Doğru yapıyor ama iyi anlatamıyoruz

07 Kasım 2019, Perşembe 08:00
AA

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında Suriye konusunda atılan adımları değerlendirdi. “7 kritik hata yapıldı” dedi.

Konuşmasının sonunda Barış Pınarı Harekâtı’nın dünyaya yeterince anlatılamadığını savundu. Kılıçdaroğlu’nun bu eleştirisine katılıyorum. Şöyle ki, sahada Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) çok başarılı bir operasyon yürüttü.

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar ve kuvvet komutanları harekâtı dört dörtlük koordine etti. İçişleri Bakanlığı’na bağlı emniyet birimleri hassas noktaları iyi korudu, devletin güvenlik birimleri arasında etkili eşgüdüm sağlandı.

Millî İstihbarat Teşkilatı, sahada en hassas bilgileri zamanında çekip çıkardı. Derdimizi anlatma tarafında ise bu kadar etkili olamadık. Diplomatik bilgi birikimimiz sahaya yansımadı.

Bu konuda eğitimli ve donanımlı isimlerden yeterince faydalanma yoluna gitmedik. Türk entelijansı ve diplomasi dünyası küskün ve ötelenmiş insanlarla doldu. Dünya kamuoyu, Türkiye’yi savaşta görüyor, işgalci olarak tanımlıyor.

Harekât sırasında özellikle sivillerin hedef alındığını düşünüyor. Baştan sona yanlış olan bu yargı yerleşti ve biz değiştirmeyi başaramadık. Oysa sadece bu yıl içinde Türkiye’yi 42 milyon turist güvenle ziyaret etti. Savaş hâlindeki bir ülkede böyle bir ziyaretçi trafiği yaşanabilir mi? Bunu bile anlatamıyoruz.

İstanbul, Antalya, Bodrum, gibi yerler sadece güzel ve avantajlı değil, aynı zamanda dünyanın en güvenli destinasyonları arasında. Hatta Diyarbakır, Van ve Mardin’deki kiliselere dünyanın her yerinden akın akın insan geliyor.

Son dönemde etkili iletişimin nasıl olması gerektiğinin en çarpıcı örneğini Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Gülnur Aybet verdi. Devlet diline çok yaslanmadan, bilgi ve donanıma dayalı bir savunma ile Türkiye’nin haklılığını çok iyi vurguladı. Mükemmel bir İngilizceyle, görüşlerini çok akıcı şekilde aktardı.

Türkiye’de yerleşik bir hata, Amerika Birleşik Devletleri’ni Beyaz Saray ve başkandan ibaret sanmaktır. Oysa ABD; Kongre, Pentagon, sivil toplum, düşünce kuruluşları, basın ve lobilerin bütünü demektir. Bu kurumlardan biriyle ilişkiniz zayıfsa adamı kritik bir yerde tökezletirler.

Nitekim Ankara’nın çok başarılı bir askerî harekât yürütmesi ve Washington yönetimi ile 13 maddelik mutabakat imzalamasına rağmen arka kapıdan Ermeni karar tasarısını patlatmaları işte tam da anlattığım bu durumla ilgili. İçinden geçtiğimiz süreçte Trump’ın kararlarına ve inişli çıkışlı ruh hâline teslim olmuş durumdayız.

Trump, Türkiye’nin diyalog kurabildiği tek kanal durumunda. Diğer kesimlerin tamamıyla gergin bir ilişkimiz var. Türkiye aleyhtarı karar tasarılarına sert tepki vermekten öteye gidemiyoruz. Paradigma ve stratejiyi değiştirmeden bu yolla başarıya ulaşamayız.

Sıradaki haber yükleniyor...