Sadece iki hafta önce, yine bu köşede, 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın, eski bir polis olan sevgilisi Cemil Koç tarafından öldürülüp cansız bedeninin bavul içinde taşındığı haberleri üzerine kadın cinayetlerinin vardığı vahim noktayı yazmıştım.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre, 2025 yılının sadece ilk altı ayında, 136 kadın erkekler tarafından öldürülmüş, 145 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulunmuştu.
Bir önceki yıl, yani 2024’te de en az 394 kadın erkekler tarafından öldürülmüş, 259 kadının ise ‘şüpheli’ olarak kayıtlara geçmişti.
Bu korkunç verilere rağmen ülkemizde hiçbir şey değişmedi. Ne yasalarda ne de kamuoyu algısında bir farklılık olmadı. Oysa bu cinayetleri önlemenin tek yolu eylemden geçiyor. Tıpkı İtalya’da olduğu gibi...
İtalya’da, geçtiğimiz yıl 113 kadın cinayeti işlendi. Oluşan kamuoyu baskısı hükümeti harekete geçirdi. Bunun üzerine, Başbakan Giorgia Meloni liderliğindeki hükümet, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde, kadın cinayetlerini ayrı bir suç olarak düzenleyen ve kadınlara yönelik şiddet eylemlerine ağır cezalar öngören bir yasa tasarısı hazırlanacağını açıkladı.
Ve İtalya’da sağ koalisyon hükümetinin hazırladığı kadın cinayetlerinde ömür boyu hapis gibi ağır cezalar öngören yasa tasarısı, geçtiğimiz hafta başında, parlamentonun üst kanadı Senato’da oybirliğiyle kabul edilerek, yasama sürecinde ilk onayını aldı. Parlamentonun üst kanadı Senato’da yapılan oylamaya katılan iktidar ve muhalefet senatörleri oy birliğiyle tasarıyı onayladı. 200 sandalyeli genel kurulda 161 lehte oy çıkan tasarı için aleyhte oy kullanılmadı.
Bu sonuçla Senato’dan onay alan yasa tasarısı, nihai onay için parlamentonun alt kanadı Temsilciler Meclisi’ne gönderildi. Temsilciler Meclisi’nin de onay vermesi durumunda tasarı yasalaşacak.
Başbakan Meloni, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “İtalya bu yolu izleyen ilk ülkelerden biri. Bu adımın, kabul edilemez bir toplumsal yarayla mücadeleye katkı sağlayacağına inanıyoruz” ifadesini kullandı. Meloni hem iktidar hem de muhalefet partilerine destekleri ve yapıcı katkıları için teşekkür etti.
Hükümetin hazırladığı yasa tasarısı, bir kadının, sadece kadın olduğu için nefret veya ayrımcılık içeren eylemlerle ya da hak, özgürlük veya kişiliğini bastırma amacıyla öldürülmesi durumunda, failin ömür boyu hapisle cezalandırılmasını öngörmesi sebebiyle öne çıkıyor. Yasa tasarısı ayrıca, kadın cinayeti suçundan hüküm giyenler için hapishane içi ayrıcalıklar konusunda daha sıkı koşullar getirmeyi, cinsiyete dayalı şiddetle mücadele amacıyla eğitim ve farkındalık artırma faaliyetlerine yönelik yükümlülükleri güçlendirmeyi öngörüyor.
Yasalaşacağına kesin gözüyle bakılan bu düzenlemenin ülkemiz için de bir örnek teşkil etmesini diliyorum. Aksi taktirde her geçen gün bir yenisine şahit olduğumuz kadın cinayetlerinin önünü almamız mümkün olmaz.
GÜZEL BİR YATIRIM
Yerli otomobil TOGG ilk gündeme geldiğinde bu yatırımın İzmir’e çok yakışacağını söylemiştim ama Bursa Gemlik’e kısmet oldu.
Çinli BYD’nin Türkiye’de yatırım yapma süreci o kadar hızlı gelişti ki “Keşke İzmir tercih edilse” deme fırsatımız bile olamadı. İzmir’e pek çok ilçesinden daha yakın olan Manisa’ya hayırlı olsun.
Bu önemli yatırımları İzmir’e çekme arzumun altı boş değil... İzmir, güçlü ulaşım altyapısı, liman kapasitesi, yetişmiş insan gücü, yüksek teknoloji alanında öne çıkan yerli ve yabancı üreticileri ile bu tür yatırımları fazlasıyla hak ediyor.
Bunu görüp harekete geçen son firma Honda Türkiye oldu. Firma, motosiklet pazarındaki büyümeyi desteklemek ve küresel motosiklet satışlarını artırmak amacıyla İzmir’in Aliağa ilçesinde yeni bir motosiklet fabrikası yatırımı kararı aldı.
Honda’nın İzmir’de kuracağı tesiste motosiklet üretimine 2026 yılının ortalarında başlanması planlanıyor. Motosiklet üretimine yıllık 100 bin adet kapasiteyle başlanacak tesiste, ilerleyen dönemde üretim kapasitesinin yıllık 200 bin adet olması hedefleniyor. 100 bin metrekarelik geniş bir alanda üretime hazırlanan tesis için yatırımın toplam tutarı 760 milyon TL olarak belirlenirken; tesiste yaklaşık 300 kişiye istihdam sağlanması öngörülüyor.
İzmir’e, ülke ekonomisine ve bu yatırımı gerçekleştirecek Japonya’ya hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.
