İşte Anadolu’nun farkı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bugün İslam coğrafyası, bağnazlık, kötü yönetim, suistimal, rüşvet-yolsuzluk ve adam kayırmacılık kıskacında, adeta Ortaçağ’a hapsolmuş durumda. Hukuk, demokrasi ve insan haklarından söz etmek neredeyse imkansız. Türkiye, farklılaşan tek ülke. Türkiye’nin kendi kültürü ve inançlarına sahip çıkarak, modernleşme ve küresel sistemle bütünleşme hamlesi, Ortadoğu’da ve Avrupa’da ilgi görmeye devam ediyor.

Türkiye’nin Bosna Hersek’ten Afganistan’a kadar geniş bir coğrafyada model ülke olarak görülmesi, farklı dokusunu korumasından kaynaklanıyor. Anadolu irfanının kökünde insan sevgisi ve hoşgörü vardır. Burada bin yıldır barış ve kardeşlik hakim. Bilim tarihinde de Anadolu’nun üstünlüğü söz konusu. Çeşitli zaman katmanlarında Hitit, Urartu, Truva, Frig, Lidya, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı, verdikleri katkılarla Anadolu’yu zenginleştirdi.

Aristo’dan Mevlana Celaleddin-i Rumi’ye, Diyojen’den Hacı Bektaş-ı Veli’ye kadar binlerce düşünür, yazar, mutasavvıf ve bilim insanı yaşadıkları döneme ışık tuttu. Anadolu, bin yıllık tarihte, Latince, Yunanca, Arapça, Farsça ve Türkçe’nin eş zamanlı olarak kullanıldığı belki de tek yer.

Modern Türkiye bugün de kültürlerin geçiş ve kaynaşma noktası olmaya devam ediyor. Türkiye’yi, bilim ve teknolojide, üretimde, ticarette komşuların önüne geçiren işte bu sözünü ettiğim birikim. Anadolu’nun büyük zenginliği sadece Marmara, Karadeniz, Ege ve Akdeniz sahilleriyle sınırlı değil. İşte Diyarbakır, Van, Şanlıurfa, Mardin, Hatay...

Biraz daha iç bölgelere gidince karşımıza iki büyük anıt şehir; Konya ve Nevşehir çıkıyor. Kadına erkeğe eşitlik diyen, alçakgönüllüğü öğütleyen, çalışmayı, adaletli olmayı teşvik eden bir görüşün önderlerinden Hacı Bektaş-ı Veli de bu toprakların insanıydı.

Ne diyor Hacı Bektaş, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım.” Kültür ve Turizm Bakanlığı, Hacı Bektaş Veli’nin 749’uncu vefat yıldönümünde Hacı Bektaş Veli Türbe ve Müzesi’nde anma etkinliği düzenledi. Hacı Bektaş Veli’nin, aklı ilimle, gönlü ise ilahi aşkla terbiye etmek gerektiği yönünde nasihat verdiğini dile getiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Cehalete karşı mücadele vermeli, sevgiyle, sabırla, hoşgörüyle nefsimizi zapt etmeliyiz. İlim böyle kazanılır ve ilahi aşk makamına böyle yol alınır. Kendimize karşı dürüst olmak, bu yolun yolcusu olmanın şüphesiz ilk şartıdır” diye konuştu…

Bu arada güzel bir haber daha vereyim. Gelecek yıl gerçekleştirilecek 750. anma programı UNESCO’nun listesine alınmış durumda. 2021’deki bu etkinliğin uluslararası arenada ses getirmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın koordinasyonunda Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Hacı Bektaş Enstitüsü, Nevşehir Valiliği, Nevşehir Belediyesi ile çeşitli vakıf ve dernekler ciddi çalışma içinde.

Kapadokya ile zaten dünyada çok iyi tanınan bu bölgenin, Hacı Bektaş-ı Veli ile de uluslararası çevrelerde daha çok ilgi göreceğini ve ziyaret edileceğini düşünüyorum. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’u bu konuyu öncelikleri arasına aldığı için kutluyorum, özgün Anadolu kimliğinin dünya sahnesine çıkmasında eşsiz katkılar sunan Hacı Bektaş-ı Veli’yi saygı ve rahmetle anıyorum.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder