Siyasetteki gerilim, milleti de gerdi!

15 Kasım 2017, Çarşamba 11:15
AA
Doktor Levent:
‘Yetti artık!’
Eczacı Hülya:
‘Yetti artık!’
Mimar Recep:
‘Yetti artık!’
Mühendis Serpil:
‘Yetti artık!’
Avukat İlhan:
‘Yetti artık!’
İktisatçı Leyla:
‘Yetti artık!’
Bankacı Metin:
‘Yetti artık!’
Tüccar Kamil:
‘Yetti artık!’
Memur Ayşe:
‘Yetti artık!’
İşçi,  Mehmet:
‘Yetti artık!’
Emekli Fatma:
‘Yetti artık!’
Diyeceksiniz ki;
Neye yetti artık diyorlar?
Diyeceğim ki;
Türk siyaset tarihinde eşi-benzeri görülmemiş sertlikteki söz düellosuna!
Bu ne demek?

İktidardaki ve ana muhalefetteki politikacıların (bir kısım) son günlerde dozu daha da artan kavgasının siyasette yarattığı gerilim, milleti de gerdi demek!
En azından büyük bölümünü…

Bu satırları kaleme almama neden olan bir değerli okurum bakın ne diyordu:

“Yetti artık! Politikacılar birbirleriyle boğuşacakları yerde ülkenin sorunlarıyla boğuşun! Biz onları, gerilim yaratmaları için değil, gerilimlere son vermeleri için vekil tayin ettik!”
Bu sözlerin benzerini son günlerde her kesimden, her görüşten birçok kişiden duydum. Hepsi de bazı politikacıların birbirlerine, birbirlerinin partilerine yönelik üsluplarını yumuşatması gerektiği görüşünde birleşiyorlardı.

Bize düşen, asillerin (vatandaşın) görüşünü, isteğini, vekillerine iletmek…

Dileriz, politikacılar da ülkenin ve milletin selameti açısından acilen üsluplarına ayar yapmaları gerektiği görüşünde birleşir ve siyaset de toplum da rahat bir nefes alır.

Bunu diliyor, bunu bekliyor ve ekliyoruz:

Eleştiriye evet, hakarete hayır!
 
Sıradaki haber yükleniyor...