Her şey bitti mi?

12 Ocak 2013, Cumartesi 05:00
AA

Paris’te 3 PKK’lı kadının öldürülmesinin ardından dünya basınında çıkan haberler ve yapılan yorumlar ‘barış umutlarının söndüğü’ tezi üzerine yoğunlaşıyor. Gerçekten bu kadar karamsar bir durum oluştu mu? Ben, böyle düşünmüyorum. Güvensizlik ve şiddet ortamının ortasında böyle bir saldırının meydana gelmesi, doğal olarak herkesi alarma geçirdi. Fakat zaten her an provokasyon ve sabotaj yaşanabileceği konuşuluyordu. Bu nedenle ‘aşırı iyimserlik’ kadar ‘abartılı kötümserlik’ de yanlış olur. Önümüzde daha uzun ve zorlu bir yol var.

Önemli olan sorunu çözme iradesine sahip çıkabilmektir. Görebildiğim kadarıyla bundan geri dönüş yok; yani ciddi sarsıntı olmasına rağmen tren raydan çıkmış değil. Saldırı yaşandığında doğrusu çoğu kişinin aklına ilk gelen şey ‘örgüt içi infaz’ ihtimaliydi. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise “Böyle düşünenlerin bizzat bu katliamı planlamadığını nereden bilelim” diyor. Yani ‘Türk devletinin bu işi yapmış olabileceğini’ ima ediyor. Çözüm yönünde ilk kez bu kadar güçlü bir irade ortaya koyan Türkiye, neden böyle bir operasyon yapmış olsun? Bunun rasyonel bir izahını göremiyorum. Gelelim “derin devlet” denen fenomene: Bu yapının Paris’in göbeğinde kimseye görünmeden bir binaya girip susturucuyla insan öldürebilecek imkânı ve kapasitesi varsa herkesin tir tir titremesi gerekir. Bu ihtimali ben artık çok ileri bir komplo teorisi olarak nitelendiriyorum. AK Parti -geçmişte çok tehlikeli işlere kalkışan- o derin devlet yapısını büyük oranda tasfiye etti.

[[HAFTAYA]]

****

Fransa, Ermeni olaylarındaki gibi PKK faaliyetleri açısından da her zaman kilit bir ülke oldu. Bizzat Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın ölenlerden birini çok iyi tanıdıklarını söylemesi ve İçişleri Bakanı Manuel Valls’ın olayın ardından o binanın önüne gitmesi, olayın aydınlatılmasının Paris açısından çok kritik önemde olduğunu gösteriyor. Başbakan Erdoğan’ın, Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın “PKK’lılardan biriyle düzenli olarak görüşüyorduk” açıklamasından yola çıkarak Paris yönetimini sert şekilde eleştireceğini tahmin ediyorum. Zira Erdoğan, kısa bir süre önce Almanya ve Fransa’yı açıkça ‘teröre karşı işbirliği yapmamakla’ suçlamıştı. Fransız makamlarının asıl aydınlatması gereken soru, İranlı ve Suriyeli ajanların bu işte rolünün olup olmadığıdır. Silahlı Kürt örgütleri PJAK ve PYD, bu işte rol oynamış olamaz mı?

***

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, bu sabah 10.00’dan itibaren Kanal 24’teki programıma katılacak. Sıcağı sıcağına bu konuları konuşacağız. Kürt meselesinin çözümü yönünde en çok çalışan isimlerden olan Çelik’le, İmralı ile yürütülmekte olan görüşme sürecini ve Paris’te düzenlenen saldırıların olası etkilerini ele alacağız.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.