Zaman baskısı çok tehlikeli

05 Temmuz 2014, Cumartesi 05:00
AA

Ankara-İstanbul arasındaki Yüksek Hızlı Tren (YHT) ilk seferine geçen yılın ekim ayında başlayacaktı. Hattın 29 Ekim’de Marmaray’la birlikte açılması planlanmıştı; fakat hazırlıklar tamamlanamadı. Sonra birkaç farklı tarih daha ilan edildi ama eksiklikler yine giderilemedi. Önce “5 Temmuz” dendi, şimdi 11 Temmuz tarihi telaffuz ediliyor. TCDD çok geciken projeyi hemen bitirmek, açılışı cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yaptırmak istiyor; diğer taraftan bazı teknik meselelerin henüz çözülemediği anlaşılıyor. Önceki gün YHT’nin Gebze yakınlarındaki testlerinde kaza yaşandı. Diyeceğim o ki; 50 sene beklediğimiz hat için gerekiyorsa 5 ay daha bekleyelim. AK Parti’nin demiryollarına öncelik verdiği ve bu konuda ciddi yatırım yaptığı biliniyor. Bir şeyler ıspatlamak için teknik şartları zorlamanın anlamı yok. Emniyet risklerinin tamamen ortadan kalktığından emin olmadan kesinlikle yolcu taşımaya başlamayalım.

[[HAFTAYA]]

***

Radikal İslam, Batı dünyasında artık bir numaralı tehdit olarak algılanıyor. İşin ilginç yanı, daha düne kadar tamamen ayrı kamplarda yer alan Rusya, ABD, Avrupa, İsrail ve Çin bu tehlikeye karşı güçlerini birleştiriyor. Amerika ve İngiltere, havalimanlarında bir dizi yeni güvenlik önlemi alıyor. Bu iki ülkeye vize almak daha zorlaşacak. Rusya, Kafkaslar’da, Müslümanların yoğunlukta olduğu bölgelerde güvenlik önlemlerini sıkılaştırırken Çin, benzer adımları Doğu Türkistan’da atıyor. İsrail, radikal örgütlerin eylemlerini gerekçe göstererek Filistin’in üzerinde baskı kuruyor. Türkiye, İslam dünyasında rol model olma iddiasıyla öne çıkıyordu. Uluslararası kuruluşlar da bir bakıma bu coğrafyanın sözcüsü gibi hareket ediyordu. Bu nedenle İslam algısının uğradığı erozyondan muhtemelen en çok biz etkileneceğiz. Yanıbaşımızdaki Suriye, Irak, Yemen gibi ülkelerde güç kazanan cihatçı örgütler Türkiye’nin başını çok ağrıtacak. Bölgeye komşu olduğumuz için risklerimiz artacak, ayrıca Batı’daki İslam karşıtlığı Türkiye karşıtlığıyla birleşerek güçlenecek.

***

İskoçlar, Birleşik Krallık’tan ayrılıp ayrılmayacaklarına eylül ayında karar verecek. Şu sıralarda yapılan kamuoyu yoklamaları ayrılmak isteyenlerin oranının yüzde 45’lerde kalacağını gösteriyor. Sonuç bu seviyelerde olursa İskoçyalılar, tıpkı Galliler ve Kuzey İrlandalılar gibi Birleşik Krallık’ın parçası olmaya devam edecek. Herhangi bir Ortadoğu ülkesinde “Evet” ve “Hayır” arasındaki fark bu kadar az olsaydı taraflar zorla birbirine taleplerini dayatmaya kalkabilirdi. Muhtemelen çatışma çıkardı. Oysa Britanyalılar bu işi sakince konuşarak çözmek istiyor. İngilizlerin, İskoçların ayrılmasına karşı buldukları sloganı da çok beğendim: “Better together”, yani “Birlikte daha iyiyiz!”

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.