"Minsk Grubu" denen komedi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Birleşmiş Milletler bugüne kadar hiçbir ciddi uluslararası soruna çözüm üretemedi. Dağlık Karabağ bu listenin başında. “Minsk Grubu” denen bir yapı oluşturuldu, şimdiye kadar bir gram faydası dokunmadı. Batı ittifakının en büyük askerî örgütü durumundaki NATO da komik bir açıklama yapmış, “Minsk Grubu’nun çabasını destekliyoruz” diye. Şimdiye dek ne çabaları oldu ki! Egemen bir ülkenin topraklarını açıkça askerî güce başvurarak işgal eden Ermeni gruplara karşı tek bir yaptırım kararı çıkmadı. 

Ermenistan’ın Rusya’nın boyunduruğundan kurtulması, uluslararası topluma entegre olması ve komşularıyla iyi ilişkiler kurmasının yolu, Azerbaycan topraklarının işgalini sona erdirmesinden geçer. Ermenistan bunu yapmadığı gibi çok sık güce başvurarak yeni çatışmaları körüklüyor. 

Bu konuda da öne çıkan ve itirazını yüksek sesle dile getiren ilk Ankara olunca “Türkiye yine istikrarsızlık peşinde” yorumlarını yapanlar oldu. Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’nin rolünü iyi okumalı ve iyi değerlendirmeli. 

Ankara’nın Azerbaycan’a aktif desteği söz konusu olmasaydı bölge bütünüyle İran ve Rusya’nın nüfuz alanına girecekti. Türkiye’nin adımları bölge ülkelerinin kendi ayakları üzerinde durması ve dışarı açılması için hayati önemde. 

Başbakanlığı sırasında Recep Tayyip Erdoğan, dönemin Ermenistan lideri Robert Koçaryan’a arşivlerin açılması ve samimi bir diyalog kurulması için öneri götürmüştü. Sonraki yıllarda Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı sırasında ciddi başka bir normalleşme hamlesi başlatıldı. Kamuoyunun da destek vereceği futbol diplomasisi üzerinden adımlar atıldı. 

Bir taraftan Ermenistan içindeki sertlik yanlıları, diğer taraftan ipleri kaçırmak istemeyen Moskova ve Türkiye nefretini bir varlık gerekçesi hâline dönüştüren Amerika’daki Ermeni diasporası bu yolu tıkadı. Ermenistan’daki çözüm yanlılarının nefesi bu süreci götürmeye yetmedi. 

Ermenistan, Türkiye ile normalleşme seçeneğine dört elle sarılmalıydı. Bu fırsat kaçırıldığı için bölge gerginlikten kurtulamıyor. Rusya’nın istediği ve izin verdiği oranda istikrar sağlanıyor, sonra tekrar çatışmalar başlıyor ve başa dönülüyor.

Ülkelerin pozisyonu 

Bölgesel ve uluslararası aktörlerin Ermenistan-Azerbaycan gerginliğindeki pozisyonunu şöyle özetleyebilirim: 

Rusya: Minsk Grubu eş başkanı. Arabulucu gibi görünmekle birlikte Ermeni tezlerine daha yakın, Ermenistan’da askerî üssü var ve Ermenilerin en büyük silah tedarikçisi durumunda. Kafkaslar’ı kendi arka bahçesi ve nüfuz alanı olarak görüyor ve başta Türkiye olmak üzere farklı ülkelerin burada etkin olmasını istemiyor. 

Fransa: Minsk Grubu eş başkanı. Fransa’daki etkili Ermeni lobisi, Paris’in Ermenistan’a daha yakın olmasını sağlıyor. Fransa ile Ermeniler arasında güçlü tarihî, kültürel ve siyasi bağlar var. 

ABD: Yine Minsk Grubu’nun önemli bir üyesi. Soruna ve bölgeye denge getirme gücüne sahip olmasına karşın bu etkisini şu ana kadar kullanamadı. 

İran: Tarafsız görünmesine rağmen Ermenistan ile sıkı dirsek temasında. 

Avrupa Birliği: Kıbrıs, Balkanlar ve Ortadoğu’da olduğu gibi Kafkaslar’daki bu sıcak gelişmelerde de AB’nin esamesi okunmuyor. Bölgenin diğer önemli ülkeleri Ukrayna, Pakistan ve İsrail bu anlaşmazlıkta farklı gerekçelerle Azerbaycan’a daha yakın duruyor. Rus askerî kargo uçaklarına hava sahasını kapatan Gürcistan da öyle.

Yazarlarımızdan

31 Ekim 2020, Cumartesi 09:40
31 Ekim 2020, Cumartesi 07:43
Sıradaki haber yükleniyor...
holder