Hakan Çelik Yüksek tansiyon ve çatışma riski
HABERİ PAYLAŞ

Yüksek tansiyon ve çatışma riski

Yunanistan gibi küresel sistemdeki etkisini yumuşak gücüyle sağlayan; sanat, kültür ve turizm ile öne çıkan bir ülkenin bu kadar ağır şekilde silahlanması inanılır gibi değil. Hep söylüyorum; Yunan hükümetinin bu yaklaşımı Yunanistan’ı âdeta bir cephaneliğe dönüştürdü.

ABD ile son dönemde yaptıkları anlaşmalarla Yunanistan, Avrupa’da en fazla ABD askerinin ve mühimmatının bulunduğu ülkelerden biri oldu.

Yunanistan’da yayınlanan Open News televizyon kanalında dün yayınlanan ana haberde de bu konuyu değerlendirdim. Meslektaşım Georgia Garantzioti bana “Atina Türkiye’nin adalara yönelik tavrından endişe duyuyor, bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?” diye sordu.

Türkiye’de bu adaların egemenliğinin Yunanistan’a ait olmasıyla ilgili bir tartışma yok. Söylenen şu: “Anlaşmalar uyarınca silahsız olması gereken adalara silah yığılırsa Türkiye bunu kabul edemez. Bu durumu güvenliğimize bir tehdit sayacağımız için söz konusu adaların egemenliği işte o zaman tartışmalı hâle gelir.”

NEDEN ALKIŞLANDI?

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis, Amerika Birleşik Devletleri’nde büyük bir ilgiyle karşılanmış ve ABD Kongresi’nde dakikalarca ayakta alkışlanmıştı. Kuşkusuz, gösterilen bu ilgide Yunan tarihine/kültürüne duyulan hayranlığın rolü vardır. Ancak diğer taraftan ABD Kongre üyelerinin birinci önceliği Amerika Birleşik Devletleri’nin çıkarlarını korumak olduğuna göre, Yunanistan, göbeğinden Washington’a bağımlı hâle geldi diye çok seviniyorlardır. Oysa Yunanistan her ne kadar NATO ve AB üyesi olsa da uluslararası sistemde bağlantısız ülkelerle yakın hareket ediyor ve farklı bir portre çizmeye çalışıyordu.

Atina, Ukrayna ve Rusya çatışması sürecinde ortak AB politikası çerçevesinde Rusya ile köprüleri tamamen attı.

ABD’nin Yunanistan’a bu kadar yerleşmesi Yunanistan’ı bir yatırım ve lojistik üs olarak gören Çin’in de geri adım atmasına neden olacak.

Ankara ile Ortadoğu ülkeleri arasında son aylarda atılan yakınlaşma adımları neticesinde Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve hatta Mısır, Yunanistan ile eskiden olduğu kadar yakın şekilde aynı kareye girmek istemeyecektir.

Yunanistan’ın büyük umut bağladığı Doğu Akdeniz’deki EastMed doğalgaz boru hattının ekonomik gerçeklerle örtüşmemesi nedeniyle rafa kaldırıldığını unutmamak gerekir. Enerji, gıda krizi, enflasyonla yükselen maliyetler ortada dururken Yunanistan’ın milyarlarca Euro ödeyerek Fransa’dan Rafale uçakları alması, aynı şekilde ABD’ye alınması ve işletilmesi dehşet maliyetle F-35 sipariş etmesi, Almanya’dan tank, zırhlı, denizaltı alması geleceği ipotek altına alacak şeylerdir ve Yunanistan’a bir faydası yoktur.

Bütün bu gelişmelerden sonra “Ege veya Doğu Akdeniz’de çatışma riski yükseldi mi?” derseniz, yanıtım maalesef “Evet”. Bölgemizde ve dünyada bir çatışma başlarsa bunun nerelere gidebildiğinin korkunç örnekleriyle çevriliyiz.

Umarım iki ülke arasında yeniden aklıselim hâkim olur ve sağduyulu bir diyalog kapısı aralanır. Her konuda anlaşmak mecburiyetinde değiliz, uzlaştığımız konular üzerinden ekonomik faaliyetleri ve ticareti artırmak, karşılıklı bağımlılık ilişkisini güçlendirmek, zor sorunların bile görüşmeler yoluyla çözümlenmesine yardımcı olur.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder