İnşallah deyin, inşallah!

23 Temmuz 2018, Pazartesi 14:43
AA

Emekli Rüstem Bey’in, müdavimi olduğu kahvehaneye her girdiğinde duvarındaki takvime bakması garsonu meraklandırır:

“Hayrola Rüstem amca, neye gün sayıyorsun?”

Rüstem Bey şöyle der:

“Bayrama evlat, bayrama...”

Garson sorar:

“Bu ne sabırsızlık! Ne yapacaksın bayramda?”

Rüstem Bey, cevap verir:

“İkramiye alacağım, ikramiye!”

Ardından ekler:

“Keşke 2 yerine, 4 bayram olsaydı.”

*

İşin esprisi bir yana, milyonlarca emekli, bayram için, bayram öncesi alacakları 1000’er lira tutarındaki iki ikramiyeyi ceplerine koyabilmek için yine gün saymaya başladı.

Çoğu emekli, alacağı bayram ikramiyesi ile belki de şimdiye kadar yapamadığını yapıp, küçüğünden-hesaplısından bir kurbanlık kesecek olmanın mutluluğunu yaşayacak.

Evet, geçtiğimiz seçim öncesinde gerçekleştirilen bir ilkle, emeklilere bayram ikramiyesi ödenmesi, çok hayırlı bir icraat oldu.

Dileriz önümüzdeki süreçte, geçmişten günümüze ‘yoksulluk sınırı’ altındaki maaşlarla geçinmeye çalışan fedakar ve de cefakar emeklilerimiz bir kez daha sevindirilir.

Nasıl mı?

En azından düşük miktardaki maaşlara yönelik ayarlama ile… Buna, birkaç yıl önce yapılan ek zammın benzeri ile de diyebiliriz.

Hemen kalkıp da “Bu iş zor! Olmaz” demeyin.

İnşallah deyin, inşallah!

Daha önceki ‘ek zamma’ da daha sonraki ‘bayram ikramiyesine’ de ‘olmaz, olamaz’ diyenler vardı, ama oldu!

Bu neden olmasın?

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.