İsrail ile normalleşme

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bir süredir Akdeniz’de Türkiye karşısında oluşan ittifakın hamlelerini izliyoruz. Ankara’nın, Kıbrıs açıklarında arama ve sondaj faaliyetlerine başlaması ve Libya ile imzalanan çok boyutlu işbirliği anlaşmalarından sonra bu cephenin tutumu sertleşmeye başladı. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Fransa, Yunanistan, Kıbrıs Rum kesimi ve Fransa son dönemde üst üste Türkiye’yi rahatsız eden açıklamalar yaptı.

Fransa bunlara ilave olarak, 13 Temmuz tarihinde AB dışişleri bakanlarını Türkiye’ye karşı yaptırım çağrısını görüşmek üzere toplantıya çağırdı. İsrail’den ise bu konularda bir çıkış gelmiyor. İsrail’in sessizliğini veya Türkiye’yi hedef alan açıklamaların içinde yer almayışını anlamlı görüyorum.

Daha önce defalarca yazdığım gibi türlü zorluklarına rağmen Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi ve “kazan kazan” esasına göre yeniden belli bir raya oturması iki ülkenin de çıkarınadır. Ankara ile İsrail arasında bazı konularda görüş ayrılığı olduğunu biliyoruz. Özellikle Filistin ve Kudüs meseleleri Türkiye için hassas. Ayrıca İsrail’in YPG’ye yaklaşımı Ankara’da rahatsızlık yaratıyor. 

★ 

Anlaşmazlık başlıklarının iki ülke arasındaki ilişkileri tamamen bloke etmesine izin vermeden yeni bir başlangıç yapılması gerektiğine inanıyorum. Türkiye bugüne kadar Filistin başlığında bütün Arap ülkelerinden daha sert bir çizgi izledi. Ancak geçmişte, İsrail ve Filistin arasında görüşme trafiğine ciddi etki edebiliyorduk.

Çözüme katkı sağlayabilmek için Türkiye’nin de bu süreçte yapabilecekleri olduğuna inanıyorum. İsrail’in, Türkiye’nin insani boyutta Filistin halkının yanında durmasını anlayışla karşılaması gerekir. İlhak planının devreye sokulması da Türk kamuoyunda itiraza yol açacaktır. Diğer taraftan Ankara’nın da Tel Aviv’e bakışını, Ortadoğu’daki genel çerçevenin ötesinde millî çıkarları öne alan bir boyutla yeniden değerlendirmesinde yarar olduğuna inanıyorum.

Türk ve İsrail tarafının birlikte yapabilecekleri ve işbirliği alanları hayli fazla. Buna enerji ve Akdeniz’de ortak faaliyetleri de ilave etmek gerekir. İsrail bakımından en uygunu, çıkarılacak doğalgazı Türkiye topraklarından dünyaya ulaştırmaktır. İşin bir de turizm boyutu var. İsrailliler daima Türkiye’ye büyük ilgi duydular. Bu ülkeden 500 bin turistin ülkemizi ziyaret ettiği dönem çok gerilerde değildi.

Türk Hava Yolları’nın dünyada en fazla uçtuğu şehirlerden biri Tel Aviv. İki ülke arasındaki ticaret hacmi de siyasi sorunların zirve yaptığı dönemde bile yükselmeye devam etti. Normalleşme adımlarını liderler düzeyinde başlatmak şu an için gerçekçi olmayabilir. Turizm, enerji, tarım, kültür alanlarında bir başlangıç yapmak iki ülke kamuoyunun da desteğiyle bu çerçeveyi pekâlâ genişletmek mümkün.

Yazarlarımızdan

03 Ağustos 2020, Pazartesi 07:01
03 Ağustos 2020, Pazartesi 07:00
03 Ağustos 2020, Pazartesi 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder