Canınıza sahip çıkın

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçen hafta koronavirüs tehdidinin ciddiyetine dikkati çekmiş ve sorumluluğun hepimizde olduğunu vurgulamıştım. Ne de olsa insanlar belirlenen kurallara uymadıkça devlet ne tedbir alırsa alsın salgının yayılmasının önlenemeyeceği gayet açıktı. İran, İtalya, Fransa, İspanya ve diğer pek çok ülkede benzer sorunlar yaşandı. Uyarılara riayet edilmedikçe salgının etkisi katlandı.

Ülkemizde de ilk başlarda pek umursayan yoktu doğrusu. Çok şükür ki Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, salgın hakkında toplumu düzenli olarak bilgilendirdikçe riskin ne kadar büyük olduğu herkes tarafından anlaşılmaya başlandı. Sokaklar her geçen gün biraz daha boşalıyor.

Evinden çıkanların sayısı hızla azalıyor. Evet, hayatımız sınırlanıyor ama bu sınır belki de yüzlerce insanın canını kurtaracak. Bu nedenle lütfen boş vermeyin... Ne sizin ne de sevdiklerinizin hayatı boş verilecek bir konu değil. Lütfen, canınıza ve canlarınıza sahip çıkın.

İşsizlik tehlikesi

Yine geçen haftaki yazımda, salgının yaratabileceği ekonomik sorunlardan bahsetmiştim. Özellikle küçük ve orta boyutlu işletmeler ile esnafın bir bölümü ciddi anlamda sıkıntı yaşamaya başladı bile. Siftahsız kapanan binlerce, on binlerce işyeri var.

Para kazanılamıyor ama ödemeler de durmuyor. Olayın sosyal anlamda yeni krizleri tetiklememesi adına açıklanan ilk ekonomik destek paketinin bazı ek paketlerle desteklenmesinde sonsuz fayda olacağına inanıyorum. Bekleyip göreceğiz.

Binlerce kez teşekkürler

Modern dünyanın daha önce hiç yaşamadığı türden bu kâbusun bir de kahramanları var. Neredeyse hiç uyumadan çalışan, çoğu zaman kendi maskesini, dezenfektanını kendi parasıyla almak zorunda kalan sağlık çalışanları. Türkiye, her akşam saat 21.00’de, balkonlarına çıkıp onları alkışlıyor ve insanlar minnettarlıklarını dile getiriyor.

Çok ama çok güzel bir teşekkür yolu ama bence biraz eksik. Bu krizin diğer kahramanlarını da unutmamamız gerekiyor. İnsanlara ilaç ve malzeme yetiştiren, onları bilgilendiren eczacılar ve ecza depolarında durmaksızın çalışanlar var. Güvenliğimizi sağlayan polisler, bekçiler, askerler var.

Her sabah taze ekmek çıkartan fırınlar var. Kepenk indirmeyen marketlerin çalışanları var. Bakkallar, tekel bayileri var. Toplu ulaşımda hizmet veren şoförler, taksiciler var. Boşalan rafları doldurmak için çalışan, üreten işçiler var. Onlara da hem kendi adıma hem de sizlerin namına binlerce kez teşekkür ediyorum.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder