Işınsu Kestelli Bizde neden olmasın?
HABERİ PAYLAŞ

Bizde neden olmasın?

Tüm dünyada, çalışma şekillerinde ufak ufak dijital bir devrim yaşıyorduk. Pandemiyle birlikte uzaktan çalışma, uç bir fikirden bir anda birçok insanın gerçeğine dönüştü. Birçok çalışanın yeni özgürlüklerinden vazgeçmek istememesi uzak ve esnek çalışmadaki eğilimleri hızlandırdı ve güçlendirdi. Bu eğilimlerin bir alt kümesi olarak dijital göçebelik de artış gösterdi. Dijital göçebelikte beklenen güçlü büyüme önümüzdeki yıllarda milyonlarca insanın sadece sevdiği işi yapmasının yanı sıra istediği yer ve zamanda yapmasına da olanak sağlayacak.

Hırvatistan’da özellikle ofise geri dönmek istemeyenler için yani dijital göçebelere yönelik bir köy kurulmuş. Hırvatistan zaten, pandemi ile birlikte hızlanan ve güçlenen dijital göçebe yaşam tarzını hemen fark etmişti. Özellikle ofisi geride bırakmak isteyen dijital göçebeleri hedefine almıştı. İşte bu köyün olduğu Zadar, bir liman kenti... Burayı; “Gelişen pazarlar, pırıl pırıl kumsallar ve bulabileceğiniz taze deniz ürünleri ile dinlendirici bir yaz tatili için mükemmel bir yer olarak” tanımlıyorlar.

Avrupa’nın en büyük seyahat noktalarından biri olarak Hırvatistan, pandemi boyunca ekonomilerini ayakta tutmak için dijital göçebelere ayrıca güvendi. AB dışında, bir yıl boyunca gelir vergisi ödemeden kalmalarına izin veren özel vizeler hazırlandı. Birçok şirketin, pandemi sonrasında hibrit çalışma modeliyle yoluna devam edeceği bir gerçek. Artan dijital göçebelikle bu köylerin sayısı da artacaktır. Neden Ege kıyıları için de bu düşünülmesin?

ŞEHİRLERİMİZ YILBAŞI RUHUNA BÜRÜNSE

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın bir açıklamasını okudum. Bu sene 18 Aralık’ta başlayacak etkinliklerle, 15 gün boyunca, “Bodrum Yılbaşı Partisi” düzenleyeceklerini söylüyor ve tüm Türkiye’yi Bodrum’a davet ediyor. Üç meydanda kurulacak üç büyük sahnedeki konserlerle, buz pateni pistleriyle, hediye eşya satacak stantlarla, ışıklarla, süslerle rengarenk ve capcanlı olacak Bodrum.

İki yıldır süren pandemiden sonra biraz kendimize gelmemiz için çok güzel bir etkinlik olacak. Bunun yanında Bodrum turizmini kış ayında da hareketlendirmek için güzel bir adım atılmış. Aslında tüm şehirler biraz süslense hepimize yeter. Kalabalıkları, ışıl ışıl caddeleri, sokakları çok özledik. İnsan ışıklar altında, süslenmiş, renklenmiş sokaklarda yürürken kendini çok daha iyi hissediyor. “Yeni yıl ruhu” dediğimiz şey hepimize iyi geliyor...

GENÇ KUŞAK TELEVİZYON İZLEMİYOR MU?

Televizyon İzleme Araştırmaları Anonim Şirketi’nin araştırmasına göre, Türkiye’de 2020 yılında kişi başı günlük ortalama 4 saat 58 dakika ile en fazla televizyon izleme İzmir’de gerçekleşti. En az izleme oranı 4 saat 12 dakika ile Ankara’nın olsa da, verilerdeki yakınlık televizyon izlemeyi çok sevdiğimizi gösteriyor.

İstatistikler ayrıca Türkiye’nin televizyon izleme süresinin dünya ortalamasının üzerinde seyrettiğini de gösteriyor. Televizyonu en büyük, hatta tek eğlence aracı olarak görmemizin nedenleri çok değil aslında ve bunları az çok hepimiz biliyoruz. Bu nedenlere bu sene, pandemide evde çok fazla vakit geçirmemiz de eklendi. Ama yine de bir önceki yıla göre artış çok büyük değil.

Araştırma sonuçlarının tek şaşırtan kısmı ise dijital platformlarda daha çok vakit geçirdiğini düşündüğümüz gençlerin aslında televizyondan kopamadıkları. Ülkemizde 15-34 yaş grubunun ortalama televizyon izlemesi 3 saat 37 dakika ve önceki yıllara göre 19 dakika artış göstermiş. Bu yaş grubunun dünyada da izleme oranı 6 dakika artarak 2 saat 54 dakika ortalamaya ulaşmış. “Genç kuşakların televizyon izleme oranı düşüyor” şeklindeki kanaat çok da gerçeği yansıtmıyor gibi...

Sıradaki haber yükleniyor...
holder