Ortadoğu'da 'Çavuşesku etkisi' başladı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Doğu Bloku’nda çözülme sinyalleri önce Polonya’dan gelmişti. Ardından 1989 yılında Romanya’da halk hareketleri başladı. Nikolay Çavuşesku’nun devrilmesinden sonra bölge ülkelerindeki rejimler teker teker çöktü.

Bu işler böyledir, bir kere tetiklendi mi arkası çorap söküğü gibi gelir... Benzer bir durum Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da yaşanıyor. Tunus’ta başlayan olayların ardından ülkeyi 23 yıldır demir yumrukla yöneten Zeynel Abidin bin Ali çareyi kaçmakta buldu. Olaylar bu kez Mısır’a sıçradı. Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in istifasını isteyen on binlerce kişi sokaklarda... Mübarek dünyanın en otoriter ama aynı zamanda en kurnaz liderlerinden biridir. Ne zaman hangi hamleyi yapacağını çok iyi bilir. Mübarek’in dünyadaki diğer antidemokratik liderlerden tek farkı Batı ile çok yakın ve köklü ilişkilere sahip olması. Ancak yine de bu dalgayı atlatabilmesi çok zor. Ok yaydan çıktı bir kere... Zira Mübarek’in ülkenin internet erişimini topyekûn yasaklaması tehlikenin farkında olduğunu gösteriyor.

[[HAFTAYA]]

Eğer Mısır’daki halk hareketi bir tür devrimle sonuçlanırsa bunun Arap ve Batı dünyasında çok köklü etkileri olur.

Mısır’da kimin yönetimde olacağı, Körfez’deki zengin petrol kaynaklarının geleceğinden İsrail’in güvenliğine kadar bir dizi konuyu çok yakından ilgilendiriyor. Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki bu dağılma süreci, Libya ve Mısır’ın üzerinden Suudi Arabistan’ın kapısına dayanabilir. Mısır’daki çözülmenin Ortadoğu’da bir “Çavuşesku etkisi” yaratmasını bekleyebiliriz.

Türkiye daha kritik hale geldi

Amerika ve Avrupa, Türkiye ile birçok konuda en sert tartışmalara girse de uzun dönemli çıkarlar söz konusu olduğunda herkesin şu gerçekle yüzleşmesi gerekiyor: Batı ittifakı açısından Türkiye’nin stratejik önemi çok büyük.

Bölgedeki şu ülkelere bir bakın; Tunus, Mısır, Lübnan, Sudan, Yemen patlamaya hazır bomba gibi. Buna her an tetiklenebilecek İsrail-Suriye ya da İsrail-İran kavgasını ekleyin... Daha düne kadar Gürcistan ve Rusya savaşı Kafkaslar’ı kan gölüne döndürmek üzereydi. Bölgede neredeyse istikrarlı tek bir ülke yok.

Türkiye, işte bu yüzden ekonomisi, işleyen demokrasisi, kapasite ve imkânlarıyla Batı ittifakı için emniyet subabı niteliğinde. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın son dönemde üst üste gelen eleştirileri umarım ki Batı’nın Türkiye gerçeğini görmesini sağlar.

Yüzde 100 yerli otomobil mümkün mü?

Kanal 24’te yayınlanan Hafta Sonu Moderatörü programımın yarınki konuğu Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün olacak. İstihdam artırmaya yönelik yeni projelerle ilgili bilgiler verecek olan Nihat Ergün, Ticaret Kanunu, Sanayi Strateji Belgesi, banka kredileri ve yatırımcıları ilgilendiren vergi düzenlemeleri konularında değerlendirmeler yapacak. Ayrıca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sözünü ettiği yüzde 100 yerli otomobilin hangi şartlarda üretilebileceğine dair görüşlerini paylaşacak.

Yazarlarımızdan

08 Mayıs 2021, Cumartesi 07:01
08 Mayıs 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder