Siyasetle yatıp siyasetle kalkmak

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Varlıklı kesimler, güçlü ülkeler; adaletsizlik, yoksulluk, eşitsizlikle mücadeleye etkin şekilde katılmazsa barışçı ve huzurlu bir toplum hedefine ulaşamayız...

[[HAFTAYA]]

Hükümetler hukuk devleti ilkelerine uymalı, yönetimler hesap verebilir olmalı. Demokratik toplum güçlendirilmeli, kadınların ekonomik hayata katılımının önündeki engeller kaldırılmalı...

Ankara’daki B-20 zirvesinden çıkardığım özet bu. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun başkanı olduğu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) çok önemli bir organizasyona imza attı. Kasım ayında Antalya’da liderlerin katılımıyla düzenlenecek olan G-20 zirvesinin ilk ayağını oluşturan “B-20 Konferansı”nda küresel ekonominin kilit isimlerini buluşturdu.

Ankara’ya gelenler arasında; IMF Başkanı Christiane Lagarde, Fransa Merkez Bankası Başkanı Christian Noyer, Nestle Ceo’su Paul Bulcke, Maersk Grup Başkanı Nils Andersen, Seb Yönetim Kurulu Başkanı Marcus Wallenberg ve Rusya’dan Alexander Shokhin gibi isimler var.

Türkiye’den de Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes, Socar Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Yavuz, İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan ve Vodafone Türkiye Ceo’su Gökhan Öğüt gibi ekonomi dünyasının çok güçlü profilleri Ankara’daydı.

Farklı sektörlerden liderler zirveye bu kadar yüksek katılım gösterirken -itiraf edeyim-Türkiye’deki basın organlarının ilgisizliğine şaşırdım. Bazı ekonomi yazarı ve TV programcılarının dışında medya konunun çok dışında kaldı.

Oysa trilyon dolarlık ekonomilerin milyarlarca dolarlık bütçelerini temsil eden şirket ve kuruluş temsilcilerinin Ankara’ya gelmesi 10 yılda bir yakalanabilecek fırsattı.

Bu uzaktan seyretme durumunu, kamuoyunun sadece siyasi gündeme angaje olmasına bağlıyorum. Siyasetle yatıp siyasetle kalkıyoruz; başka konular heyecan yaratmıyor.

***

Bu tip zirvelerde temel başlık ekonomi olsa da küresel sistemi ilgilendiren stratejik konular da ağırlığını hissettiriyor. Türkiye’nin içinde olduğu her toplantıda Ortadoğu meseleleri gündeme oturuyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ilk günkü açılış konuşmasında Batılı ülkeleri sığınmacılar konusunda çok sert eleştirdi. Haklı.

Çünkü Türkiye, 2 milyon kişiye kapılarını açarken bazı ülkeler kapıları açmadığı gibi gelenlerin de dinlerini sorguluyor. Erdoğan’ın tepki dolu sözlerinin altına imzamı atarım. Avrupa’nın mülteciler konusundaki tavrını utanç verici buluyorum.

Cumhurbaşkanı’nın “Dünya 5’ten büyüktür” diyerek uzun süredir dile getirdiği gibi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de üye ülkelerin çıkarlarını koruyan bir örgüt olmaktan öteye gidemiyor. Bize de sorunlarla baş başa yaşamak düşüyor.

Yazarlarımızdan

17 Eylül 2020, Perşembe 07:54
17 Eylül 2020, Perşembe 07:50
Sıradaki haber yükleniyor...
holder