Türkiye nükleer silah mı üretecek?

10 Ocak 2014, Cuma 05:00
AA

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Japonya’da nükleer endüstrinin devleriyle yaptığı görüşmeler ve iki ülke arasında imzalanan anlaşmalar bu soruyu da beraberinde getirdi. Türkiye nükleer silah mı üretmeye hazırlanıyor? Yanıt “hayır”. Türkiye’nin böyle bir niyeti ve kapasitesi yok.

[[HAFTAYA]]

Bu, oldukça pahalı ve riskli bir iş. Nükleer silaha sahip olmak, caydırıcılık açısından avantajlı görünse de bir sürü derdi ve sorunu beraberinde getireceği için tercih edilmemesi gereken bir yol. Türkiye günün birinde nükleer silaha sahip olmak gibi stratejik bir karar alabilir ancak bugünün konusu değil. Zira Ankara’nın imza attığı uluslararası anlaşmalar, nükleer enerjinin barışçı amaçlarla kullanılmasını zorunlu kılıyor. Diğer taraftan nükleer teknoloji, dünyanın en sıkı denetlenen konusu.

Herhangi bir ülke, parasını bastırıp bu yolda ilerleyemez. Türkiye, nükleer enerjiyi kullanmak ve bu alandaki gelişmelerin içinde olmak için adımlar atıyor. Rusya, Japonya ve Fransa ile yapılan anlaşmaları bu çerçevede okumak gerek. Ankara’nın nükleer santral kurarak enerji açığını kapatma kararı ne kadar doğru tercih, tartışılır; ancak hedef silah elde etmek değil, bu açık. Türk ve Japon hükümetlerinin nükleer santral konusunda anlaşma imzalaması Japonya’da kuşku ve tepkiyle karşılanıyor.

Tartışmaların temel nedeni, anlaşmada yer alan, Türkiye’ye uranyum zenginleştirme ve plütonyum çıkarma izni veren maddenin “nükleer silahlanma” endişelerini güçlendirmesi. Bu maddeler, belli yoğunluğun üzerine ulaştığında nükleer silah yapımına yarıyor. Tarihte Hiroşima gibi sonuçları çok korkunç olan atom bombası saldırısıyla karşılaşmış olmaları da, Japonya’nın bu alandaki adımları çok çekingen atmasına yol açıyor. Yakın dönemde yaşanan tsunami ve şiddetli depremin Fukuşima Nükleer Santrali’nde yarattığı feci etkiler de “nükleer” dendiğinde Japonların irkilmesinin nedeni.

Bu kazadan sonra hükümet bütün santrallerin faaliyetlerini durdurmuş ve yenisini inşa etmeme kararı almıştı. Japon toplumu, güvenlik konusunda şüpheler giderilmediği için bu teknolojinin ihraç edilmesine karşı çıkıyor. Türkiye, Sinop’ta inşa edeceği ikinci nükleer santralde Japon Mitsubishi ve Fransız Areva şirketleriyle çalışacak.

Bu ülkeler, yüksek teknoloji ve güvenlik konusunda ciddi tecrübeye sahip. Ancak bu öylesine kritik bir iş ki, soru işaretleri bununla bitmiyor. Yapım ve işletme aşamasında yapılacak bir hata, Türkiye’nin başını fena halde belaya sokabilir. Nükleerin ötesinde enerjinin etkin kullanımı konusu Türkiye’de doğru dürüst tartışılmıyor.

Bu çalışmaları en iyi bilen isimlerden Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar’la konuştum. Söyledikleri etkileyici. Almanya, İtalya, Danimarka ihtiyaçlarının büyük bölümünü güneş ve rüzgâr enerjisiyle karşılama aşamasına geldi. Biz, yenilenebilir enerjide henüz emekleme aşamasında bile değiliz.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.