Markan yoksa, yoksun!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Günümüzde pek çok spor giyim markası üretimini Uzakdoğu ülkelerinde gerçekleştiriliyor. Öyle ki aynı fabrika birden çok markaya hizmet veriyor. Buna rağmen aynı üretim bandından çıkan, aynı ellerde şekillenen ürünler, piyasada birbirinden çok farkı fiyatlara satılıyor. Aradaki bu büyük farkı belirleyen en büyük etken ise AR-GE ve inovasyona verilen önem ile markanın gücü...

Bu durum hemen hemen her sektörde aynı... Mesela Türkiye dünyanın en büyük altıncı zeytinyağı ihracatçısı... Bu alandaki rakiplerimizden İtalya, 2019 yılında ürettiği zeytinyağının tonunu ortalama 4 bin 838 dolardan satmayı başardı. Yunanistan tonunu 3 bin 774 dolardan, Portekiz 3 bin 484 dolardan, İspanya ise 3 bin 47 dolardan ihraç etti.

Aynı dönemde ülkemizin ortalama ihracat fiyatı 2 bin 688 dolar olarak gerçekleşti. Aradaki bu fark yine              marka olmaktan, modern pazarlama yollarını doğru kullanmaktan ve tüm dünyada nihai tüketiciye ulaşabilmekten kaynaklandı.

Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından her yıl açıklanan dünyanın en değerli 500 markası listesi de bu gerçeği farklı bir açıdan yüzümüze vuruyor. 2021’e ait ilk 500 listesindeki şirketlerin 204’ünü ABD’li firmalar oluşturuyor. Diğer firmaların ise 75’i Çin, 34’ü Japon, 33’ü Fransız, 22’si Alman ve 19’u İngiliz. Sıralama tablosunun en altında yer alan markanın değeri 4 milyar dolar. Hiçbir Türk şirketi bu değere ulaşamadığı için listede bizden kimse yok. Global ilk        3’te 263.3 milyar dolar ile Apple, 254.2 milyar dolar ile Amazon, 191 milyar dolar ile Google yer alırken, yerel listede Türk Hava Yolları 1.6 milyar dolar, Arçelik 1.58 milyar dolar, İş Bankası 1.2 milyar dolar ile ilk üç sırayı aldı.

Tüm bu veriler bir kez daha bizlere markalaşmaya önem vermemizi, yeni teknolojilere yatırım yapmamızı ve belirli sektörlerde takipçi değil öncü olmamız gerektiğini gösterdi.

ELEKTRİK ÇAĞI

Dünyanın en büyük lüks otomobil üreticilerinden Jaguar 2025’te itibaren sadece elektrikli otomobil satmaya hazırlanıyor. Ford, 2030 yılından itibaren Avrupa’da sadece elektrikli araç satacak. VW ise 2030 yılında satışlarının yüzde 70’inin elektrikli olmasını öngörüyor.

Yatırım Bankası UBS’e göre 2025’te satılan her beş araçtan biri, 2030’da ikisi, 2040’ta ise tamamı elektrikli olacak.

Bu büyük dönüşüm COVID-19 salgınında kendini iyice hissettirdi. 2020’de dünya genelinde araç satışları yüzde 20 düşerken, elektrikli araç satışları yüzde 43 arttı.

Teknolojik gelişmelere paralel olarak araçlarda kullanılan pillerin menzili uzuyor, artan araç sayısıyla da şarj noktaları çoğalıyor. Bu nedenle yeni araç alırken yaşanan büyük dönüşümü gözden kaçırmayın. Unutmayın; önce dizel araçlar ardından da benzinliler yakın bir gelecekte yollarda olmayacak. Bugün aracınızı nerede şarj edeceğinizi düşünürken yarın nereden yakıt alacağınızı aramaya başlayabilirsiniz.

RAHMET VE ÖZLEMLE...

İnsanlar hatırlandıkça yaşar; tıpkı İzmir’in “Efsane Başkanı” Ahmet Piriştina gibi... Tanıyan herkesin hem sevdiği hem büyük saygı duyduğu Piriştina aramızdan  ayrılalı 15 Haziran Salı günü tam 17 yıl olacak. Kıymetli başkanımızı bir kez daha rahmet ve özlemle anıyorum.


SON YAZILARI

TÜM YAZILARI
Sıradaki haber yükleniyor...
holder