'Karunlaşma eleştirisi bir politik duruştur'

17 Ekim 2014, Cuma 05:00
AA

Numan Kurtulmuş’un son yıllarda en çok akılda kalan sözlerinden biri “Harun gibi gelip Karun gibi gitmeyeceğim” olmuştu. İlk söylendiği zaman birçoklarının “Acaba ne demek istiyor?” dediği bu ifadeyle Kurtulmuş aslında ahlaki bir duruşu özetliyordu. Numan Kurtulmuş, ses getiren bu çıkışını Saadet Partisi’nin Ankara’daki olağanüstü büyük kongresinde kullanmıştı.

Kurtulmuş o konuşmada “...Kamu, zenginleşme aracı. Devlette kim bal tutarsa parmağını yalasın. Kamu kaynaklarıyla zenginleşilmesini asla kabul etmeyiz. Yani Harun gibi gelip Karun gibi gitmeye asla müsaade etmeyiz. Siyasetimizin bir başka özelliği ise zalimlerden başka kimseye karşı gelmeyiz...” diyerek sözlerine devam ediyordu. AK Parti ile kendi dünya görüşü arasında benzerlikler olduğunu, ancak temel farklardan birinin bu duruşla ortaya çıktığını izah etmeye çalışıyordu.

[[HAFTAYA]]

Numan Kurtulmuş yıllar sonra AK Parti’ye katıldı ve genel başkan yardımcılığına yükseldi. Son kurulan Ahmet Davutoğlu kabinesinde de başbakan yardımcılığı görevine getirildi. Kurtulmuş hükümetin en önemli ve güçlü isimlerinden. Siyasette kısa zamanda yaşanan yer değişimlerinden sonra bu sözler sık karşısına çıkıyor. “Hala aynı görüşte misiniz? Zamanında eleştirdiğiniz AK Parti’ye neden katıldınız o zaman?” gibi sözler sarfediliyor.

Kurtulmuş’la röportaj yapacağımı duyurunca Twitter’daki takipçilerimden mesajlar geliyordu, “Bu soruyu da sor o zaman” diye. Elbette sordum. Numan Kurtulmuş’u yıllardır tanırım ve duruşuna saygı duyarım. “Aman o konuları hiç açmayın” diyecek insan değildir. Lafı hiç dolandırmıyor.

İddiası olan bir siyasetçi için bu önemli bir tavır. Verdiği yanıtı, noktasına virgülüne dokunmadan aktarıyorum: Eski söylediklerimin hiçbirinden vazgeçmedim, ne söylüyorsam aynısını söylüyorum. Söylediğim bu ifade siyasi ilkedir. İnsanların hastalıklarından biri “Karunlaşma” hastalığıdır. Elindeki ekonomik gücü kullanarak diğerleri üzerinde ayrıcalık taslama hastalığıdır.

Bir başka ilke “Firavunlaşmak”tır, siyasi gücü kullanarak halk üzerinde baskı kurmak, ayrıcalık iddiasında bulunmaktır. Sonuncusu “Belam”dır. Bu da dini gücü kullanarak halk üzerinde otorite kurmaktır. Kurtulmuş’un açıklaması böyle... İnsanın çok kuvvetli bir mesaj verip yıllar sonra katıldığı siyasi harekette aynı görüşleri savunabilmesi bence alkışlanacak bir durum.

Kurtulmuş’un sözleriyle davranışları arasında da bir çelişki olduğunu düşünmüyorum. Üyesi olduğu siyasi partinin ve hükümetin mensuplarından biri bu ilkenin dışında hareket ederse eminim açıkça tavrını gösterecek ve “Biz halka bir taahhütle buraya geldik” diyecektir. Zira Başbakan Davutoğlu da tıpkı Kurtulmuş’un dile getirdiği ilkelerle yeni kabineyi kurdu ve yolsuzluklara set çekecek temiz siyasetin takipçisi olacağını ilan etti.

Sıradaki haber yükleniyor...