Referandum ertelenmeli

16 Eylül 2017, Cumartesi 05:00
AA
Ben mevcut şartlar altında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) bağımsızlık referandumuna gidemeyeceğini düşünüyorum. Bu referandum büyük ihtimalle ertelenecektir.

Sebeplerini anlatayım:

Türkiye, referanduma karşı olduğunu açıkça ilan etti. Hatta Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bu konudaki ısrarın mutlaka bir bedeli olacağını söyledi.

İran da aynı pozisyonda. Bölgesel yönetimin lideri Mesut Barzani bu durumu doğru okumalı. Irak’ın kuzeyinde ilan etmeye çalıştıkları devletin ayakta kalabilmesi için mutlaka Türkiye ve İran ile sağlıklı ilişkilere sahip olması gerekiyor. Amerika’nın veya bazı Batılı ülkelerin taşıyacakları değirmen suyuyla kalıcı bir devlet kurmaları imkânsız.

Kaldı ki Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere gibi ülkeler de bağımsızlık adımlarına şu aşamada destek vermiyor.

Ayrıca referandum meselesinin hukuki ve siyasi açıdan da çok tartışmalı olduğu görüşündeyim.

Amerika Birleşik Devletleri bütün dünyayı sahte belgelerle kandırıp Irak’ı haksız şekilde işgal etti ve parçalanmanın eşiğine getirdi.

İşgal sonucunda ülkenin dağılma eşiğine gelmesi Irak’ın başkentinin Bağdat olduğu gerçeğini değiştirmez. Irak hükümeti bu bölünmeye ve referanduma açıkça karşı.

Kürdistan referandumuna bölgede açık destek veren tek ülke İsrail oldu. İsrail “devletsiz bir halk kendi devletine kavuşmalı” teziyle kendi varlık argümanını güçlendirmek istiyor.

Ayrıca İsrail ve Barzani arasında kökü tarihe dayanan bağlar herkes tarafından iyi biliniyor.

Tel Aviv’in desteğinin bir başka sebebi de Arap ülkeleri tarafından kuşatılmış duygusunu Kürdistan ile kırma arzusu. İsrail, buradaki Kürtleri liberal, Batı yanlısı ve İsrail müttefiki olarak görüyor.

İsrail’de PKK’yı terör örgütü olarak görmeme eğiliminin giderek güç kazandığı da not edilmeli.



Irak ve Suriye’nin kuzeyindekilerin şunu iyi görmesi lazım: Akıl dışı veya duygusal beklentilere girmek zaten ateş çemberi içinde olan bölgenin daha da felakete sürüklenmesine neden olur.

Her iki ülkenin de bundan sonraki geleceğinde barış ve istikrarın hâkim olabilmesi için komşu ülkelerin güvenlik hassasiyetleri göz önünde bulundurulmalı. Araplar, Kürtler ve Türkmenler yaşadıkları toprakların geleceğine birlikte karar vermeli.



HDP’li Aysel Tuğluk’un vefat eden annesinin defni sırasında yaşanan insanlık dışı, ırkçı ve korkunç olayları şiddetle kınıyorum. Bu nefret saldırısı karşısında bütün Türkiye’nin tek ses olup tepki vermesi memnuniyet vericidir. Tuğluk ve ailesine başsağlığı dilerim.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.