Işıl CinmenFlu TV'nin kurucusu İlker Canikligil: Artık herkesin cebinde bir stüdyo var. YouTube'da para değil, içerik önemli
HABERİ PAYLAŞ

Flu TV'nin kurucusu İlker Canikligil: Artık herkesin cebinde bir stüdyo var. YouTube'da para değil, içerik önemli

Flu TV, sıra dışı bir YouTube kanalı. Alternatif bir üniversite gibi dizayn edilmiş... Felsefe 101, Edebiyat 101, Tıp 101, Tarih 101... Ne ararsanız var! Platon'un Mağarası’nı mı merak ettiniz? Dostoyevski hakkında bir şeyler mi öğrenmek istediniz? Doğru nefes almanın yollarını mı keşfetmeye karar verdiniz? Tıklayın, uzmanı anlatsın. Zaten programcıların bir kısmı profesör ve hepsi aykırı tipler. Anlattıklarını eğlenceli, hızlı ve otantik bir şekilde aktarmayı beceriyorlar. Tüm videoların görüntü, ses ve kurgu olarak hayli iyi şartlarda, stüdyoda çekildiğini de eklemeliyim. Yönetmen, eski akademisyen, reklamcı ve içerik üreticisisi İlker Canikligil bu kanalı 2019’da kurmuş, ben yeni keşfettim. YouTube denen özensizlik dehlizi içinde ışıl ışıl geldi bana. Öncesini, sonrasını İlker Canikligil anlatsın.

Flu TVnin kurucusu İlker Canikligil: Artık herkesin cebinde bir stüdyo var. YouTubeda para değil, içerik önemli

Flu TV kendini ‘otantik içerik platformu’ olarak tanımlıyor. Türkiye’deki diğer YouTube kanallarından farkı ne?

Türkiye’deki YouTube, genelde ‘çoluk çocuk’ diye hor görülen bir kitlenin elinde. Maalesef çoğunlukla Amerika’daki formatlara bakıp burada uyguluyorlar; Türk medyasında bu bir hastalıktır zaten. Flu TV başkalarının fikirleriyle ilgilenmiyor. Üç ana unsurumuz var: Fikrin otantik yani özgün olması, samimi olması, çatışması olması. Temel hedefimiz Flu TV’yi Türkiye'nin en kaliteli içerik üreticisi haline getirmek.

İzlerken alternatif bir üniversitedeymişim gibi hissettim...

Kanaldaki çoğu programı üniversite 101 gibi düşünebiliriz; Tıp 101, Tarih 101, Felsefe 101 gibi... Ama bunları yaparken izlenebilir, eğlenceli ve teknik olarak kusursuz olmasına çok önem veriyoruz. Bu da biraz benim reklam yönetmenliği geçmişimden geliyor.

Flu TV’nin hikayesi nasıl başladı?

Dört yıl önce İstanbul Film Akademi’nin bünyesinde ‘Olmaz Öyle Saçma Şey’ adında bir program yapmaya başladık. Sinema ve televizyon alanındaki saçma sorulara saçma yanıtlardan oluşuyordu. Beklediğimizin üstünde bir ilgi olunca programı okuldan ayırmak istedim çünkü başka konular da konuşabilmeliyiz diye düşündüm. Zaten beş para kazanmıyorduk. IFA benimle aynı fikirde olmadı, biz de biraz da şaka olarak FluTV adıyla ikinci bir kanal kurduk. Başta her şey bir şakaydı aslında!

REKLAMCI SEKTÖRÜ SÖMÜRÜR VE ATAR, KALICI BİR KARİYER OLARAK GÖRÜLMEMELİ

Eminim ki reklam yönetmenliği yaparken daha iyi para kazanıyordunuz. Neden YouTube’a kanalize oldunuz?

Para, hayatta sanıldığı kadar belirleyici değil. Reklamcılıkta popüler bir döneminiz olur ve geçer. Reklam sektörü her zaman genç arar, sömürür ve sonra da atar. Kalıcı bir kariyer olarak görülmemeli. FluTV, bugüne kadar yaptıklarımın birleştiği ve dönüştüğü yer gibi… Tamamen özgür olması da en keyifli yanı.

Bu özgürlüğü neye borçlusunuz? Yöntemi ne?

Patreon... Bir projeye destek vermek isteyenler için kurulmuş olan bir platform yani. Örneğin; Flu TV’yi desteklemek isteyenler Patreon’a üye oluyor, 1 dolar bile destek olmak mümkün. Ama tek gelirimiz oradan değil tabii. YouTube izlenmeleri, sponsorlu içerikler de gelir kaynaklarımız arasında

Eğitim düzenine karşı bir tavrınız var duyduğum kadarıyla... 2006’da da Bilgi Üniversitesi’ndeki görevinizden istifa etmişsiniz. Eğitim sistemiyle ilgili sıkıntınızı nasıl anlatırsınız?

Ben Güzel Sanatlar Fakültesi çıkışlıyım. Orada kendine bir hoca seçersin ve usta-çırak ilişkisi içinde deneyerek, yanılarak öğrenirsin. Ama Bilgi Üniversitesi gibi düzenli bir yerde bu iş memuriyete dönüyor. Zaten sinema televizyon alanı, akademisyenliğe çok da uygun değil. Pratikle öğrenilmesi gerek. Sinema her yerde öğrenilir, hele de bugün. Artık herkesin cebinde bir stüdyo var!

PANDEMİ YOUTUBE’U İYİ ETKİLEDİ, ENES BATUR ABONE SAYISINI İKİYE KATLADI

450 bine yakın aboneniz var. Bu iyi bir rakam mı?

Hepsi organik... Bu yüksek bir sayı gibi görünebilir ama örneğin Enes Batur’un sanırım 14 milyon abonesi var, pandemide neredeyse ikiye katlandı. Pandemi tüm YouTube işlerini iyi etkiledi.

Flu TV, birçok programda eski ve yeni kuşağı karşı karşıya getiriyor. Z Kuşağı ile çalışmak nasıl?

Evet, mesela ‘FilmZ’ programını 18 yaşındaki Hava Ulaş’la birlikte yapıyoruz. Kuşaklar arası bir sinema programı bu. Z kuşağı ve X kuşağı olarak atışıyoruz ve çatışıyoruz. Başka alanlarda da 101 külliyatı oluşturup Z kuşağının bakış açısını az da olsa geliştirmek istiyoruz. ‘Çatıdan atlama challenge’ ya da ‘Yüzümüze dondurma sürdük’ gibi videoların dışında da bir YouTube mümkündür. Bunun hayalini kuruyorum. Ama onun dışında Z kuşağı ile çalışmak çok zor!

Flu TVnin kurucusu İlker Canikligil: Artık herkesin cebinde bir stüdyo var. YouTubeda para değil, içerik önemli

TÜRKİYE’Yİ Z KUŞAĞI DEĞİŞTİRECEK

Enes Batur’un sivilcesini sıktığı video 1 milyon izlenince onunla röportaj yapmıştım, sırf anlayabilmek için... Hatta başlık ‘Milyonlarca ergen yanılıyor olamaz’dı. Ama röportajın sonunda yine de onu anlayamadım ve kendi adıma üzüldüm.

Ben Z kuşağını seviyorum. Türkiye’yi onlar değiştirecek, çünkü yedi milyon yeni seçmen geliyor. Bugüne kadarki politik söylemlerle onları ikna edemezler. Eski formüller işlemez. Eski jenerasyonların değer sandığı hiçbir şeyi değer olarak görmüyorlar. Her şey yeniden tanımlanacak.

Sizce önceki kuşaklardanYouTube’da en başarılı olan isim kim?

Bizden önceki kuşaktan YouTube’da en başarılı isimlerden biri Cüneyt Özdemir.

Ama o da eskiden televizyondan kazandığını kazanmıyordur...

O kuşak çok şanslıydı; medyada kazanılabilecek en iyi paraları kazandılar. Bundan sonra Enes Batur olmadıkları sürece o paraları kazanma ihtimalleri yok. Bir takım insanlar YouTube’dan çok kolay para kazanıyor ve kazanacak. Bu arada bakmayın Enes Batur da aslında zor bir iş yapıyor. Her gün bir şeyler üretmek kolay değil. Sivilceni bile sıksan bir gün tükenirsin.

YA ÇOK SEMPATİK YA ÇOK İTİCİ OLMALISIN

Başarısını kabul ediyorum sadece izlenenin ne olduğunu anlamamak canımı sıkıyor.

Bu işi askeri disiplin içinde yapanlar her zaman para kazanır. Bunun yanında ekrana çıkacak kişi ya çok sempatik ya da çok itici olmalı. Bir çekiciliği olmalı. Şu ya da bu şekilde kitleleri tutabilmek önemli.

Birçok kişi Flu TV’de ‘Yazar Burada Ne Demek İstemiş’ programını yapan Aytuğ Akdoğan’ı da itici buluyor.

Evet, hatta onu kanala aldık diye bize tepki gösteren çok oldu. Okan Bayülgen için de, “Nefret etmekten hoşlandığım adam” yakıştırmasını yaparlar. Aynı şey… Nefret objesi olmak da aslında bir cazibedir. Ama “Her ne pahasına olursa olsun izleneyim” derseniz kötü bir çukura düşersiniz. Benim tek ölçütüm kendimim! Ben izlemek istemiyorsam o programı yapmayız.

MEŞHUR BİRİNE PROGRAM YAPTIRMAK BANA MANASIZ GELİYOR, KENDİ STAR’LARIMI ÇIKARMAYA ÇABALIYORUM

Burası Flu TV’nin stüdyosu, kanalın tüm videoları burada çekiliyor. Ekipmanlarınız hayli iyi ve buranın gideri çok. Diğer YouTube kanalları gibi evin bir köşesinde de bu videoları çekebilirdiniz. Neden stüdyo kurmayı tercih ettiniz?

Türkiye’deki özensizlik ve şark kurnazlığı tavrından çok sıkıldım. Burada benim ‘göçebe kültürü’ dediğim bir durum var; çadırda iş bitirmek gibi... Bunu sevmiyorum. Çalışanlarımıza özel sağlık sigortası yaptık, bonus veriyoruz. Etrafımdaki herkesin mutlu olmasını istiyorum. Mutlulukla yapılmayan işten hayır çıkmaz. Tabii bu kalite bize para kaybettiriyor. Her şeyi beşte biri paraya yapabilirdik ama o yola gitmiyoruz.

Kanalda ‘ünlü’ sayılabilecek kimsenin olmaması bir tercih mi?

Evet. Bu işin ezber modu meşhur kullanmaktır. İlber Ortaylı’ya program yaptırırsan sponsorlar kendi gelir ama bu bana manasız geliyor. Star ithal etmektense kendi starlarımı çıkarmak için çabalıyorum. Bu arada hiç reklam basmıyoruz. İzlenme sayılarının hepsi organik. “Kanalımıza üye olun, bla bla…” gibi duyurular da yapmıyoruz. Bunu demeyen tek kanal biz olabiliriz. Klasik reklam kuralları da burada geçerli değil. Kısaca sapına kadar bağımsızız. Çıkar çatışması varsa o işe girmiyoruz.

Stajyeriniz de program yapıyor, değil mi?

Evet. Duygu Uysal, 22 yaşında. Stajyer olarak gelmişti ve şimdi kendi programını yapıyor. Flu TV, Türkiye’de çalışmak için en iyi yerlerden biri olabilir ama seneye hâlâ var olur muyuz, bilmiyorum! Dediğim gibi beni asıl heyecanlandıran kendini göstermeye fırsat bulamamış insanları ortaya çıkarmak.

YANLIŞ ZAMANDA DOĞMUŞUM, KEŞKE BENİM ZAMANDA BUNLAR OLSAYDI!

Siz üniversite çağında olsaydınız Flu TV size ne katardı?

Ben yanlış zamanda doğduğuma inanıyorum. Keşke benim zamanımda bunlar olsaydı! İnanılmaz bir şans bu. Video çekiyorsunuz ve insanlar seyrediyor! İnternet ve YouTube, birçok amaç için kullanılabilecek müthiş bir araç. YouTube, Google’dan sonra dünyanın en büyük ikinci arama motoru oldu. Eskiden bir televizyon kanalı kurmak için milyonlar gerekirdi, şu anda 25 bin dolara iyi bir YouTube kanalı kurabilirsiniz veya 10 bin liraya daha kötü bir kanal da kurabilirsiniz. Ya da sadece cep telefonunuzla bir kanal kurabilirsiniz. Para, işin en önemli belirleyicisi olmaktan çıktı. Artık içerik önde. Parlak bir gelecek bizleri bekliyor!

Başka ne eklemek istersiniz?

Kanalımıza abone olun! Haha!

FLU TV’Yİ İZLEMEYE BURADAN BAŞLAYIN

  • Olmaz Öyle Saçma Şey
  • Olmaz Öyle Saçma Felsefe
  • Boş Modern Sohbetler
Sıradaki haber yükleniyor...
holder