Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında New York’ta Türk Telekom Genel Müdürü Ebubekir Şahin ile bir araya geldik. Sohbetimiz 5G’den yerli telefona, iklim zirvesinden Türkiye’nin uluslararası veri ağındaki konumuna uzandı. Şahin’in anlattıkları içinde iki gelişme özellikle çok dikkat çekiyor.
İlki, Türk Telekom ile ASELSAN’ın üzerinde çalıştığı yerli telefon. İkincisi, Antalya’da düzenlenecek COP31’de Türk Telekom’un üstleneceği teknoloji görevi. Türk Telekom’un haberleşme teknolojileri ve 5G alanındaki birikimi, ülkemizin en güçlü savunma sanayii kuruluşu ASELSAN’ın mühendislik ve üretim gücüyle birleşiyor. Şahin’in verdiği bilgiye göre üzerinde çalışılan telefon Malatya’da üretilecek.
İlk modellerin orta-üst segmentte konumlandırılması hedefleniyor. Türk Telekom, projenin hedefini, kendi sınıfında rekabet edebilen bir ürün geliştirmek olarak tarif ediyor. Henüz satış tarihi, teknik özellikler ve fiyat açıklanmış değil. Dolayısıyla ticari süreç hakkında konuşmak için erken. Ancak Türkiye’de geliştirilen ve Malatya’da üretilmesi planlanan bir telefonun ortaya çıkması, teknoloji ve üretim kabiliyeti açısından yakından izlenmesi gereken çok değerli bir adım.
ANTALYA’DAKİ ZİRVE
Türkiye, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde COP31 iklim zirvesine Antalya’da ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türk Telekom, zirvede en üst sponsorluk kategorisi olan ‘Master Partner’ olarak yer alacak. Şahin, şirketin aynı zamanda ‘Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Partneri’ sıfatıyla organizasyonun teknoloji altyapısını uçtan uca üstleneceğini söyledi.
Zirve alanının çevresindeki fiber dönüşüm tamamlanmış. Alanda 5G hizmeti sunuluyor; yapılan hız testinde 1000 Mbps’ye ulaşılmış. Şirket açısından COP31, teknoloji birikimini uluslararası ölçekte gösterme fırsatı olacak.

İklim zirvesi hazırlığı, Türk Telekom’un kendi enerji tüketimini de gündeme getiriyor. Şahin, Sivas’taki güneş enerjisi santralinin üretime başladığını; Malatya ve Ağrı’da da yeni tesisler planlandığını anlattı. Üç tesisle toplam kurulu gücün 530 MWp’ye ulaşması hedefleniyor. Şirketin hesabına göre bu yatırımlar yılda 800 GWh elektrik üretimi sağlayacak ve yaklaşık 350 bin ton karbon salımını önleyecek.
Sohbetimizde yeni bir enerji başlığı daha vardı: Türk Telekom, güneş yatırımlarına ek olarak İç Anadolu’daki jeotermal kaynaklardan yararlanmak üzere projeler geliştiriyor. Türk Telekom’un teknoloji alanındaki hedefi, şebekesini büyütmekle sınırlı değil. Şirketin grup şirketi Argela ile ABD merkezli araştırma kuruluşu SRI International arasında yeni nesil iletişim teknolojileri için bir AR-GE anlaşması imzalandı. İlk çalışma alanı, geleceğin iletişim şebekelerinde ihtiyaç duyulan yüksek hızlı paket işleme teknolojileri.
Şahin’in paylaştığı bir başka veri de yerli mühendisliğin ölçeğini gösteriyor: Netsia BB Suite adlı çözüm, 1.5 milyondan fazla hanede kullanılıyor. Türk Telekom ayrıca son iki yıldır millî patent başvurularında lider olduğunu ve toplam 921 başvuruya ulaştığını belirtiyor.
Türk Telekom’un uluslararası ağı yaklaşık 50 bin kilometreye uzanıyor. Şirketin 24 ülkede 135’i aşkın bağlantı noktası ve 200’den fazla iş ortağı bulunuyor. Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında veri taşıyan bu ağ, iletişim altyapısının Türkiye için ekonomik olduğu kadar stratejik bir değer taşıdığını da gösteriyor.
Şahin’in paylaştığı ilk yarı sonuçlarına göre Türk Telekom’un konsolide gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artarak 142.2 milyar liraya, net kârı yüzde 25.9 artarak 17.2 milyar liraya ulaştı. Mobil abone sayısı 32.7 milyon, toplam abone sayısı 57.6 milyon. Şirket, sabit hizmetler imtiyazının 2050’ye kadar uzatılması kapsamında ülke ekonomisine 20 milyar doları aşan katkı yapacağını öngörüyor.
