Türkiye karşıtlığı nefret boyutunda

07 Ağustos 2018, Salı 05:00
AA

Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkileri normalleştirmek için karşılıklı bir gayret var. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu konuya ayrı bir önem veriyor. Güney Afrika seyahatimiz sırasında olası Almanya ziyaretinden bahsetmişti. Nitekim Alman tarafı dün bir açıklama yaparak Erdoğan’ın Almanya Cumhurbaşkanı Frank- Walter Steinmeier’in davetlisi olarak eylül ayının sonunda Berlin’e geleceğini duyurdu.

Bu adımlar atılırken bir taraftan da Erdoğan’ın Almanya’yı ziyaretinin engellenmesi için akıl almaz şeyler yapılıyor. Die Welt gazetesi “Erdoğan’ın Almanya’ya gelmesini olumlu karşılar mısınız?” başlıklı bir anket yayımladı. Katılımcıların yüzde 70’i de “Gelmesin!” yanıtını verdi.

Bir ülkenin devlet başkanının yapacağı ziyaret hakkında böyle bir anket düzenlemek düpedüz nefreti körüklemektir. Alman basını burada halkın nabzını falan tutmaya çalışmıyor; açıkça Erdoğan ve İslam karşıtlığı üzerinden kamuoyu yaratmaya çalışıyor.

Almanya’nın en etkili dergilerinden Der Spiegel’in geçen sayısında kapak konusu Mesut Özil olmuştu.

Spiegel son yıllarda Türkiye ve Erdoğan’ı çok sert eleştiren kapaklarla çıktı. Alman medyası, nerede problem ve aksaklık varsa orada Türkleri hatırlıyor.

Alman basını, aydınları ve siyasetçileri tarafından körüklenen Türkiye düşmanlığı o kadar tehlikeli bir yere geldi ki Türkiye kökenli siyasetçi Cem Özdemir akıl almaz bir çıkış daha yaparak Erdoğan için en alt düzeyde karşılama töreni düzenlenmesini istedi!

Bu zat daha önce de Almanya’nın Dünya Kupası’ndan Erdoğan yüzünden elendiğini ileri sürmüştü.

Özdemir’in Erdoğan takıntısı ne yazık ki kendisine psikiyatrik destek gerektirecek düzeye ulaşmış durumda.

Nazi çizgisindeki aşırı sağcı Alman partileri de tıpkı Özdemir gibi Erdoğan’ın bu ziyareti gerçekleştirmemesi için çağrı yapıyor. Buradan Alman basınına ve siyasetçilere sesleniyorum:

Demokrasiyi ayaklar altına alan, ülkesindeki muhalifleri idam sehpasına gönderen Mısır Devlet Başkanı El Sisi Berlin’de ayaklarına kırmızı halı serilerek karşılanırken neredeydiniz?

Avrupa’nın genelinde ve özellikle Almanya ve Avusturya gibi merkez AB ülkelerinde Türkiye ile konuşmaktan, el sıkışmaktan, diyalogdan ve iyi ilişkiler geliştirmekten korkan bir irade var. Bunlarla yol almak elbette çok zor.

“Avrupa içine kapansın, dışardan kimse gelip gitmesin” istiyorlar. Yaşlı, hantal ve yabancı düşmanı bir zihniyetin etkisindeler. Her sorunun faturasını yabancılara kesmek gibi bir saplantı içindeler.

Maalesef coğrafyasının en önemli ülkesi olması ve birçok sembolü temsil etmesi nedeniyle bu olumsuz dil Türkiye üzerinden gerçekleştiriliyor.

Karşılaştığımız şeyler son derece moral bozucu ve üzücü.

Ben her şeye rağmen Türkiye’nin bıkıp usanmadan, isyan edip sırtını dönmeden, Avrupa’nın hatalarını muhataplarının yüzüne vurmaya devam etmesinden yanayım.

Türkiye’nin Avrupa’da dostları da var. Ankara’nın daha çok çalışması ve samimi bir çaba içine girmesiyle bu dostların sayısı da artacaktır.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.