Ne oldu bu uçağa?

21 Mart 2014, Cuma 05:00
AA

Malezya Havayolları’na ait Boeing 777’nin başına gelen her neyse Hollywood korku filmlerine konu olmaya kesinlikle aday... Kuala Lumpur-Pekin seferini yaparken kaybolan MH370 sefer sayılı uçağın durumu esrarını koruyor. Dünya havacılık tarihinde eşine pek rastlanmadık bir durum var ortada. Uçak bir kaza ya da sabotaj sonucu düştü mü yoksa ıssız bir yere mi kaçırıldı, bunu bile bilmiyoruz. Pilotlarla ilgili kuşkular veya terör iddialarını destekleyecek bir bulguya da ulaşılamadı.

[[HAFTAYA]]

Günlerdir devam eden aramalara rağmen uçakla ilgili bilgiler spekülasyonun ötesine geçmiyor. Uçuş sırasında, yerdeki istasyona uydudan bilgi gönderen sistemin kapatılması nedeniyle uçağın hangi yükseklikte ve konumda kaybolduğu bile meçhul. Elle tutulur en son bilgi şuydu: Avustralya Başbakanı Tony Abbott, Hint Okyanusu’nda yaklaşık 24 metrelik bir parça tespit ettiklerini, ancak bunun Boeing 777’ye mi ait olduğunun henüz bilinmediğini söyledi. Arama çalışmalarına 26 ülkeden uçaklar, gemiler ve helikopterler destek veriyor. İngiliz Yayın Kurumu BBC uçağın akıbeti hakkında 9 senaryo paylaştı. 1 Andaman Adaları’na indi. 2 Kazakistan’a uçtu. 3 Güney istikametine gitti.

4 Ayrılıkçılar tarafından Çin’in Taklamakan Çölü’ne indirildi. 5 Acil durum nedeniyle Langwaki Adası’na yönelirken düştü. 6 Aşırı dinciler tarafından Pakistan’a kaçırıldı. 7 Başka bir uçağın radarının gölgesinde saklı kaldı ve kayboldu. 8 Uçakta kavga veya çatışma yaşandı. 9 Basıncın azaltılmasıyla yolcular kasten öldürüldü. Tahminlerden hangisi geçerli olursa olsun benim izlenimim, Malezya’nın bu olayı acemice yönettiği şeklinde. Bu durum, pahalı uçaklara sahip birçok ülkenin aslında olası krizleri çözmek konusunda ne kadar yetersiz kaldığını gösteriyor. 2009’da bir Airbus A330’un okyanusa çakılmasıyla sonuçlanan Air France kazasında uçağın enkazına ulaşmak yine çok güç olmuştu, ancak Air France çok daha titiz ve bilinçli bir çalışmayla sonuca ulaşmıştı.

*

Bu tip olayların önüne geçebilmek ve kazalarda arama kurtarma çalışmalarını hızlandırmak için havacılık dünyasında yeni bir tartışma başladı. Uçaklarda radyo frekansı yoluyla haberleşme sinyali gönderen “transponder” adında bir cihaz bulunuyor. Cihaz uçağın hangi konumda, hangi yöne doğru uçtuğu, hangi irtifada ve hızda olduğu gibi hayati bilgileri kuleye gönderiyor. Bu sistem, istenirse manuel olarak kapatılabiliyor ve uçakla iletişim kesiliyor. Malezya uçağında bu sistem kapatılmış görünüyor. Havacılık uzmanları, bu sistemin elle kapatılmasının imkansız hale getirilmesini istiyor. Amerika’da ikiz kulelerin uçaklarla vurulduğu 11 Eylül 2001 saldırısında da korsanlar transponder’ları kapattığı için kule kaçırılma olayını çok geç öğrenmişti. Her önemli hadise, havacılığın daha güvenli olmasına katkı sağlıyor. Malezya faciası da böyle olacak gibi.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.