Fazıl Say olayı

19 Ekim 2012, Cuma 05:00
AA

Piyanist ve besteci Fazıl Say “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlamasıyla 1.5 yıla kadar hapis cezası istemiyle hâkim karşısına çıktı. Fazıl Say, Ömer Hayyam’a ait olduğu söylenen bazı dizeleri Twitter’da paylaşmış ve 3 kişi şikâyetçi olmuştu. Fazıl Say polemiği seven, aykırı ve ters bir insan olabilir.

Hatta çeşitli açıklamalarıyla geniş kitleleri rahatsız etmiş de olabilir; ancak planlayarak halkın dini duygularını aşağılamak istediğini düşünmüyorum. Say, dünyada ülkesini başarıyla temsil eden, çalışmalarıyla gururlandığımız bir sanatçı. Ayrıca Anadolu ve Türk kültürünün tanıtılması için büyük emek veriyor. Belki şu söylenebilir: Fazıl Say gibi yaşadığı toplumu iyi tanıyan bir insan, dini ritüellerle ilgili yazdıklarının birçok kişiyi incitebileceğini düşünmeliydi. Üzüntüyü paylaşmanın en iyi yolu özür dilemektir.

[[HAFTAYA]]

* * *

Yakın tarihimizde aşağılanan, horlanan, dışlanan, ölüm tehditleri alan çok aydın var. Sağ ya da sol görüşlü, hatta İslamcı yazar ve sanatçılar; yazdıkları, söyledikleri veya sırf düşüncelerinden ötürü hedef tahtasına konuldular. Nazım Hikmet, Cem Karaca, Ahmet Kaya, Orhan Pamuk, Yaşar Kemal, Selda Bağcan... Dövülen, mahkeme kapılarında sürünen, hatta vurulan çok insan var. Demokrasi; politik ve toplumsal hayatta hoşgörünün en geniş şekilde tanımlandığı sistemin adı.

Ben, demokrasimizin birinci sınıf ülkeler kategorisine yaklaştığına inanmak istiyorum. Zaten hükümetin hedefi de bunu başarmaktı. Bunun bir yolu da beğenmediğimiz, hatta sevmediğimiz insanların da görüşlerine tahammül etmekten geçiyor. Eğer iş kabul edemeyeceğimiz bir noktaya geldiyse, şiddete vardırmadan da tepki verebiliriz.

* * *

Türkiye dini ve kültürel değerler açısından Ortadoğu’ya daha yakın olmasının yanında insan hak ve özgürlükleri bağlamında Batı sisteminin bir parçası. Türkiye’de en ağır suçları işleyen insanlar bile, örneğin, İran’daki gibi idam sehpasına gitmiyor. Nüfusun büyük bölümü Müslüman olmasına karşın kadınlar Suudi Arabistan’daki gibi bir muameleyle karşılaşmıyor. Batılı yaşam tarzını benimseyenler ve mütedeyyin kesim bütün dünyaya örnek olabilecek bir uyumla yan yana yaşayabiliyor.

Türkiye Musevileri Cemaati’nin bu yıl Neve Şalom Sinagogu’nda verdikleri iftar davetinde Müslümanlar, dünya barışı için dua ediyordu. Türkiye’de gelenektir: Hıristiyanlar, Müslüman komşuları için aşure hazırlar. Bu örnekleri, hayatın her alanında iç içe geçtiğimizi vurgulamak için sıralıyorum. Birbirimize hoşgörüyle yaklaştığımız o kadar şey var ki. Osmanlı’dan bu yana farklı inanç ve kültürlerle birlikte yaşama kültürünü geliştirmiş -belki de- tek bölge ülkesiyiz. Bu özelliğimiz bizi hem Batı hem Doğu açısından vazgeçilmez hale getiriyor. Ben, bu nedenle aydınların, yazar ve çizerlerin, Afganistan ve Pakistan’da olduğu gibi linç edilmesini Türkiye’ye yakıştıramıyorum. Bu konularla dünya gündeminde yer almak, Türkiye’nin ulaştığı düzeye haksızlıktır.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.