Hakan Çelik“Türkiye 2030’a gelinmeden farklı bir lige çıkmış olacak”
HABERİ PAYLAŞ

“Türkiye 2030’a gelinmeden farklı bir lige çıkmış olacak”

Başlıktaki ifade Berat Albayrak’a ait. Önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı sonra da Hazine ve Maliye Bakanlığı gibi çok kritik iki görevde bulunan Berat Albayrak “Burası Çok Önemli” adında bir kitap yazdı. Turkuvaz Yayınları’ndan çıkan kitap “Enerjiden Ekonomiye Tam Bağımsız Türkiye” alt başlığını taşıyor.

Ana çerçevesi de esas olarak bu iki konu üzerine oturuyor: Enerji ve ekonomi. Berat Albayrak en son Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndaki görevinden ayrıldığından bu yana herhangi bir röportaj vermemiş, açıklama yayınlamamıştı. “Burası Çok Önemli” isimli kitap Albayrak’ın yakın geçmişte yaşadıkları ve olup bitenleri nasıl değerlendirdiğine dair ilk ve en kapsamlı özet niteliğini taşıyor.

Berat Albayrak, uzun yıllar boyunca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden biri oldu. Neredeyse bütün kritik uluslararası görüşmelerde yer aldı, tarihî olaylara tanıklık etti. Değerlendirmeleri bu yönüyle de hep merak uyandırdı. Albayrak, Sabah Gazetesi’ndeki yazarlık dönemi ve sonrasında, özellikle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı sırasında birçok kez bir araya geldiğim bir siyasetçiydi.

Cumhurbaşkanı’nın çeşitli ülkelere yaptığı ziyaretler sırasında da pek çok kez konuşma fırsatı bulmuştum. Berat Albayrak Mayıs 2019’da CNN Türk’te canlı yayın konuğum olmuş; siyaset, bakanlık faaliyetlerinin yanı sıra özel hayatı ve ailesiyle ilgili sorularıma da yanıt vermişti.

“Türkiye 2030’a gelinmeden farklı bir lige çıkmış olacak”

Berat Albayrak, Mayıs 2019'da CNN Türk'te canlı yayın konuğum olmuş ve enerjiden ekonomiye kadar farklı konulardaki görüşlerini paylaşmıştı. Turkuvaz Yayınları'ndan çıkan kitap iki farklı bakanlık dönemine ait gelişmelerin bir özeti niteliğinde.

ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI

Berat Albayrak’ın kitabında dikkatimi çeken hususları özetlemek istiyorum: Enerji başlığını en büyük meydan okuma olarak nitelendiriyor ve sık sık “Tam bağımsız Türkiye” idealine atıfta bulunuyor.

Albayrak’ın Enerji Bakanlığı döneminde, doğalgaz aramalarında kullanılacak gemilerin temini konusunda çok ciddi adımlar atılmıştı. O süreçte bu kararlar alınmamış olsaydı Türkiye bugün enerji arz güvenliği konusunda daha fazla sorun yaşıyor olabilirdi. Albayrak, kitabın farklı bölümlerinde “Türkiye 2030 yılından önce doğalgaz ihraç eden ülkelerden biri hâline gelecek” görüşünü tekrarlıyor. “TANAP” ve “Türk Akımı” doğalgaz boru hatları gerek enerjinin temini gerekse uluslararası pazarlara ulaştırılması anlamında Türkiye’yi stratejik bir ülke hâline getirdi.

Albayrak bu süreçten detaylarıyla bahsediyor. Bu yaklaşımın esasını “Millî Enerji ve Maden Politikası” oluşturuyor. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) başlığına ayrı bir yer vermiş. Yerli kömürle ilgili “İçimizde Kalan Ukde” başlıklı kısım da özellikle dikkatimi çekti.

Zira kömür dünyada büyük boyutlara varan enerji krizi ve Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle vazgeçilmez görünüyor. Kitapta, Konya- Karapınar’daki YEKA yatırımının neden önemli olduğu da detaylarıyla anlatılıyor. Doğalgaz depolama tesisleri konusunda yapılanları sıralıyor. Uzun süredir Türkiye açısından stratejik önemi dile getirilen ve bir hayal olarak anlatılan bor konusunun nasıl gerçeğe dönüştüğünden bahsediyor.

 “Türkiye 2030’a gelinmeden farklı bir lige çıkmış olacak”

TÜRKİYE’NİN PERFORMANSI

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili ikinci bölümde, olup bitenlerin siyasetten ayrı tutulamayacağını, Türkiye’nin jeostratejik konumu ve zenginlikleri nedeniyle saldırıya uğradığı tezini esas alıyor.

Bu hususu örneklerle açıklıyor, terörle mücadele alanında yaşananlar, ABD’nin yaptırımları ve Türkiye’yi sıkıştırmaya dönük diğer adımlara vurgu yapıyor. Burada kısmen özel sektöre ve bankalara da getirdiği eleştiriler var.

Pandemiyle ilgili kısımda ise “Alnımızın Akıyla Çıktık” ifadesini kullanırken Türkiye’nin birçok ülkeye göre daha iyi bir performans gösterdiğinin altını çiziyor. Türkiye’nin en büyük sorunlarından birini “cari açık” olarak tanımlıyor, enflasyonla mücadeleyi de birinci sıraya yerleştiriyor. Finansal güvenlik yolunda en önemli iki temel araç olarak “döviz” ve “faiz”e işaret ediyor.

Kur ataklarının sebeplerine, alınan önlemlere değiniyor ve orta vadede ekonominin kırılganlıklarının azalacağına, dirençli hâle geleceğine işaret ediyor. Bu tezini çeşitli grafikler ve tablolarla destekliyor, dünyadan çeşitli örnekler veriyor.

Gerçekten Ağustos 2018’de dönemin ABD Başkanı Donald Trump, rahip Andrew Brunson’la ilgili hukuki sürecin devam etmesini gerçekçe göstererek Türkiye için “Ekonomilerini mahvedeceğim” ifadesini kullanmıştı. Bu açıklama, o günlerde Türk ekonomisine dair kötümser senaryoları öne çıkarmıştı. Albayrak, o günlerde yaşananları da hatırlatıyor.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder