Trafik dersi kime lazım?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Trafik dersi, bu ülkede çocuklardan çok, yetişkinlere lâzım! Hatta ehliyet verilmeden önce uydurma özel kurslar değil, ‘Trafik ve İnsan Hayatı’, ‘Trafikte Öfke Kontrolü’, ‘Trafik ve Çocuk’ gibi adamakıllı derslerden oluşan bir eğitim programı uygulanmalı!

Öyle bir ülke düşünün ki; adam şuurunu yitirmiş bir şekilde, içinde ortaokulu öğrencilerinin olduğu okul servisine ateş açabiliyor! Ve öfkeden gözü dönmüş, şuursuz, sorumsuz insanlara ehliyet veriliyor!

Önerimi zenginleştiriyorum: Psikolojik yeterlilik sınavı da yapılsın! Hatta hayat boyu trafikten men cezası uygulansın! Okul servisine ateş açabilecek tıynette birinin birkaç sene sonra tekrar araç kullanması felakete davetiye çıkarmak olur.

Zihniyet, hak ve özgürlükler!

Ülkemizde kadına karşı çok tehlikeli bir hırpalama dönemine girildi. Birtakım adamlar, kadınlara sürekli ‘ayar’ veriyor. ‘Ayar verme’ hakkını kendinde görmenin ilk koşulu ortada bir ‘ayarsızlık’ olduğuna kanaat getirmektir. Bu da ‘kişisel yaşam özgürlüğüne’ müdahaleye girer. Açıklayalım: İnsanlar farklı değer ve ahlâk yargılarına sahiplerdir.

Standart aile kavramında 1 anne, 1 baba ve çocuk/çocuklar vardır ama bazen aileler bu standardın dışında oluşur. Sadece anne/çocuk, sadece baba/çocuk, bazen büyükanneler/büyükbabalar ve çocuk şeklinde vuku bulur. Bu çocuklar; biyolojik çocuklar, evlât edinilmiş çocuklar, resmi veya dini nikâh sonucu dünyaya gelmiş çocuklar olabilir. Bir çocuğun nasıl dünyaya geldiği ile uğraşmak yerine, insanlığın görevi çocukları korumak ve kollamaktır! Ve kimse, nikâhsız da doğmuş olsa bir çocuğun anasına ‘o...pu’ diyemez! Kalkıp bu yönde beyanat veremez!

Ahlak ve dini değerler yönünden ‘tavsiye’ niteliğinde ‘nikâhlı birliktelik iyidir, tercih edilmelidir’ der/diyebilir ve bu, o kişinin konuşma özgürlüğüne girer ama ileri gidip ‘nikâhsız çocuk doğuran o...pu’dur’ derse iş değişir! Kişilerin yaşam özgürlüğüne müdahaleye girer! Hele de ‘Hamile kadınlar sokağa çıkmasın’ diyebilen bir ağızdan çıkarsa; olayın vehameti, düşüncenin sakatlığı, lafın boşluğu ayyuka çıkar!

İşte o zaman anlarsınız bu anlayışın niçin Atatürk Devrimleri’nden nefret ettiğini! Kabul etmek zorunda değiller, onaylamak zorunda da değiller ama nefret suçu işlememek zorundalar! Bu dünyada, kimse kimseyi kendi değerleri ile yargılayamaz. Öteki dünyada da Allah yargılar! Bir kadını hedef göstermek, aşağılamak, dünyaya bir çocuk getirdi diye ‘o...pu’ ilân etmek hem ayıptır hem günahtır hem de kişisel özgürlüklere saldırıdır! Bir adım ötesi nedir? Recm etmek mi? Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti! Kimse unutmasın!

DÜŞÜ GÜLÜŞE DÖNÜŞTÜR


Kendi minik, amacı büyük bir anonsumuz var: Başkent Üniversitesi Sosyal Hizmetler Meslek Topluluğu, Ağrı’daki Zirekli İlköğretim Okulu için sosyal medya üzerinden kampanya başlattı. Kalem, kitap, kıyafet yardımlarını ulaştıracaklar. Kendilerine, kampanyayı gören diğer köy öğretmenlerinden de telefonlar gelmeye başlamış. Sonuçta, kampanya büyümüş. Şimdi Türkiye’nin dört bir yanındaki öğrencilere yardım ediyorlar. Çorbada tuzumuz bulunsun, minikler sevinsin.

2014 bitmeden izlemeniz gereken 10 film

1. Kış Uykusu
2. The Grand Budapest Hotel
3. Nighcrawler
4. Gone Girl
5. Boyhood
6. Whiplash
7. Interstellar
8. The Lunch Box
9. Her
10. İki Gün Bir Gece

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder