'İslam gelişmenin önünde engel değil'

13 Ekim 2011, Perşembe 05:00
AA

İslam Konferansı Örgütü (İKÖ), BM’den sonra dünyadaki en büyük uluslararası organizasyon olma özelliğini taşıyor. Kısa bir süre önce adı İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) olarak değişti. Merkezi, Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde. Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu 2005’ten bu yana örgütün genel sekreterliği görevini yürütüyor.

 

Kendisi bu göreve seçimle gelen ilk kişi unvanına sahip. Daha önce hiçbir Türk vatandaşı burada genel sekreterlik görevinde bulunmamış. Kahire’de bir Türk ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen İhsanoğlu, Türkçe ve İngilizce’nin yanı sıra mükemmel seviyede Arapça konuşuyor.

[[HAFTAYA]]

Proje ve çalışmalarıyla örgüte hem ciddiyet hem itibar kazandıran İhsanoğlu, Batı dünyası ve Arap ülkelerinde saygı gören nadir isimlerden. Ekran önüne pek çıkmayan Ekmeleddin İhsanoğlu, Kanal 24’teki programıma konuk oldu. “İslam dünyası uluslararası politikada neden söz sahibi olamıyor, dini kurallar bazı alanlardaki gelişmelerin önünü mü tıkıyor?” diye sordum.

“İslam’ın, gelişmenin önündeki engel gibi gösterilmesinden rahatsızlık duyduğunu” söyledi. “Türkiye, Malezya ve Endonezya gibi ülkelerin ulaştığı düzeyin bu yargıyı çürüttüğünün” altını çizdi. Sanayileşme, sosyal gelişim ve demokratikleşme standartlarının yükselmesi durumunda İslam dünyasının Batı ile pek çok alanda yarışabileceğini anlattı.

İhsanoğlu “KKTC’nin önündeki en büyük engelin Filistin meselesi gibi bazı ülkelerin elinde tuttuğu veto kartı olduğunu” ifade etti. “Örgütün üzerindeki bütün baskılara rağmen destek vermek için çok yakında bir kez daha Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ziyaret edeceğini” sözlerine ekledi.

İlerleME Raporu!

Avrupa Birliği’nin hazırladığı ‘İlerleme Raporu’nu bir tür ev ödevi kontrolü olarak nitelendirmek mümkün. AB son 10 yıldır düzenli olarak Türkiye hakkında rapor hazırlıyor. Demokrasi, hukuk ve insan hakları alanındaki eksikliklerimizi görmek açısından önemli bir belge niteliği taşıyor. Kabul edelim ki durumumuzu düzeltmek bakımından geçmişte çok yararlandık.

“Vay efendim, sen benimle ilgili nasıl rapor hazırlarsın?” diye tepki göstermenin alemi yok. Çünkü AB şeffaflık ilkesi üzerine kurulmuş bir birliktelik ve bütün ülkeler hakkında bunlar yapılıyor. Bizim tepki göstereceğimiz nokta raporun kendisi değil, AB’nin çifte standartlı ve ikircikli tavrı olmalı. AB, bugün hukuka aykırı pek çok karara imza atıyor.

 

Güney Kıbrıs’ın üye yapılması ve Türk vatandaşlarına hâlâ vize uygulanması bunun en somut örnekleri. Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış dünkü basın toplantısında “Akıl tutulması içindeki AB biraz da kendi karnesine baksa iyi olacak” dedi. Öyle ya, AB acaba Türkiye konusunda hangi taahhütlerini yerine getirdi? Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’in “Bu Türkiye çok hızlı ilerliyor. Acaba bugün Ankara’nın önüne hangi takozu koysak?” diye düşündükleri bir ortamda ilerleme sağlamak neredeyse imkânsız.

Bugün Brüksel’deyim

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın davetiyle bugün Belçika’nın başkenti Brüksel’e gidiyorum. Avrupa Birliği’nin de merkezi konumundaki Brüksel’de “Türkiye: Büyüyen Bir Ekonomi İçin Enerji - Fırsatlar ve Zorluklar” başlıklı toplantıya katılacağım.

 

Avrupa Parlamentosu’ndaki konferansta Nabucco, nükleer, doğalgaz arama çalışmaları gibi konular gündeme gelecek. Bakan Taner Yıldız ve Avrupalı temsilcilerle, Türkiye hakkında hazırlanan İlerleme Raporu’nu da farklı boyutlarıyla konuşma fırsatı bulacağız.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.