Emeklinin ‘bloke’ derdi!

16 Nisan 2018, Pazartesi 14:26
AA
Görünen o ki ‘kredizede’ emeklilerin başına şimdi de ‘bloke’ derdi çıktı!
Bu ne demek?
Medyada yer alan bir haberin aşağıdaki özetini okuyunca anlayacaksanız demek…
*
“Malulen emekli bir vatandaş, kredi borcundan ötürü banka tarafından maaşına konulan blokenin kaldırılmasını talep etti. Yerel mahkeme, bankanın tüketici kredisi ve kredi kartı alacağından dolayı, herhangi bir haciz talep yazısı olmadan emekli maaş hesabına bloke konulmasını yasaya aykırı buldu.”
Buldu da olan, bundan sonra oldu.
İşte haberin devamı:
“Banka kararı temyiz etti. Dava dosyasını inceleyen Yargıtay’ın ilgili dairesinin kararında, ‘Kredi sözleşmeleri ve davacıdan alınan ek sözleşmedeki taahhüdü kapsamında davacının, bankadaki maaş hesabına bloke konularak kesinti yapılması haksız şart değildir’ denildi.”
*
Peki, bundan sonra ne olacak?
İşte, yılların hukukçusu Av. Yusuf İlhan Gündüz’ün bu konudaki değerlendirmesi:
Yargıtay’ın ilgili dairesinin bu kararı, emeklinin maaşına bloke konulamayacağı kararını veren yerel mahkemeye geri gidecek. Hakim, karara uyabilir de direnebilir de… Uyarsa, bloke devam eder, direnip aynı kararı verirse, dosya bu kez Yargıtay Genel Kurulu’na gider ve son kararı orası verir.”
Av. Gündüz, bu konudaki sözlerini şöyle sürdürdü:
“Anladığım kadarı ile Yargıtay dairesi bu kararı, bankanın borçluya imzalattığı ek sözleşmede yer alan kesinti ya da bloke kabulüne dayanarak vermiş… Çoğu insanın okumadan imzaladığı o tür sözleşmeler, okunmuş imzalanmış olsa da kanuna aykırıdır. Kanuna aykırı sözleşme ise geçerli olamaz. Mevcut yasalar, ‘Emekli maaşından, nafaka haricinde kesinti yapılamaz’ der. Borçtan ötürü emekli maaşından yapılabilecek kesinti, yine yasaya göre, maaşın dörtte birini geçemez ve bu da emeklinin kabulüne bağlıdır. Çünkü ortada, borçlu da olsa insanların yasalarla garanti altına alınmış, yaşam ve geçim hakları vardır.”
Avukat Yusuf İlhan Gündüz, bu konudaki değerlendirmesini şu hatırlatma ile sonlandırdı:
“Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi, 10 Kasım 2014 tarihli kararının ilanında, banka ile imzalanan tüketici kredisi için yapılan sözleşmenin geçersiz olduğuna, davalı bankaya blokeyle ilgili izin vermiş olsa da, bu muafakatin geçersiz olduğuna, blokenin kaldırılmasının yasa gereği olduğuna dikkat çekmiştir!”
*
Vaziyet böyle…
Sayılarının yüksek olduğu belirtilmekle birlikte, kaç emeklinin benzeri durumla karşı karşıya kaldığını bilemeyiz.
Bildiğimiz, bir insanın bir anda beş parasız kalmasının, hiçbir ihtiyacını karşılayamaz hale gelmesinin çok acı olduğudur.
Yargı kararına elbette saygılıyız. Herkesin de saygılı olması gerektiğini savunanlardanız.
Ancak insan ister istemez düşünüyor:
Şayet emekli maaşı dörtte bir kesinti yapılmak yerine tümüyle bloke edildi ise o vatandaş, bırakın kirayı, elektriği, suyu, doğalgazı, karnını nasıl doyuracak? Nasıl yaşayacak?
Bu durumda insana 36 ayda bitecek borcu yerine 36 ay, 48 ayda bitecek borcu yerine 48 ay hapis cezası verilse sanırım daha iyi olur.
Niye?
Dışarıda açlıktan öleceğine, maaşına kavuşacağı güne kadar içeride tok yaşar diye!
Diyeceksiniz ki;
Şaka mı yapıyorsun?
Diyeceğim ki;
Başka ne yapayım?
 
*
Doğrusu merak ediyorum.
Neyi mi?
Verdikleri kredilere uyguladıkları yüksek faizlerle, müthiş paralar kazanan bankacıların, bir emeklinin maaşına tümüyle bloke koymayı içlerine nasıl sindirebildiğini.
Faiz demişken, söylemeden edemeyeceğim.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sıkça dikkat çektiği gibi, fahişliğin bu kadarı da olmaz!
 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.