Hakan ÇelikYeni bölgesel denge arayışı

HABERİ PAYLAŞ

Yeni bölgesel denge arayışı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Riyad ve Kahire ziyaretleri, bölgesel düzen arayışının sahaya yansıması açısından hayli önemli. Bugün Orta Doğu, aynı anda birkaç fay hattının üzerinde ilerliyor: Gazze ve Filistin meselesi, Suriye’nin geleceği, İran merkezli gerilimler, Kızıldeniz’de artan güvenlik baskısı, enerji geçişi, savunma tedarik zincirleri ve Ukrayna savaşıyla derinleşen jeopolitik kırılma… Bu tabloda Türkiye’nin konumu, yalnızca coğrafyadan değil, oyun kurma kapasitesinden kaynaklanıyor. Neden bu ziyaretler şimdi önemli? Birincisi, Türkiye-Suudi Arabistan ve Türkiye-Mısır ekseninde ‘normalleşme’ dönemi artık diplomatik nezaketten çıkıp somut iş birliği alanlarına taşınıyor. Riyad temaslarında Erdoğan’ın Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile ‘ilişkileri daha üst seviyeye taşıma’ vurgusu ve iki ülkenin enerji ve savunma gibi stratejik alanlarda yakınlaşmaya işaret etmesi bu açıdan önemli. İkincisi, bu hattın hedefi sadece ikili ilişkiler değil, aynı zamanda Suriye’de istikrar ve yeniden inşa gibi bölgesel dosyalarda birlikte hareket edebilme kapasitesi.

Haberin Devamı

Reuters’ın aktardığı resmi çerçevede Erdoğan’ın Suriye’nin istikrarına destek ve yeniden inşada iş birliği mesajı da bu yeni çerçevenin ipuçlarını veriyor. Üçüncüsü, Kahire ayağında Türkiye ile Mısır arasında ‘Yüksek Düzeyli Stratejik İş birliği Konseyi’ benzeri mekanizmaların işletilmesi ve Filistin başta olmak üzere bölgesel başlıkların masaya yatırılması, Akdeniz’den Afrika’ya uzanan geniş bir havzada yeni bir ‘eşgüdüm’ arayışına işaret ediyor. Ekonomi ve ticaret yetmez; enerji, savunma, lojistik belirleyici. Riyad ayağında öne çıkan somut başlıklardan biri, enerji yatırımı. Reuters’ın haberine göre Erdoğan’ın Riyad ziyareti sırasında yapılan anlaşmaların parçası olarak Suudi Arabistan’ın Türkiye’de 2 milyar dolarlık güneş enerjisi yatırımı ve daha geniş ölçekte kapasiteyi büyütmeye dönük hedeflerden söz ediliyor.

Yeni bölgesel denge arayışı

SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ KRİTİK

Savunma tarafı da aynı ölçüde kritik. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında savunma sanayii iş birliği ihtimalinin vurgulanması, bölgede tedarik-ortak üretim-entegrasyon başlıklarının daha görünür hâle geleceğini gösteriyor. Bugün savunma sanayii, sadece silah satmak değildir; teknoloji ortaklığı, bakım-onarım ekosistemi, eğitim, doktrin paylaşımı, saha tecrübesi ve bölgesel caydırıcılık mimarisi demektir.

Haberin Devamı

Kahire boyutunda ise öne çıkan üç alan var:

1. Doğu Akdeniz ve enerjijeopolitik dengeleri (rekabeti yönetmek, gerilimi azaltmak)

2. Afrika hattı (Sudan, Libya, Sahel’e uzanan güvenlik ve istikrar başlıkları)

3. Lojistik-ticaret koridorları (Süveyş üzerinden Kızıldeniz, Akdeniz ve Avrupa bağlantısı) Bugün İran dosyası, klasik ‘nükleer gerginlik’ çerçevesinin ötesine geçti. Bölgesel vekil unsurlar, enerji rotaları, Körfez güvenliği ve İsrail-Filistin sarmalı aynı anda çalışıyor. Türkiye’nin buradaki rolü, çatışmanın büyümesini engelleyecek kanalları açık tutmak. Suriye’de ise istikrarı arama çabası, artık insani yükten sınır güvenliğine, geri dönüşlerden yeniden inşaya kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Erdoğan’ın Riyad’da Suriye’nin istikrarı ve yeniden inşasında iş birliği mesajı da bu realitenin ifadesi. Bu ziyaretler, bir başka gerçeği daha gösteriyor: Dünya hızla ‘çok kutuplu’ bir düzene giderken ülkeler, krizleri tek bir büyük güçle değil, çoklu ortaklıklarla yönetmeye çalışıyor. Suudi Arabistan da Mısır da bu denklemde yeni pozisyonlar arıyor. Türkiye ise jeopolitik ağırlığı ve sahadaki etkisi nedeniyle, bu arayışlarda ‘masanın dışında’ kalmıyor.

Haberin Devamı
Sıradaki haber yükleniyor...
holder