Siyasetçi eşi olmak

02 Ekim 2014, Perşembe 05:00
AA

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’la sohbetimiz dünkü gazetemizde geniş röportaj olarak yayınlandı ve oldukça ses getirdi. Akdoğan siyasetin uzun yıllardır vitrininde yer almasına karşın özel hayatıyla çok gündeme gelmeyen bir kişi.

[[HAFTAYA]]

Bu nedenle ailesi, eşi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a bakışı ve yeni dünyaya gelen bebeğiyle ilgili notlar sohbetimizin en ilgi çeken bölümleri arasındaydı. Röportaja sığdıramadığım birkaç not ve gözlemimi aktarmak istiyorum.

Bazı mesleklerin insanı fazla zorlayan özellikleri vardır. Sizinle birlikte aileniz de mücadelenin içine katılır. Rakipleriniz sizi yıpratmak isterken bundan aileniz de büyük zarar görür. Siyasetçi eşi olmak bu nedenle zordur. Aylar, hatta yıllar boyunca beraber bir akşam yemeği yiyemez, kahvaltı yapamazsınız. Hele Türkiye şartlarında hep bir çatışma, yüksek tansiyon ve oradan oraya yetişme heyecanı içinde hayat sarsıntılarla akıp gider. “Dünyada bu kadar büyük sorun varken yemek masasına birlikte oturamamak da mesele mi?” demeyin. Yalnızlık hissi insanı en fazla zorlayan durumlardan biridir. Yalçın Akdoğan 12 yıl boyunca neredeyse gece gündüz Recep Tayyip Erdoğan’la birlikteydi. Ancak ben Akdoğan’ın, dünyadaki şanslı insanlardan biri olduğunu, eşinden bahsettiği bölümlerde fark ettim. Matematik öğretmeni eşi Aslıhan Hanım’ın güzel özellikleri ve pozitif insani duruşuyla bir siyasetçi olarak hayatını nasıl kolaylaştırdığını anlatıyordu.

Evinizde sizi anlayan, empati kurarak yaklaşan eşiniz ya da hayat arkadaşınız yoksa gün içinde işinize de doğru dürüst konsantre olamazsınız. Akdoğan’ın eşine duyduğu minnet hissini anlatırken yüzünde oluşan sıcak ifadeyi Aslıhan Hanım’ın da görmesini isterdim. Bir keresinde Emine Erdoğan’la sohbet ederken de aynı şeye tanık olmuştum. Emine Hanım, eşi Tayyip Erdoğan’la ilgili bir hatırasını anlatırken duygulanmıştı. Mutlaka Emine Hanım’ın da ciltler dolusu hatırası birikmiştir. Dünyada en uzun süredir liderlik yapan siyasetçilerinden birinin eşi olmak gibi bir özelliğe sahip.

O da Erdoğan’ın en zor zamanlarında yanında oldu. Belki bir gün bunlardan bahseder. Ne kadar güçlü olursanız olun, çevrenizde yüzlerce koruma-danışman ordusu da bulunsa, insan bazen çok sıkıntılı anlarında göz teması kurmak, yakınlarının sıcaklığını hissetmek, kulağına birşeyler fısıldamak ister. Erdoğan’ın ailesi de onu hiç yalnız bırakmadı. Cezaevi günlerinden Davos’a, parti kapatma davalarından Afrika’daki mülteci kampı ziyaretlerine kadar Erdoğan nereye giderse gitsin, kızı Sümeyye Erdoğan ya da eşi Emine Hanım hep yanındaydı.

İnsanın başarı çizgisinde düzgün bir aile hayatı sürdürmesinin, onlarla güçlü bağlara sahip olmasının önemine inanırım, o nedenle bu gözlemlerimi aktarmak istedim.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.