Savunmada adam değiş, hücumda eşleşme kovala... Bugün basketbolda giderek yaygınlaşan bir anlayış var: Savunmada pick and roll gördüğünde adam değiş, hücumda ise oluşan eşleşme avantajlarını kullan. Oysa basketbol yıllarca hedge savunmaları, yardımlar, rotasyonlar ve rakibe özel hazırlanan savunma planlarıyla gelişti. Şimdi ise emek isteyen bu detayların yerini çoğu zaman en kolay çözüm alıyor. Üstelik oyundan hem çember koruyucular hem de içeriden oyun kurabilen pivotlar kayboluyor. Savunmada caydırıcı uzunlar azalırken, hücumda pas verebilen ve oyunu içeriden yönlendirebilen uzunlar da giderek daha az tercih ediliyor. Final serisinin ilk maçında iki takım benzer basketbol oynadı.
Savunmada adam değiştirdiler, hücumda eşleşme kovaladılar. Sonunda kazanan, hücumda daha yüksek yüzde bulan taraf oldu. Maçın farkını ise kenar yönetimi yarattı. Beşiktaş koçu daha sakin kaldı, oyuncularının ritim bulmasına izin verdi ve rotasyonlarını daha doğru kullandı. Fenerbahçe tarafında ise erken gelen mola, kenardaki stresli vücut dili ve sık rotasyonlar dikkat çekti. Oyuncular, oyunun içine girmeden kenara geldi. Oysa basketbol bir ritim oyunudur; sürekli değişiklik bazen çözüm değil, sorunun kendisi olur. Fenerbahçe hâlâ Final Four’da yaşadığı sorunların temel nedenleriyle yüzleşebilmiş değil. Sürekli adam değişen savunma, içeride caydırıcı uzun eksikliği, hücumda eşleşmelere aşırı bağımlılık ve oyuncuların ritim bulmasını zorlaştıran rotasyonlar. Oysa gerçek koçluk en kolay çözümü seçmek değil, oyunculara detayları öğretmek ve takımın ritmini koruyabilmektir. Kazanan sadece daha yüksek yüzdeyle oynayan takım değil, aynı zamanda oyuncularının ritmine daha fazla saygı gösteren ve kenarda daha sakin kalan koç oldu. Ancak Fenerbahçe daha kaliteli bir kadroya sahip ve Beşiktaş’ın koçu da her zaman böyle sakin değil.