Yeni Türkiye'nin eski refleksleri

31 Mayıs 2014, Cumartesi 05:00
AA

Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki herkes öfkeli. En küçük tartışma kavgaya dönüşüyor. Kimsenin birbirini dinlemeye tahammülü kalmamış. Toplumsal olaylar, bu gergin iklimin ortasında cereyan ediyor. Siyaset, nefret dilinden sıyrılamıyor. TBMM’de bile tekme-tokat eksik olmuyor. Etnik tansiyon düşse, mezhep ayrılıkları körükleniyor. Hep bir çatışma hali. Birbirimizi yemekten büyük meselelerimize konsantre olamıyoruz.

[[HAFTAYA]]

Devletin vatandaşına kuşkuyla baktığı o eski refleksin izleri hâlâ kendini hissettiriyor. Demokratik ülkelerde görüş ve yaklaşım farkları korku kaynağı olamaz. Tam tersine, bu bir zenginliktir. Türkiye’de ise ayrışma konusu oluyor. Son dönemde polisle vatandaş çok fazla karşı karşıya geldi, silahlar kullanıldı. Krizleri artık daha iyi yönetmek zorundayız. Her toplumun nefes alabileceği alanlara ve kendisini ifade edebileceği platformlara ihtiyacı vardır. Bu kanallar açık olmalı. Demokratik ve barışçıl gösteriler anayasal haktır, şiddete dönüşmemek kaydıyla. Gezi olaylarının yıldönümünde farklı kesimlerin görüş ve düşüncelerini şiddete başvurmadan olgunlukla dile getirecekleri, güvenlik güçlerinin de hukuk içinde kalacakları bir gün geçireceğimizi umuyorum.

Kıbrıs’ta büyük zirve

Kıbrıs’ta son 50 yıldır kalıcı barış sağlamak için çok girişim yapıldı ancak hiçbiri istenen sonucu vermedi. Fakat bu kez küresel gelişmelerin de etkisiyle Kıbrıs’ta çözüm için farklı bir ortam oluştu: Rusya’nın, Sovyetler Birliği’ni yeniden canlandırmaya yönelik hamleleri Amerika’yı Kıbrıs konusunda alarma geçirdi. Geçen hafta ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden Kıbrıs’taydı. Türk ve Rum liderlerle buluştu, umut veren açıklamalar yaptı. Bu kez sorunun çözümü için Türkiye ve Yunanistan’ın da istekli olduğu açık. Şimdi iş dünyası kolları sıvıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu 2 Haziran’da Kıbrıs’a gidiyor. Hisarcıklıoğlu; Türkiye, Yunanistan, KKTC ve Güney Kıbrıs ticaret odaları başkanlarını ilk kez dörtlü toplantıda buluşturacak. Kıbrıs’ta oluşan refah artışı beklentisinin siyasi görüşmelere hayati katkısı olacağına inanıyorum.

Mavi Marmara’nın sırrı

Dış politikada yakın tarihimizin en büyük krizlerinden biri olan Mavi Marmara’nın yıldönümündeyiz. Yardım malzemeleriyle dolu Türk gemisine İsrailli komandoların baskın yapması neticesinde 10 kişi hayatını kaybetmişti. O günden bu yana Türkiye-İsrail ilişkileri tarihin en kötü dönemini yaşıyor. Bir takım adımlar atılsa da normalleşme henüz tamamlanamadı. Oğuz Çelikkol, bu süreçte Tel Aviv Büyükelçimizdi. İsrail makamlarının yol açtığı “alçak koltuk krizi”ni de o yaşadı. Çelikkol, yarın 10.00’da CNN Türk’te konuğum. Doğan Yayınları’ndan çıkan kitabını ve İsrail’de yaşadıklarını ilk kez etraflıca masaya yatıracağız.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.