Heyetteki o iki isim

23 Eylül 2019, Pazartesi 08:00
AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yurt dışı seyahatleri başlarken katılımcılara bilgi amaçlı bir küçük kitapçık dağıtılır. İçinde gidilecek yerler, program, irtibat bilgileri, heyette kimlerin olduğu gibi yararlı bilgiler olur. Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu vesilesiyle New York’a yaptığı ziyaret için hazırlanan son kitapçıkta iki isim dikkatimi çekti:

Türk Yahudi Toplumu Başkanları İshak İbrahimzadeh ve Erol Kohen. Hatırladığım zaman diliminde uluslararası ziyaretlerine devletin resmi heyetine farklı inanç gruplarından temsilci davet edilmemişti. İbrahimzadeh ve Kohen’in katılımı için kesinlikle ilklerden biri diyebilirim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın farklı inanç ve kültürlere saygı temelinde bir yaklaşımı olduğu bilinen bir gerçek. Erdoğan kısa süre önce Suryani Kilisesi’nin temel atma törenine katıldı, İstanbul’daki Ortodoks Bulgar Kilisesi’nin (Demir Kilise) açılışnda bizzat bulundu. Sümela Manastırı, Van’daki Akdamar Kilisesi’nin restorasyonu, Edirne’deki Büyük Sinagog’un onarılıp müze haline getirilmesi gibi çok önemli adımlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi iradesi var.

Erdoğan başbakanlığı döneminden bu yana farklı inançların ibadetlerini yerine getirmesi, sosyal ve kültürel hakları gibi konularda çok cesur adımlar attı ve önemli bir hassasiyet ortaya koydu. İbrahimzadeh ve Kohen’in resmi heyetin parçası olarak New York’a davet edilmelerini çok olumlu buldum. Din, mezhep, görüş farkı ayrımı olmadan bütün vatandaşları kucaklamak büyük bir devletin en önemli zenginliklerinden biridir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa süre önce Erol Kohen ve ishak ibrahimzadeh’i Avrupa Makabiyat Oyunları’na katılan sporcularla birlikte Beştepe’de kabul etmişti.

*

Cumhurbaşkanı Erdoğan bugünkü programına New York’ta ABD’deki Yahudi kuruluş temsilcilerini kabul ederek başlayacak. Bu birliktelikte İbrahimzadeh ve Kohen Türkiye Yahudileri adına bulunacak. Bu temaslardan farklı olarak gördüğüm başka bir süreç daha var.

Türkiye ve özellikle Erdoğan Filistin davasını çok yakından takip etti. İnsan hakları ihlalleri ve orantısız askeri operasyonlar konusunda İsrail hükümetini sert şekilde eleştirdi. Buna karşın İsrail halkının, dünyadaki Yahudilerin bu tartışmaların bir tarafı olmadığını ısrarla ifade etti. Ben İsrail seçimleri sonrasında tablonun netleşmesinden sonra Türkiye-İsrail ilişkilerinde de belli normalleşme adımlarının gelebileceğini daha önce de söylemiştim. Aynı görüşümü koruyorum. Yeni bir açılımın başlatılması için iki ülkenin de her alanda yakın görüşleri paylaşması gerekmez.

Örneğin Türkiye ile Yunanistan arasında da kimi zaman çok sertleşmesine rağmen en üst düzeyde iyi bir diyalog devam ediyor. Türkiye ile İsrail arasındaki 6 milyar dolayındaki ticaret hacmi, ülkemizi her yıl 500 bine yakın İsrailli turistin ziyaret ediyor oluşu, Türk Hava Yolları’nın Tel Aviv’e günde 8 seferinin bulunması, iki halk arasındaki kültürel ve sosyal yakınlık gibi faktörler yeni bir yakınlaşma için uygun zemini yaratıyor kanısındayım. Doğu Akdeniz’de bulunan zengin doğalgaz kaynağının ulaşabileceği en uygun yolun Türkiye olması, iki ülkenin belli konularda yakın işbirliği yapmasının önünü açan en somut gelişme bana göre.

Sıradaki haber yükleniyor...