F-35 iyice zora girdi peki çözüm nerede?

AA

Amerikan Kongresi’nin iki kanadında da atılan son adımlarla Türkiye’nin F-35 uçaklarını alabilmesi neredeyse imkânsız hâle geldi. ABD’nin yeni savunma bütçesine ilave olarak konulan kaynak, Türkiye’ye verilmesi planlanan uçakların Amerikan Hava Kuvvetleri’nde kalmasını sağlayacak.

Washington, S-400 füzeleriyle F-35’lerin asla yan yana gelmesine izin verilmeyeceğini ilan etmişti. Türkiye de S-400’lerden vazgeçilmesinin söz konusu olmadığını defalarca açıkladığı için bu konu artık kapanmak üzere. Özetle; Türkiye F-35’i kullanamayacak, ortak üretim programından da kısa süre içinde çıkarılacak.

S-400’lerin ise daha önce açıklandığı gibi 2020’nin ilk yarısında kullanıma hazır hâle gelmesi bekleniyor. Ancak F-35’lerin verilmemesi orta vadede Türk Hava Kuvvetleri’nin hava savunma-saldırı uçağı konusunda ciddi bir boşluk içine girmesine neden olacak.

Peki, Türkiye’nin önündeki seçenekler nedir? 1-Artık çok yaşlanan F-4’ler ve ömrünün son dönemine giren F-16’ların bir süre daha kullanılabilmesi için bir dizi güncellemeden geçirilmesi. ABD’nin geçiş süreci için F-18 veya F-15 alımı. 2-TUSAŞ-TAI tarafından geliştirilme aşamasında olan Millî Muharip Uçak’la ilgili çalışmaların hızlandırılması. Bu konuda İngiliz Rolls Royce ile motor temini konusundaki görüşmeler devam ediyor.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir CNN Türk’teki programımda bu konuda bazı yeni gelişmeler olabileceğini söylemişti. Fakat çalışmalar hızlandırılsa bile uçağın kullanıma hazır hâle gelmesi 2026-2028’den önce olmayacak gibi görünüyor. 3-Farklı bir ülkeden savaş uçağı temini. Türk makamları tarafından dillendirilmese de İsveç yapımı Saab Gripen üzerinde çalışılabilecek bir alternatif olarak görülüyor.

Bugün için ihtiyaç-fiyat-ürün dengesi açısından önemli bir uçak olmakla birlikte Gripen geleceğin bazı teknolojilerini karşılamaktan uzak olarak yorumlanıyor. Rusların Su-35 ve henüz geliştirilme aşamasında olan Su-57 uçakları da değerlendirilen seçenekler arasında. Ancak Türkiye’nin Rusya ile savaş uçağı konusunda da işbirliği yapması hâlinde NATO’daki müttefikleriyle arasının iyice açılması ve Washington’ın ilave yaptırımlarıyla karşılaşması söz konusu olabilir.

İngiltere’nin üzerinde çalıştığı, 6. nesil savaş uçağı Tempest de üzerinde en ciddi konuşulan modellerden biri olarak öne çıkıyor. Belli şartların oluşması ve garantilerin yerine getirilmesiyle Türkiye’nin de programa dâhil edilmesi teklifi sunulabilir. Tempest’in dezavantajı, henüz geliştirilme programının çok başlarında olması. Bu uçak, ilgili hava kuvvetlerine en erken 2035 yılında teslim edilebilecek.

Yukarıda sıraladığım karmaşık faktörler nedeniyle savaş uçağı temini konusu Türkiye’nin önümüzdeki yıllarının en fazla baş ağrıtan başlıklarından biri olmaya aday.

Sıradaki haber yükleniyor...