Avrupa kapıları Türk vatandaşlarına her geçen gün biraz daha zor açılıyor. Schengen vizesi almak artık birçok kişi için uzun bekleme süreleri ve belirsizlik anlamına geliyor. Buna karşılık Türk havacılığı yeni rotalar açarak seyahat etmek isteyenlere farklı alternatifler sunuyor. Sırbistan, Karadağ, Gürcistan ve Arnavutluk gibi vizesiz destinasyonların ardından yakın dönemde Rusya’nın kültür başkenti St. Petersburg’un da Türk yolcular açısından çok daha fazla ilgi göreceğini düşünüyorum. Bu süreçte St. Petersburg Pulkovo Havalimanı yönetiminin de Türkiye pazarına özel önem verdiği görülüyor.
Daha önce Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yöneticilik yapan, bugün ise Pulkovo Havalimanı Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Asiyat Khalvashi, iki ülke arasındaki hava ulaşımını ve turizm trafiğini geliştirmek için yoğun çaba harcıyor. St. Petersburg yalnızca Rusya’nın ikinci büyük şehri değil; Dostoyevski ve Puşkin’in yaşadığı, sarayları, müzeleri, parkları ve mimarisiyle Avrupa’nın en karakter sahibi şehirlerinden biri. Yeşil ve gri pasaport sahibi Türk vatandaşları Rusya’ya vizesiz seyahat edebiliyor.
Bordo pasaport sahipleri ise oldukça pratik şekilde elektronik vize alarak ülkeye giriş yapabiliyor. Şehrin uluslararası havalimanı Pulkovo da Türkiye açısından ayrı bir önem taşıyor. Çünkü havalimanının modernizasyonunda önemli rolü üstlenen şirketlerden biri, Türk firması IC İçtaş İnşaat olmuştu.

Türk Hava Yolları (THY) bugün Rusya’yı dünyaya en fazla bağlayan havayollarından biri durumunda. Ukrayna savaşı sonrasında uygulanan yaptırımlar nedeniyle Avrupa’dan neredeyse hiçbir havayolu Rusya’ya uçmuyor. Türkiye’nin dengeli dış politika yaklaşımı ise THY’nin seferlerini kesintisiz sürdürebilmesine imkân sağladı.

SOLDAN: Asiyat Khalvashi, Cemal Kaya, Başar Başol, Nana Gvichia, Apollinariya Avrutina, Osman Erken
Türkiye’nin hızla büyüyen diğer havayolu markası AJet de İstanbul Sabiha Gökçen ve Ankara Esenboğa çıkışlı seferleriyle bu potansiyele önemli katkı vermeye başladı. Ankara’dan St. Petersburg’a gerçekleştirilen ilk tarifeli sefere ben de davetliydim. Yaklaşık üç saat yirmi dakika süren uçuşun ardından Pulkovo Havalimanı’na indik. Uçakta AJet Genel Müdür Yardımcısı Cemal Kaya ve şirket yöneticileri de bulunuyordu. Ancak bu hattın önemini yalnızca yeni bir destinasyon olarak değerlendirmemek gerekiyor. Başkent, diplomasi ve bürokrasinin merkezi olmasına rağmen yabancı ziyaretçilerin şehirde kalış süreleri hâlâ arzu edilen seviyede değil. Yeni uluslararası uçuşlar hem Ankara ekonomisine hem de turizmine önemli katkılar sağlayabilir. AJet, Türk Hava Yolları’ndan aldığı bilgi birikimi ve operasyonel tecrübeyi dış hatlara başarıyla taşıyor.
Şirket bugüne kadar 19 ülkede 56 yeni hat açtı. Bugün yurt içinde 39, yurt dışında ise 61 olmak üzere toplam 100 noktaya uçuyor. Operasyonlarını Ankara Esenboğa ile İstanbul Sabiha Gökçen merkezli sürdüren şirket, Bodrum-Milas Havalimanı’nı da yeni operasyon üslerinden biri hâline getirdi. ‘Erişilebilir fiyatlı havayolu’ yaklaşımıyla faaliyet gösteren AJet, bu yıl sonunda 25 milyon yolcu taşımayı hedefliyor. St. Petersburg uçuşunda sohbet ettiğim AJet Genel Müdür Yardımcısı Cemal Kaya, geçen yıldan bu yana filoya 40 adet fabrika çıkışlı Boeing 737-8 MAX uçağı kazandırdıklarını anlattı. Böylece şirketin ortalama filo yaşı da önemli ölçüde gençleşmiş durumda.
Bugün 89 uçakla operasyonlarını sürdüren AJet’in zamanında kalkış performansı da yüzde 80 seviyesine ulaşmış durumda. Yakında milli imkânlarla geliştirilen Milligram uçak koltuklarının filoya entegre edilmesi, ayrıca Türksat iş birliğiyle uçak içi internet hizmetinin başlaması da şirketin gelecek dönem hedefleri arasında yer alıyor.
