Türkiye'nin en yalnız gezgini Cenk Demirgüç, dünyayı karavanına sığdırdı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

O, Türkiye’nin en yalnız gezgini, aynı zamanda maceraperest bir fotoğrafçı. Aslında içine doğduğu hayat ondan bir iş insanı yaratmak için hayli uğraşmış. Varlıklı bir aile, ailenin tek çocuğu olma sorumluluğu, başına geçmesi beklenen bir şirket, yurt dışı eğitimleri ve bolca para… Ama Cenk Demirgüç bunların hepsini elinin tersiyle itip kendini yollara vurmuş. Dünyayı karavanına sığdırmış, yanına sadece bir tripot ve fotoğraf makinesi alarak 80 günde 18 bin kilometre yapmış. Herkesi geride bırakıp tek başına yola çıkmış, macera dolu yeni hayatına böylece başlamış.

Tek başına dünyayı dolaşıyorsun. Yalnızlık nasıl?

Bazen “Beni deli mi öptü? Tek başıma ne yapıyorum?” dediğim oluyor. Bazen çok yoruluyorum ama hiç geri dönmedim. İnsanlar benden ilham alarak korkularını yensinler ve dünyaya başka türlü baksınlar istiyorum. Dünya oturduğumuz mahalleden, yaşadığımız şehirden, doğduğumuz ülkeden ibaret değil. Dünya çok büyük, muazzam güzellikleri olan bir yer… Hem gittiğim her yerde benim gibi yola çıkan insanlarla tanışıyorum.

Seni tanıyalım…

37 yaşındayım. Bilgi Üniversitesi’nde Uluslararası Finans okudum. Sonrasında kimyasal hammadde distribütörü olan aile şirketimde çalışmaya başladım. Ama mutlu olamadım ve fotoğraf çekmeye başladım. Zamanla bu da tek başına yetmemeye başladı… Kendimden bir karakter yaratmak istedim ve arabaya atlayıp tek başıma yola çıktım.

Türkiye plakasıyla İzlanda sınırından geçen ilk kişi oldun. Neden İzlanda’yı seçtin?

İnanılmaz bir doğası ve gizemi olduğu için… İstanbul’dan dolaşa dolaşa 18 bin kilometre yapıp 80 günde İzlanda’ya vardım. 150 bin nüfusu var. Az insan çok doğa, tam istediğim gibi. Kuzey Işıkları’nı, balinaları, yanardağları, fokları çok merak ediyordum. Gerçek bir hayatta kalma savaşı verdim. Çok soğuktu. Bir hafta banyo yapamadığım oldu.

BİR FOTOĞRAF KARESİ İÇİN İNANILMAZ PARALAR HARCIYORUM

Gideceğin yerleri nasıl seçiyorsun?

Popüler yerlerden uzak duruyorum. Paris, Londra, Amsterdam’dan ibaret değil yeryüzü... İtalya’da Como Gölü dışında bir sürü muazzam göl var! Ben pek bilinmeyen ve iyi fotoğraflanmamış yerleri seçiyorum.

Nereleri gezdin?

Tek başıma seyahat etmeye iki yıl önce başladım. İsviçre, Almanya, İngiltere, Avusturya ve İtalya’nın her metrekaresine ayak bastım. Alpler’in ve Faroe Adaları’nın her karışını dolaştım. Amerika ve Meksika’yı büyük ölçüde tamamladım. Ürdün ve Dubai’nin çöllerinde kaldım. Instagram profilimi belgesel tadında tasarlıyorum ve bir fotoğraf karesi için inanılmaz paralar harcıyorum.

Sponsorun var mı?

Kimse de sponsor ya da destek olmadı. Kendi küçük dünyasını anlatan sözde influencer’lara binlerce lira ödüyorlar, üstelik çoğunun takipçisi sahte. Ben cipimi her türlü arazi koşuluna uygun donatıp arkasına Crawler marka Kmp 190 karavan taktırdım ve dünyanın görülmemiş yerlerini insanlara gösteriyorum. Ama dijital ajansların ilgisini çekmiyor…

TÜRKİYE’NİN GİZLİ HAZİNELERİNİ GÖSTERECEĞİM

2020’de ne yapmak istiyorsun?

Arabayla Cebelitarık’tan geçip Fas’a inmek istiyorum. Moğolistan tarafını da gezmek istiyorum. Bir de bu yıl Türkiye’nin çok bilinmeyen yerlerini gezeceğim. Karadeniz, Kapadokya, Pamukkale, Kars, Mardin buzdağının sadece görünen kısmı; Türkiye’de pek bilinmeyen o kadar güzel yerler var ki... Ciddi bir araştırma yapıp Türkiye’nin az bilinen

20 yerini seçeceğim. Yedi bölgeye dağılmış bu yerlere arabamla gideceğim. Hem yerli hem de yabancı turistlere Türkiye’nin gizli hazinelerini göstereceğim.  

BEN YAŞAMAK İSTEDİM PARALARIN İÇİNE GÖMÜLMEK DEĞİL

Varlıklı bir aileden geliyorsun ve tek çocuksun. Normalde şirketi devralman gereken yaşta kendini yollara attın. Bu kararı aldığın güne gelelim. Ne oldu da bu maceraya atıldın?

Bir günde olmadı. Sallabaşı al maaşı yaşıyordum. Neredeyse tüm arkadaşlarım evlendi ve çocuk sahibi oldu. İstanbul giderek kalabalıklaştı ama ben doğa insanıyım. İki yıl önce şehir yaşamı beni bunaltmaya başladı. Altımda Porsche, Bebek’te dolanırken, günümü gün ederken varoluşsal bir krize girdim. Ruhumu kurtarmak için yola çıktım, kendimi dünyanın kollarına bıraktım.

Neden arabayla gezmeyi seçtin?

Uçakla giderken sadece hedefe varıyoruz, oysa güzel olan yol. Ben yola çıkmak, insanlara başka bir dünya göstermek istedim. Yolda kendime, ruhuma iyi gelen küçük mucizeler yaşıyorum. Üstelik sadece gezgin değilim. Gezerken üretiyorum; fotoğraf çekiyorum.

Ailen her şeyi bırakıp kendini dünyaya atmana ne tepki verdi?

Rahatımı neden kaçırdığıma anlam veremediler ama engel de olmadılar. Ben yaşamak istedim, paraların içine gömülmek değil. İç dünyamın özgürlüğünü dışa vurdum. Çevremdeki herkes de sonunda buna saygı duydu.

Bu çabanın kaynağı ne?

Türkiye’nin kaymak tabakasından geliyorum. Elimde puroyla Bahamalar’da takılmayı ben de bilirdim ama oralara gitmek bana hiçbir şey katmadı. İnsanlara kendi iç maceralarına çıkmaları için öncülük etmek, daha anlamlı bir şeyler yapmak istiyorum.

KORKUDAN BACAKLARIM TİTRİYORDU

Seyahat etmek ne gibi korkularınla yüzleşmeni sağladı?

İzlanda’nın yaylarında tek başıma deniz gibi nehirlerden geçtim. Etrafta kimseler yoktu. Sonsuzluğun içinde gibiydim. Araba orada saplansa beni kimse bulamazdı, telefon da çekmiyor. İlk defa orada bacaklarım korkudan titredi. Hedefime ulaştığımda müthiş bir sis vardı ve tek kare fotoğraf çekemeden aynı yolu geri döndüm. Bu evrenin bana çok da komik olmayan bir şakasıydı. Ama bir şey öğretti… İnsan nerede olursa olsun tek başına hayatta kalabilir.

Ya en keyif aldığın an?

İzlanda’da öyle büyülü bir yanardağ var ki; Maelifell. Kapkara kumun içinde yükselen yemyeşil bir yanardağ… Oraya ulaşabilmek için arabayı parçaladım ve hiç pişman değilim. Bugüne kadar gördüğüm en büyülü manzaraydı. Hayatın ve hayatımın anlamını aradığım yolda karşıma çıkan güzellikleri hayret ve hayranlık içinde sindirdim.   

Yol boyunca aşık oldun mu?

Mikonos’ta tanıştığım Avustralyalı bir kız arkadaşım vardı. Ona Avustralya’dan İzlanda’ya yanıma geldi, beş gün benimle kaldı. Yalnız olmaya o kadar alışmışım ki, anlaşamadık.

Yerlilerle vakit geçirmedin mi?

Ben genelde dağlardayım. Dağ bayır geziyorum hep. Tripot’umu kurup fotoğraflarımı çekiyorum. İçe dönüşümü ve kendi evrenimi keşfederken yanımda başka birinin sesini duymak istemiyorum sanırım. Yaptığım tek şey dağ tepe derviş gibi yürümek ve fotoğraf çekmek…

CENK’İN TOP 3’Ü

Kuzey İtalya/Dolomit Dağları

İzlanda’nın her köşesi

Ürdün/Petra

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder