Dünyanın konuştuğu şerif

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Futbolla dolu bir evde yaşıyorum... Oturma odamızdaki televizyonda günün neredeyse her anı bir maç yayını açıktır. Eşimin ve oğlumun ilgisi, maç izlemek için gelen dostların varlığı sayesinde futbol hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yer alır. Bugüne kadar çok sayıda ilginç maça, sürpriz sonuca tanıklık ettim. Ama bunlardan hiçbiri Şampiyonlar Ligi grup maçlarına 2’de 2 ile başlayan, son maçında, geçmişte 13 kez Avrupa Şampiyonu olmuş Real Madrid’i evinde deviren Moldova takımı Sheriff Tiraspol’ün hikâyesi kadar çarpıcı değildi doğrusu... Çünkü sadece maçın skoru değil, Sheriff’in durumu başlı başına bir öykü.

Sheriff Tiraspol, Moldova liginde mücadele ediyor ancak bir Moldova takımı değil. Transdinyester Cumhuriyeti takımı. Transdinyester, Sovyetler Birliği’nin dağılma süreci ile birlikte Moldova’ya katılmayarak tek taraflı bağımsızlığını ilan eden sosyalist bir ülke. Birleşmiş Milletler üyesi hiçbir devlet tarafından tanınmayan bir yer burası. Kendi siyasi yapısı, anayasası, meclisi, ordusu, polisi, bayrağı, milli marşı var.

Moldova, Transdinyster’i tanımadığı ve burayı ülkenin bir parçası kabul ettiği için halk Moldova içinde özgürce dolaşıyor. Ancak iş Moldova’dan Transdinyester’e girmeye gelince sınırda pasaport kontrolü var. Vize kapıda veriliyor. En uzun vize 15 günlük. Saatlik vize bile var ve çok sıkı denetleniyor. Transdinyester halkı ise uluslararası seyahatlerini ancak Rus pasaportu ile gerçekleştirebiliyor.

Ülkede üç memur maaşı sistemi var. Halk askerleri düşük dereceli devlet memuru; yönetimde çalışanlar ve silahlı kuvvetlerdeki askerler orta dereceli devlet memuru; devlet yönetimi ise yüksek dereceli devlet memuru kabul ediliyor. Bu üç maaş sistemi arasında ise çok az maaş farkı var; yani ülkedeki hemen herkes aynı ücret için çalışıyor. Ülkedeki tüm araziler devlete ait. Tüm binaları devlet yaptırıyor, devlet dışında kimseye bina yaptırma izni verilmiyor.

17 ila 35 yaşındaki herkes Genç Gerilla Kuvvetleri’nin askeri sayılıyor. Sendikalara bağlı herkes ise İşçi Kuvvetleri Askeri sayılıyor. Hepsi de devletten maaş alıyor. Ülkede sadece bir üniversite bulunuyor ve bu üniversite asker ve yüksek dereceli memur yetiştiriyor.

Varlığını ilk kez bir futbol takımı sayesinde öğrendiğim bu cumhuriyetin ilginç hikâyesini okuyup araştırmak bende geçmişe ait bir dönemde yolculuk yaptığım hissini uyandırdı doğrusu. Ve emin olun bundan sonra Sheriff Tiraspol’ü başka bir gözle takip edeceğim.

TÜRK KADINI VE ASKERLİK

19’uncu yüzyılın sonlarına doğru, hızlı sanayileşmenin ihtiyacını karşılamak için ve ucuz işgücü olarak çalışma hayatına ilk adımı atan kadınlar, aradan geçen yaklaşık 130-140 yılda önemli mesafe kat etti. Günümüzde kadınların olmadığı bir sektör neredeyse yok gibi... Hatta silahlı kuvvetlerde bile sayıları giderek artmaya başladı. NATO verilerine göre, üye 27 ülkenin ordularındaki kadın personel oranı yüzde 20 ile yüzde 0.3 arasında değişiyor.

NATO ortalaması yüzde 12. Ordusunda en yüksek oranda kadın personel bulunduran ülke yüzde 20 ile Macaristan. Onu yüzde 19 ile Yunanistan, yüzde 16 ile Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve Letonya, yüzde 15 ile Slovenya, yüzde 14 ile Bulgaristan, Arnavutluk ve Norveç, yüzde 13 ile Kanada, Çekya, İspanya ve Hırvatistan, yüzde 12 ile Almanya, Litvanya ve Portekiz, yüzde 11 ile Slovakya ve Hollanda, yüzde 10 ile Birleşik Krallık, yüzde 9 ile Estonya, yüzde 8 ile Belçika ve Lüksemburg, yüzde 7 ile Polonya, yüzde 6 ile Karadağ ve İtalya takip ediyor. Son sırada ise yüzde 0.3’lük kadın personelle Türkiye yer alıyor. Açıkçası, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında, cephede ve cephe gerisinde üstlendiği kritik rolle önemli rol oynayan Türk kadını yüzde 0.3’lük bu orandan çok daha fazlasını hak ediyor.

Yazarlarımızdan

16 Ekim 2021, Cumartesi 08:20
Sıradaki haber yükleniyor...
holder