İşçi ölümleri, kader olamaz!

09 Temmuz 2018, Pazartesi 14:31
AA

Dehşete düşmemek mümkün değil!

Neye?

İş kazalarındaki can kayıplarına!

İşte, 1 aylık bilanço:

149 ölü.

İşte, 6 aylık bilanço:

958 ölü.

Düşünebiliyor musunuz; 182 günde, 958 işçi çalışırken can veriyor.

Bu ne demek?

Türkiye’de 182 günde 958 ailenin her biri, 1 ferdini iş kazalarına kurban verdi demek!

Kimi babasını, kimi kardeşini, kimi kocasını, kimi karısını, kimi çocuğunu!

Olamaz!

İşçinin kaderi, çalışırken ölmek olamaz! Tedbirsizlik sonucu, ihmal sonucu yaşanan ölümler, kaderle bağdaştırılamaz!

*

Büyük bölümünün ‘inşaat sektöründe’ yaşandığına dikkat çekilen ölümlü iş kazalarında, Avrupa birincisi olan Türkiye’nin dünya ülkeleri sıralamasında kaçıncı olduğunu biliyor musunuz?

3’üncü.

Evet, Türkiye, El Salvador ve Cezayir’in ardından dünyanın en fazla ölümlü iş kazası (2017 itibariyle) yaşanan 3’üncü ülkesi!

Ben söylemiyorum, internetteki veriler söylüyor.

*

Bana kalırsa, ülkemizin yeni Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın öncelikli icraatı, işçinin can güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirleri-denetimleri artırmak olmalıdır.

Ve bu konudaki para cezalarını yükseltmek, can yakıcı hale getirmek!

İnşaatında, kazısında, hafriyatında, madeninde gün doğumundan batımına dek alın teri döken işçiyi hem ‘açlık sınırı’ altındaki ücretlerle çalıştıracaksınız, hem de can güvenliğini sağlayacak, onu olası kazada ölümden kurtaracak tedbirleri almayacaksınız!

Yok öyle şey!

Diyeceksiniz ki;

Çalıştırdıkları işçilerin can güvenliği için hiçbir masraftan kaçınmayarak tüm tedbirleri eksiksiz alanlar yok mu?

Diyeceğim ki;

Elbette var! Fazlasıyla var! İyi ki de var!

Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.