Türk lobisinin etkisizliği üzerine

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Amerika’da Türkiye aleyhinde yoğun çalışmalar yürüten Ermeni ve Rum lobilerine son dönemde FETÖ ve PKK’ya yakın yapılar da eklendi. Bunlar yetmiyormuş gibi özellikle Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Mısır’ın fonladığı kuruluşlar birkaç yıldır ABD kurumları nezdinde Türkiye karşıtlığının âdeta merkezi hâline dönüştü. ABD Kongresi’nde Türkiye’nin en sert şekilde cezalandırılması için bu lobiler ortak hareket ediyor. Yunanistan, Türkiye’nin dış politikada yaşadığı sorunları bulunmaz bir fırsat olarak değerlendirip Biden yönetimi nezdinde olağanüstü çaba harcıyor.

Geçmişte daima Türkiye’ye yakın duran ve ambargo girişimlerinin önlenmesi için gayret gösteren Yahudi lobisi de bir süredir bu politikasını terk etmiş durumda. Türkiye aleyhindeki kararlara açık destek vermeseler de önleyici güçlerini artık devreye sokmuyorlar. Türkiye bugüne kadar hep belli bir bütçe karşılığında faaliyette bulunan şirketlerle anlaşmak suretiyle lobiciliği yürüttü.

Konu, bazı firmalara ihale edildi ve yeterince takip edilmedi. Profesyonel lobicilik yapan kuruluşlar da “Şununla görüştük, şunları anlattık” gibi klişe bir takım raporlarla süreci geçiştirdi. Bu şirketlerin dişe dokunur bir faydasının olduğuna tanık olmadım. Oysa Yunan ve Ermeni lobisinin asıl gücü; ABD’de yaşayan etnik uzantılarından, etkili kanaat önderlerinden geliyor.

Amerika’nın sosyokültürel hayatına iyi entegre olmuş Ermeni ve Rum asıllı Amerikalılar yönetim ve kurumlarda söz sahibi durumdalar. Türkler ise son derece dağınık ve anavatanlarıyla pek ilgili değiller. Ciddi gayret içinde olan bazı Türkleri tenzih ediyorum ama genel tablo maalesef böyle. Ali Çınar’ın başkanı olduğu Turkish Heritage Organization son dönemde en fazla çalışan kurumlar arasında yer aldı.

MEHMET ÖZ NE YAPTI?

ABD düzeyinde tanınan ve bilinen Türkler bireysel gayretleriyle ciddi bir algı oluşturabilecekken sessiz kalmayı tercih ediyorlar. “Yaşadığımız bölgede başımız ağrımasın, hatta etnik kimliğimiz bilinmesin” havasındalar. Kemal Derviş ve Daron Acemoğlu gibi önemli isimlerin, politik tercihlerinden ötürü Türkiye ile ilgili bir çalışma içinde olmak istemediklerini düşünüyorum.

Son dönemde Muhtar Kent’ten de çok haber alamıyorum. ABD’de popüler televizyon programlarıyla adını duyuran ve çok tanınan bir hekim olan Mehmet Öz’ün durumu ise farklı. Nerede ekonomik getirisi veya sponsorluk bağlantısı olan bir iş varsa Dr. Mehmet Öz’ü görüyorum. Türkiye’nin önemli bazı kurumlarının da marka yüzü durumunda. Afiyet olsun ve parasını da güle güle harcasın. Fakat insan arada sesini yükseltip Türkiye hakkında bir iki olumlu girişimde bulunmaz mı? Eğer tamamen ABD’ye yönünü dönmüş ve Türkiye ile irtibatını kesmiş olsaydı bu soruyu sormazdım.

Fakat Mehmet Öz, ABD’deki şöhretini Türkiye’de finansal karşılığa çeviren bir isim. Amerika’da bu kadar tanınan ve ABD başkanlarıyla bile görüşebilen bir Türk hekim, doğup büyüdüğü vatanı için ne yapıyor? Doğrusu ben Enes Kanter’in FETÖ’yü savunduğu boyutta ya da Kim Kardashian’ın Ermeni soydaşlarına sahip çıktığı gibi ateşli performans beklemiyorum. Ama hiç değilse insan arada kendisini gösterip “Amerikan vatandaşıyım, ülkemi seviyorum ama Türkiye benim doğduğum yer, Türkiye’yi yanlış tanıyorsunuz” deyip doğruları anlatmaz mı?

Yazarlarımızdan

08 Mayıs 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder