İklim krizi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Uzun yıllar boyunca tropikal bölgelerde, Pasifik ve Atlantik kıyısındaki şehirlerde oluşan hortum ve kasırgalar televizyonlardan izleniyor ve hayli uzak konular gibi geliyordu. İklim kriziyle ortaya çıkan yeni durum, yeryüzünün her yerinde olağan dışı hadiselerin yaşanmasına neden oluyor. Ormanlar yanıyor, göller kuruyor, buzullar eriyor, okyanuslar kirleniyor, denizler yükseliyor.

Türkiye bu değişimden en kötü etkilenen ülkeler arasında. Ülkemizin çok önemli bir kısmı vahim seviyede kuraklık yaşıyor. Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, geçtiğimiz haftalarda POSTA Gazetesi’nin YouTube kanalı için gerçekleştirdiğimiz sohbette Türkiye’nin su stresi yaşayan bir ülke olduğunun altını çizmişti. Bu ifade her bir damla suyun çok kıymetli olduğu anlamına geliyor.

Reuters haber ajansı Tuz Gölü’nden ölmüş flamingoların fotoğraflarını paylaştı. Ülkemizin en büyük su havzalarından biri olan Tuz Gölü, iklim değişikliğinden çok etkilendi. Kuraklık, kirlilik ve yanlış tarım uygulamalarının etkisi her geçen gün kendisini daha fazla hissettiriyor. Türkiye’nin nüfusuyla birlikte gıdaya ihtiyaç da artıyor. Markete ve manava gelen her ürün için su gerekiyor.

Seller Almanya’yı bu hale getirdi.

PEKİ NE YAPMALIYIZ?

Sadece barajlardaki su seviyesi değil mesele. Su farkındalığını acil güçlendirmek, insanları daha fazla bilinçlendirmek ve yanlış uygulamalara derhal müdahale etmek zorundayız. Yanlış sulama gibi bir lüksümüz yok, şehirlerimiz, binalarımız mutlaka her damla yağmur suyunu kullanacak şekilde yeniden organize olmalı. İklim değişikliği artık afet boyutunda yaşanıyor.

Tıpkı depremler gibi aşırı sıcaklık, ani ve aşırı yağış gibi konular da afet kapsamında değerlendirilmeli, tedbirler buna göre alınmalı. Karbon emisyonu ve sera gazlarının azaltılması, kirlilik, şehirleşme hep birlikte masaya yatırılmalı. Yeşil dönüşüme, yenilenebilir enerjiye daha fazla zaman ve kaynak ayrılmalı. Belli noktalarda şehirleri büyütücü ve nüfusları artırıcı projeler terk edilmeli.

Daha fazla göçü engellemek üzere Anadolu’nun farklı noktalarına cazibe alanları oluşturulmalı, kaynaklar buralara aktarılmalı. Çevrecilere deli muamelesi yapmaktan vazgeçilmeli. Dünyada çevreci hassasiyetiyle aktivitelere girişen insanları marjinal diye nitelendiren başka bir ülke olduğunu sanmıyorum.

Greenpeace, Tema, Deniztemiz- Turmepa, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF), ÇEVKO, TTDK, Çekül gibi kurumlarla daha fazla ortak proje geliştirilmeli, işbirliği yapılmalı. Türkiye önemli bir tarım ve turizm ülkesi. Ulusal ekonomimizde her iki başlığın da ciddi yeri var. İklim krizi bu boyutta büyümeye devam eder ve biz yeterli tedbirleri devreye sokamazsak kaybımız çok büyük olur.

BAŞSAĞLIĞI DİLERİM

Almanya’nın Rheinland-Pfaz ve Kuzey Ren Vestfalya eyaletlerinde aşırı yağmur sonucu oluşan sellerde çok sayıda insan hayatını kaybetti. 1000 dolayında kişi kayıp. Alman halkına ve devletine başsağlığı dilerim. Rize’deki sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır dilerim.

Yazarlarımızdan

20 Eylül 2021, Pazartesi 11:11
20 Eylül 2021, Pazartesi 07:27
20 Eylül 2021, Pazartesi 07:23
Sıradaki haber yükleniyor...
holder