Dünya küçük bir köy

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Okçuluk antrenörü idealist bir baba, çalışkan ve hedefleri olan bir çocuk, yıllar süren geceli gündüzlü çalışma, sarf edilen onca emek... Tüm bunlar, genç ve başarılı sporcumuz Mete Gazoz’un Tokyo Olimpiyatları’ndan altın madalya ile dönmesiyle neticelendi... Daha doğrusu bizler neticelendiği sanıyorduk. Aynı esnada, dünyanın bir başka köşesinde, ünlü bir yazar, yeni kitabında, okçu olan hayali bir kahramana hayat veriyordu. Bu isim, “Simyacı” başta olmak üzere eserleri 170 ülkede, 83 dilde yayımlanan ve kitaplarının satış adedi 320 milyon geçen Brezilyalı yazar Paulo Coelho’dan başkası değildi...

Cuma günü, sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki kişisel hesabından bir video yayınlayan 74 yaşındaki yazar, son kitabının Türkçe baskısını eline alarak, “Mete Gazoz, bu kitabı ilk olarak sana adıyorum. Senin gibi bir okçuluk dehasına kendi okçuluk eserimi sunuyorum. Bu sayede hayatlarımızı daha iyi anlayabiliriz.” ifadelerini kullandı. Paulo Coelho, önceki kitaplarındaki gibi bir arayış öyküsünü ele aldığı Okçu’nun Yolu (The Archer) romanında Tetsuya adlı okçunun hayatına odaklanıyor.

Romanda, ülkesinin en mahir okçusu olan Tetsuya, mütevazı bir marangoz olarak yaşamını sürdürmekteyken, bir gün uzak diyarlardan gelen bir başka okçu ona meydan okur. Tetsuya, bu meydan okumayı kabul ederek okçuluk felsefesini hem yabancı okçuya hem de köyün delikanlılarından birine aktarır... Yani tıpkı Mete’nin olimpiyatlarda imza attığı büyük başarıylagençlere örnek olduğu gibi...

Özetle; bir yanda gencecik bir sporcu, diğer yanda dünyaca ünlü bir yazar... Biri Türkiye’den, diğeri Brezilya’dan. Ve bu iki ismin yolları aynı idealde kesişebiliyor. Ne de olsa doğru yolda yürümesini bilenler için dünya hâlâ küçük bir köy.

TURİZM GERÇEĞİ

Ocak-Ağustos döneminde Türkiye’ye gelen toplam ziyaretçi sayısının 15 milyon 901 bin 147olduğu açıklandı. Turist sayısı COVID-19 salgınının etkisinde geçen bir önceki yıla göre yüzde 94 oranında arttı. Bu açıdan bakılınca önemli bir başarı söz konusu. Ama bir de madalyonun diğer yüzü var.

Gelen turist sayısı, pandemi öncesi dönem ile karşılaştırıldığında, 8 aylık toplam ziyaretçi sayısının 2019’a göre yüzde 77 oranında düştüğünü görüyoruz. Bacasız sanayi olan ve cari açığın dengelenmesinde kilit rol oynayan turizmin, eski performansına ulaşması ülke ekonomisi açısından son derece önemli. Umarım 2022 yılı, turizmde 2019’da elde ettiğimiz rekorları geçeceğimiz görkemli bir dönem olur.

GİRİT EZME!

İşim gereği sık sık dışarıda yemek yiyorum. İzmir, İstanbul ya da Antalya’da bir balıkçıya gittiğimde, menünün ilk sıralarında hep aynı lezzet oluyor: “Girit Ezme.” İşin ilginci, hiçbir mekândaki ezme bir diğerinin eşi ya da benzeri değil... Yani ortada “Girit Ezme” olarak adlandırılabilecek somut bir tarif yok.

Henüz Girit’te “Girit Ezme” yemediğim için hangisi orijinal tarife uygun bilemiyorum ama şunu çok iyi biliyorum: Temeli peynir olan böyle bir mezenin, ülkemizdeki peynirler kullanılarak çok daha iyisini yapabilmek ve yapıldığı bölgenin veya peynirin adını vermek daha doğru. Unutmayalım ki taklitler ancak aslını yaşatır; bizler aslını yaratmakla mükellefiz.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder