Paraya bak, paraya!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sokakta dilenci…

Caddede dilenci…

Üst geçitte dilenci…

Alt geçitte dilenci…

Parkta dilenci…

Durakta dilenci…

Metroda dilenci…

Metrobüste dilenci…

Orada dilenci, burada dilenci, şurada dilenci…

Çoğu da ithal… Erkek, kadın, çocuk!

Yakında her apartmanın kapısında bir dilenci görürsek şaşırmayalım.

Kimsin sen?

“Ailenizin dilencisi!”

İstanbul dilenci cennetine döndü desek, abartı olmaz sanırım.

Diyeceksiniz ki;

Fakire sadaka sevaptır.

Diyeceğim ki;

Peki ya zengine?

Bu ne demek mi?

Aşağıda özetlerini yayınladığım haberleri okuyun anlarsınız demek:

“Türkiye'nin birçok noktasından İstanbul'a adeta dilenci akını yaşandı. Halkın dini duygularını, duyarlılığını sömürerek, ayda 15 ila 30 bin lira arasında kazanç elde ettiği belirlenen "ithal" dilenciler, vatandaşları bezdirdi.”

Bu da bir başkası:

“Zabıta ekiplerinin yakaladığı bir dilencinin üzerinden 28 bin lira çıkarken, bu kişinin yine üzerinde bulunan kendisine ait 5 farklı banka hesap cüzdanında ise toplam 450 bin lirası olduğu tespit edildi.”

Paraya bak, paraya!

Dahası, yazmakla bitmez!

Cebinde 15-20 liranın bulunduğu emekli bir vatandaşın, haline üzülüp avucuna 1 lira bıraktığı dilencinin cebinde, 15-20 bin lira olduğunu, olabileceğini düşünebiliyor musunuz?

Uzun sözün kısası, uzmanların da deyimi ile dilenci sayısındaki patlamanın nedeni, bu işin, tek sermayesi duygu sömürüsü olan çok kazandıran bir ticarete-mesleğe dönüştürülmüş olmasıdır.

En azından dilenenlerin büyük bölümü tarafından!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder