Bu nasıl iyi hal!

AA

Ülke olarak her hafta bir ya da genellikle birden çok kadının dramına tanıklık ediyoruz. Ne var ki bizimki sessiz tanıklık. Karakola gidip ifade vermemiz gerekmiyor. Zanlının yakalanmasına da bir katkımız olmuyor. Sadece izliyor ve kahroluyoruz. Ve üzüldüğümüzle de kalıyoruz.

Ta ki sıra bir sonraki kadına gelene kadar... Geçen hafta sıra Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Müzik Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi, 20 yaşındaki balerin Ceren Özdemir’indi ne yazık ki... Ne eşi, ne sevgilisi, ne bir yakını, ne de aşkına karşılık alamayan bir serseri tarafından öldürüldü Ceren...

Hepsi olabilirdi ama o sadece yere yıkabileceği zayıf bir kurban arayan, cezaevi kaçkını bir psikopatın kurbanı oldu. İşte tam bu noktada da adalet sistemimizin adaletsizliği ortaya çıktı. 35 yaşındaki katil Özgür Arduç’un sabıka dosyasında cinayete teşebbüs, hırsızlık, yaralama, uyuşturucu kullanmak ve uyuşturucu ticareti gibi 12 ayrı suç bulunuyordu.

2005 yılında, 12 yaşındaki bir çocuğu öldürmüş, hüküm giyerek cezaevine konmuştu... Salıverilmesine yedi yıl kala da ‘açık cezaevine geçme’ hakkını kullanmıştı. Arduç, nakledildiği Rize Kalkandere Yarı Açık Cezaevi’nden kaçtı. Kısa süre sonra yakalanarak bu kez Ordu Kapalı Cezaevi’ne kondu. Ancak yeniden yakalanmasının üzerinde altı ay bile geçmeden, her nasılsa ve yine iyi halden bir kez daha açık cezaevine yollandı. Ve bir kez daha kaçıp sevgi dolu bir genç kızı, Ceren’i katletti.

Açık cezaevine geçmek için torpili var desek; değil. Kimi kimsesi yok Özgür Arduç’un... O sadece adalet sisteminin adaletsizliğinden faydalanan biri... Ve tescilli bir suç makinası... Oysa adil bir adalet sisteminin, suçluyu hak ettiği gibi cezalandırması, ceza çektiği süre içinde ıslah edilmesi için uğraşması, ıslah olmuyorsa onu masumlardan uzak tutması gerekiyor. Yeni acıların yaşanmaması için caniyi kurbandan uzak tutamayan bu sistemi sorgulamamızın vakti geldi de geçiyor.

11 AYDA 430 KADIN

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun verilerine göre 2013 yılında 237, 2014 yılında 294, 2015 yılında 303, 2016 yılında 328, 2017 yılında 409, 2018 yılında 440 kadın öldürüldü. 2019’un ilk 11 ayında da en az 430 kadın öldürüldü. Sadece Kasım ayında cinayete kurban giden kadın sayısı ise 39 oldu...

Bu kadınlardan 11’inin kim tarafından öldürüldüğü tespit edilemedi, 11’i evli oldukları erkek, 2’si eskiden evli olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 4’ü babası, 3’ü akrabası veya tanıdığı, 2’si oğlu, 1’i kardeşi, 4’ü de birlikte olduğu erkek tarafından öldürüldü. Durum bu kadar vahim ve çözüm için artık herkesin, daha da geç kalmadan elini taşın altına koyması gerekiyor.

YÜRÜYÜŞE DAVET

Bugün saat 14.00’te, kadına yönelik şiddete dikkati çekmek ve yaşanan acılara isyan etmek için Cumhuriyet Meydanı’ndan Gündoğdu’ya yürüyoruz. Başkanı olduğum Turuncu Dernek tarafından organize edilen bu yürüyüşe duyarlı tüm İzmirlileri davet ediyorum. Unutmayın; siz yoksanız biz bir eksiğiz.

Sıradaki haber yükleniyor...