerektiriyor.

İstanbul ve çevresinde 7.2 ve üzerinde bir büyüklükte deprem yaşanması çok kuvvetli ihtimal. Yapılan son araştırma, 7.5 büyüklüğündeki deprem senaryosuna göre tahmini olarak 91 bin 81 binanın ağır veya çok ağır; 167 bin 116 binanın ise orta hasar alacağını gösteriyor. En son İzmir depreminde yıkılan az sayıda binada enkaz kaldırma çalışmalarının ne kadar sıkıntılı olduğunu hatırlayın. Binlerce binanın yıkılmasının nelere yol açabileceğini bir düşünün. Enkazın kaldırılması yıllar alabilir. Özet önerilerimi buradan paylaşmak istiyorum:

1- Bakanlıklar nezdindeki çalışmalar hızlandırılsın.

2- Kentsel dönüşüm rant odaklı olmaktan çıkarılsın.

3- Valilik ve belediyeler acil eylem planlarını şeffaf şekilde kamuoyuna açıklasın.

4- Mahalle düzeyinde muhtarlıklar ve semt gönüllüleri arasında iletişim ağı kurulsun.

5- Telekom, Turkcell ve Vodafone, büyük bir deprem sonrasında iletişimin kesintisiz şekilde devamı yönünde altyapılarını tamamlasın. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile BTK bu süreci denetlesin.

6- Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda deprem ve acil durum tatbikatlarını zorunlu hâle getirsin, öğrencilere ilk yardım eğitimi verilsin.

7- İtfaiye teşkilatının eksik teçhizatları tamamlansın. Apartman boyutunda çıkabilecek küçük yangınlara vatandaşların nasıl müdahale edebileceği anlatılsın.

8- Su kaynaklarının enkaz ve kimyasal atıklarla kirlenmesinin önüne geçilsin.

9- Gıda tedariki ve lojistik için alınacak önlemler masaya yatırılsın.

10- Daha önceki yazımda Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü Avrupa yakasında şehre bağlayacak yolun vakit kaybedilmeksizin tamamlanması gerektiğini yazmıştım. İki yaka arasında deprem dayanıklılığı en yüksek bu köprünün İstanbul’da hayati rol oynayacağı unutulmasın.

CNN TÜRK YAYINIM

Ülkemizde deprem haberlerinin ömrü çok kısa. Hele sarsıntının şiddeti yüksek değilse gazetelere tek sütun bile zor girer. Depremin yaşanmadığı zamanlarda da bu konuyu gündemde tutmayı başarabilirsek ancak o şekilde farkındalık oluşturabiliriz. Aralıksız 30 yıldır gazete, radyo ve televizyonda depremle ilgili analizler yapıyorum, uzmanları davet ediyorum, görüşlerini paylaşıyorum.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ve aynı üniversiteden Prof. Dr. Ali Pınar 30 Nisan Cumartesi günü CNN Türk’te konuğum olacak. Son bilimsel veriler ve araştırmalar ışığında riski değerlendireceğiz. Ayrıca AFAD tarafından hazırlanan deprem çantası üzerinden ailelerin, bireylerin olası afetlere nasıl hazırlanması gerektiğini masaya yatıracağız. Bu önemli yayını mutlaka zaman ayırıp izlemenizi öneririm.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder