Avrupa’nın merkezinde yer alan ve uzun yıllar yüksek yaşam standartlarıyla anılan şehirlerde bile artık uygun bir konut bulmak ciddi bir sorun haline geldi. Artık barınma bir hak değil, neredeyse bir lüks… Eurostat verilerine göre 2015’ten 2025’e konut fiyatları Avrupa Birliği genelinde yüzde 60,5 oranında arttı. Bu artış özellikle gençleri ve düşük gelirli kesimleri vuruyor. Büyük şehirlerde yaşayanlar için “ev” artık yaşanacak bir yer değil, yatırımcıların elinde bir kazanç aracına dönüştü. Eşitsizlik büyüyor, sosyal huzursuzluk derinleşiyor… Avrupa Konseyi bile barınma krizinin artık sadece sosyal değil, ekonomik bir mesele haline geldiğini vurguluyor. Kısa dönemli kiralamalardaki artış, krizin önemli nedenlerinden biri olarak görülüyor. Bu tablo karşısında Brüksel, yeni adımlar atmaya hazırlanıyor. Avrupa Komisyonu, kısa dönemli kiralamaları, yani Airbnb gibi platformları, AB genelinde ortak kurallarla düzenleyecek bir yasa taslağı üzerinde çalışıyor. Plan yalnızca turistik kiralamaları sınırlamayı değil, sosyal konut yatırımlarını artırmayı ve kullanılmayan
AB fonlarını bu alana yönlendirmeyi de içeriyor.
Pek çok Avrupa şehrinde kiralama platformları, kent merkezlerinde yerli halkı dışlayarak fiyatları yukarı çekiyor. Artık şehirler, kendi vatandaşlarına ev bulamıyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in aralık ayında açıklaması beklenen bu “uygun fiyatlı konut paketi”, kıtanın konut politikalarında bir dönüm noktası olabilir.
Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri Barselona. Şehrin belediye başkanı Jaume Collboni, geçtiğimiz günlerde 2028’e kadar 10 binden fazla turistik kiralama ruhsatını iptal edeceklerini açıkladı. Amaç açık: Kent merkezinde ev bulamayan yerel halkı korumak ve konut fiyatlarını dizginlemek. Barselona 2014’ten beri yeni kısa dönemli kiralama ruhsatı vermiyordu, ancak yine de Airbnb gibi platformlar aracılığıyla turistlere kiralanan ev sayısı arttıkça kiralar da fırladı. Şimdi şehir yönetimi, “önce kent sakinleri” diyerek önceliği yeniden toplumsal dengeye veriyor. Son yıllarda biz de benzer bir hikâyeyi İstanbul’dan İzmir’e, Antalya’dan Muğla’ya kadar uzanan geniş bir hatta yaşıyoruz. Bazı semtlerde kısa dönemli kiralamalar hızla artarken, yerel halk adeta şehir dışına itiliyor. 1 Ocak 2024’ten itibaren yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemeyle 100 günden kısa süreli kiralama yapılacaksa, ev sahiplerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan “Turizm Konutu Belgesi” alma gerekliliği gibi bazı kısıtlamalar ve zorunluluklar getirilse de kayıt dışılık oldukça fazla. İstanbul’un Cihangir’i, Kadıköy’ü; İzmir’in Alsancak’ı, Alaçatı’sı birer “turist semti” haline gelirse, o şehirlerin ruhu kaybolur. Turizmi güçlendirmek önemli ama bunu isterken aynı zamanda yerel yaşamı ve sürdürülebilir kent düzenini de korumak zorundayız.
Avrupa bu gerçeği geç fark etti, şimdi bedelini ödüyor. Bizim de geç kalmadan hatırlamamız gerekiyor. Özellikle kısa dönem kiralamalarla ilgili daha net, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir düzenleme şart gözüküyor…
HAYALİMİZDEKİ ROBOTLAR GÖREVE GELDİ!
Evde insansı robot çağı resmen başladı. Norveç merkezli robotik firması olan 1X’in, NEO adını verdiği insansı robotu evi süpürüyor, çamaşır katlıyor, raf düzenliyor, evi toparlıyor, verdiğiniz bütün görevleri yapabiliyor. Eğer bir işi henüz bilmiyorsa bile eğitim modu sayesinde zamanla o işi öğrenebiliyor. Gerçek ev ortamlarından toplanan verilerle eğitilen bu robotlar, kapıları açabiliyor, eşyaları getirebiliyor veya ışıkları kapatabiliyor.
168 cm boyunda ve yaklaşık 30 kg ağırlığında olan NEO, 70 kg kaldırma ve 25 kg taşıma kapasitesine sahip. 4 saatlik de şarj süresi var. Şirket, bu modeli “şimdiye kadar yapılmış en güvenli, en yetenekli ve en uygun fiyatlı insansı robot” olarak tanımlıyor. Fiziksel görevlerin ötesinde NEO, içinde yer alan büyük dil modeli (LLM) sayesinde ekran gerekmeden konuşabiliyor ve bağlama uygun şekilde tepki verebiliyor. Ses zekası özelliği ile yalnızca doğrudan hitap edildiğinde dinlemesi sağlanmış. Görsel zeka özelliği ise nesneleri tanıyıp yorumlamasına olanak tanıyor.
Örneğin mutfak tezgâhındaki malzemeleri fark edip, yemek tarifi önerebiliyor.
NEO, önceki konuşmaları, alışveriş listelerini ya da doğum günlerini hatırlayabiliyor ve zamanla kullanıcıya daha uygun şekilde tepki veriyor. Yani firmanın iddiasına göre NEO sadece bir yardımcı değil, sürekli öğrenen bir dijital ev arkadaşı. Denemek isterseniz aylık 500 dolara kiralayabilir ya da 20 bin dolara satın alabilirsiniz. İlk teslimatlar 2026’da ABD’de, uluslararası pazarlarda ise 2027’den itibaren başlayacak.Bu gelişmeleri takip ettikçe Robin Williams’ın rol aldığı ve bir ev robotunun yaşamını anlatan 1999 yapımı Bicentennial Man filmi gerçeğe mi dönüşüyor diye düşünüyorum. Filmde sıradan bir robotun zamanla zihinsel ve fiziksel olarak insana dönüşmesi anlatılıyordu. NEO da bu yolda atılan ilk adım olabilir mi?
