Korona günlerinde etkinlik olmalı mı?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kontrolsüz geniş katılımlı eğlence partilerine “Hayır”, kurallara uyulan ve sorumlulukla gerçekleştirilen sanat etkinliklerine “Evet”. Ben böyle düşünüyorum. Koronavirüsten etkilenen sektörlerin başında eğlence sektörü geliyor.

Sanatçıların işlerini yapamaması, sporcuların faaliyetlerinden uzak kalması ve pilotların uçmaması gibi zor ve sıkıntılı bir durum. Pandemi şartlarında bir müzik etkinliğinin nasıl olması gerektiğinin güzel bir örneğine cumartesi akşamı İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde tanık oldum.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Murat Karahan telefonla arayıp “Çok güzel bir müzik deneyimi olacak, mutlaka bekliyoruz” demeseydi belki bu şartlarda gitmeye tereddüt edebilirdim. 11. İstanbul Opera Festivali, 7 Soprano konseri Giuseppe Verdi’nin Sinfonia’sı ile başladı. Türkiye’den ses sanatçıları, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası eşliğinde çok sevilen eserleri seslendirdi.

“İyi ki gitmişim” dedim. Açık havada düzenlenen etkinlikte yaklaşık 1.5 metre aralıklarla yerleştirilen sandalyelere oturduk, görebildiğim kadarıyla herkes maskeliydi. Moral olarak sıkıntılı günlerden geçerken, sanatın iyileştirici gücüne daha fazla ihtiyacımız var.

Konserin verildiği İstanbul Arkeoloji Müzesi, mimari özellikleri ve içerdiği koleksiyon ile dünyanın en özel yerleri arasında. İlk fırsatta görmenizi öneririm.

BACH GÜNLERİ

İstanbul, çeşitlilik ve etkinlik yoğunluğu açısından Avrupa’nın en hareketli şehirlerinden. Uzun yıllardır kaliteli etkinliklere imza atan önemli isimlerden biri de Hakan Erdoğan. 1998 yılından bu yana Bach Günleri’ni düzenliyor.

Dünyanın farklı ülkelerinden Barok müzik tutkunlarını bir araya getiren bu festivale şimdiye kadar Pierre Hantai ve Gustav Leonhardt gibi çok tanınmış isimler katılmıştı. Bach gibi evrensel müziğin öncüsü olmuş bir bestecinin adını taşıyan etkinliğin İstanbul’da düzenlenmesi çok önemli.

Yüksek harcama kapasitesine sahip ziyaretçilerin İstanbul’a çekilmesi ve daha çok geceleme yapması noktasında bu tip kaliteli organizasyonların ciddi katkı sağladığını düşünüyorum. Hakan Erdoğan’ın 2018 yılında Sakıp Sabancı Müzesi’nde başlattığı, bu yıl da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen “Bahçede Yaz Festivali” yine güzel müzik buluşmalarından.

Geçen hafta bir araya geldiğim İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da bu tip kültür ve sanat buluşmalarını çok önemsediklerini, pandemi sürecinin ardından geniş çaplı bir dizi faaliyeti hayata geçireceklerini söylemişti.

ETİLER NİSPETİYE

Etiler’deki ünlü Nispetiye Caddesi’nin sembol mekânlarından biri olan Saray Muhallebicisi’nin kapandığını öğrendim. Pandemi nedeniyle azalan müşteri trafiğinden ötürü çarkı döndürmekte zorlandıklarını tahmin ediyorum.

Saray, Nispetiye Caddesi’nde yoğun çalışan nadir mekânlardan biriydi. Sanatçıların da uğrak noktasıydı. Kapanan işletmeler Saray ile sınırlı değil. Nispetiye bir dönem şehrin en parlak caddelerinden biriydi. Neredeyse bütün bankaların şubesi bulunurdu.

Doğuş Otomotiv bünyesinde faaliyet gösteren Porsche’nin satış noktası vardı. Midpoint, Mado, sevilen yerlerdi. Sırayla kapandılar ya da taşındılar. Nispetiye’den bu çıkışta astronomik boyutlara ulaşan kiraların da etkili olduğunu sanıyorum. Nusret, görebildiğim kadarıyla caddede iş yapabilen tek mekân durumunda.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder