Kasedi olmayan parmak kaldırsın

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Gizli dinlemeler cenneti Türkiye’de yüzbinlerce kişinin yasadışı yollarla takip edildiği ve konuşmalarının kaydedildiği biliniyor. Üstelik bu durum Türkiye’nin askeri darbe dönemlerinde değil, daha yakın tarihimizde gerçekleşti. Dinlendiği konuşulan isimler arasında devletin zirvesi de var! Peki, kim dinliyor? Yine devlet ya da devlet ile ilişki içinde olduğu düşünülen gruplar. Niye dinliyor? Devleti korumak için. Bu durum bana birçok yönüyle Demokratik Almanya’daki Stasi’li yılları hatırlatıyor.


Demokratik Almanya’da bir çok karanlık işe bulaşan Stasi’nin logosu...
[[HAFTAYA]]


Bir devlet kuruluşu olan Stasi, uzun yıllar boyunca binlerce kişiyi resmen fişlemiş ve haklarında olur-olmaz konularda bilgi toplamıştı. Türkiye’de bugün politika, medya ya da iş dünyasında sivrilmiş, öne çıkmış herkes hakkında bir kaset ya da klasör olduğundan kimsenin şüphesi yok. Stasi bir bakıma karşı casusluk çalışması yürütüyor ve Komünist Parti yönetimini koruyordu.

Türkiye’deki yapının ise tam olarak ne yaptığı ve nasıl oluştuğu belli değil. Çünkü devletin resmi organları “Biz dinlemeleri, kritik bir güvenlik şüphesi varsa, hukuka uygun şekilde yapıyoruz” diyor. Ancak her gün ortaya çıkan yeni bir dosya, operasyonların bununla sınırlı olmadığını açıklıyor. Bu işleri gerçekleştirenler, cumhuriyeti mi, demokrasiyi mi, iktidarı mı, devleti mi, yoksa belirli bir sınıf ya da topluluğu mu koruyor? Bugün Türkiye’de tartışma konusu olan dava ve operasyonların çoğunda buna benzer gizli dinleme ve fişlemeler var.

Adınız herhangi bir konuyla ilgili basit bir nedenle dinlemeye takıldıysa bütün özel hayatınız deşifre ediliyor. Davaların delil klasörleri ilgili-ilgisiz dinleme kayıtlarıyla dolu. Türkiye’nin üyesi olduğu çağdaş platformlardaki hiç bir ülkede bu boyutta bir ‘insan hakkı ihlali’ yaşanmıyor. Kadınlara askere celp raporu gönderilen, erkeklere hamile raporu verilebilen Türkiye’de bu dinlemelerin yasal çerçevede kalabileceğine inanıyor musunuz? Türkiye’de iktidar, muhalefet, yargı, ordu, medya hangi kesimden olursa olsun herkes bu kanunsuz furyanın tehdidi altında. Yapılmak istenen yargı reformu telefon dinlemelerinin önüne geçemeyecekse hepimizin çok endişe duyması gerekir. Bu durumun, hiç beklenmedik şekilde Türkiye’de demokratik rejimi tehdit eden gelişmelere kapı aralamasından çekiniyorum.

Milli Eğitim Bakanı’na sorun

Milli Eğitim, Türkiye’nin, sorumluluk alanı en geniş ve fonksiyon açısından en önemli bakanlıklarından biri. Bakan Ömer Dinçer, yarın sabah 10.00’dan itibaren Kanal 24’te canlı yayın konuğum olacak. Eğitim sistemimizin içinden geçtiği zorlu süreci konuşup gündemdeki konuları değerlendireceğiz. Bakan, merakla beklenen başlıklar hakkında önemli açıklamalar yapacak. İzlemenizi tavsiye ederim. Twitter’dan sorularınızı da bekliyorum.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder